Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bakan Kacır: Ülkemiz yeni yatırımlar için en güvenli limandır

Gülseren KARAPINAR-Harun ŞAHBAZOĞLU/ İSTANBUL, – SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Fatih

Gülseren KARAPINAR-Harun ŞAHBAZOĞLU/ İSTANBUL, – SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Motobike ve Eurobike İstanbul Fuarları açılış törenine katıldı. Burada konuşma yapan Bakan Kacır, “Bakınız ülkemiz; sunduğu güçlü üretim altyapısıyla; genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla yeni yatırımlar için en güvenli limandır. Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve tesis ettiğimiz serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkanı sağlıyoruz. Tüm sektörlerde olduğu gibi motosiklet ve bisiklet üretiminde de yüksek katma değerli, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı inşa etmeye hep birlikte devam edeceğiz” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Motobike ve Eurobike İstanbul Fuarları açılış törenine katıldı. Fuara Bakan Kacır’ın yanı sıra İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım, Motosiklet Endüstrisi Derneği Başkanı Başarı Erbaş, Motosiklet Sanayiciler Derneği Başkanı Fatih Bayraktar, Dünya Bisiklet Endüstrisi Birliği Başkanı Bayram Akgül, İçişleri Bakan yardımcısı Ali Çelik katıldı.

‘ÜRÜN İHRACATIMIZI GEÇTİĞİMİZ YIL 273,5 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “2002’de 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 246 milyar dolara yükselttik. Geleneksel ihracat pazarlarımızda rekabet gücümüzü artırarak yeni ticaret ortaklıkları tesis ederek ve ürün çeşitliliğimizi genişleterek ihracat kapasitemizi büyüttük. 2002’de 36 milyar dolar düzeyinde olan ürün ihracatımızı geçtiğimiz yıl 273,5 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün Çin’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülke haline geldi. Oluşturduğumuz güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla; askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbinleri üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız” dedi.

‘YERLİ ÜRETİCİMİZİ HAKSIZ REKABETE KARŞI KORUDUK’

Bakan Kacır, “Otomotivde yakaladığımız muazzam sıçramayı mobilitenin her dalına yayacak adımları da atmayı sürdürüyoruz. Bilhassa bisiklet ve motosiklet sektöründe güçlü bir üretim kapasitesine ve altyapısına sahibiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hızla büyüyen bu pazarda yerli ve özgün üretim kapasitesini artıracak destekler ve teşvikler sunuyoruz. Yatırım teşviklerimizle motosiklet ve bisiklet sanayi firmalarının 16 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 106 projesinin önünü açtık. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik. Teşvik mimarimizin ana unsurlarından olan Teknoloji Hamlesi Programı ile motosiklet ve bisiklet değer zincirindeki katma değerli ürünler için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bir destek mekanizması sunduk. Yerli üreticilerimizin rekabetçiliği ve sürdürülebilir üretim altyapısı için öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleşmesini hızlandıracak Yeşil ve Dijital Dönüşüm Programlarını devreye aldık. Sektörümüzün Euro 5 ve Euro 5+ düzenlemelerine uyumu için hayata geçirdiğimiz yapısal düzenlemelerle yerli üreticimizi haksız rekabete karşı koruduk, üretim altyapımızın ileri standartlara uyumunu hızlandırdık.” dedi.

‘KRİTİK AKSAMLARDA YERLİLİK ŞARTLARI ARIYORUZ’

Bakan Kacır, “Mobilite uygulamalarının önemli bir diğer gelişim alanı da elektrikli skuterler. Bu kapsamda elektrikli skuterlerin üretiminde dikkate alınacak yerlilik esaslarını sektörümüzle istişare ederek belirledik ve yayımladık. 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenlememize göre; e-skuter üretici belgesi alınabilmesi için batarya, şasi, motor, ana kart, gömülü yazılım, IoT cihazı ve fren sistemi gibi kritik aksamalarda yerlilik şartları arıyoruz. Bugün otomotiv sektöründe tanıklık ettiğimiz köklü ve sarsıcı dönüşüm aslında mobilitenin tüm modlarını kuşatan devasa bir dalga niteliğinde. E-ticaretteki devasa genişleme ve hızlı teslimat modellerinin yaygınlaşması, şehir içi lojistikte son kilometre taşımacılığında motosiklet ve bisiklet tabanlı yeni nesil mobilite çözümlerinin kullanımının yaygınlaşmasını beraberinde getiriyor. Batarya teknolojilerindeki ilerlemeler ise menzil, şarj süresi, enerji verimliliği ve kullanım güvenliği bakımından iki tekerlekli mobilite araçlarını daha cazip, erişilebilir ve yaygın hale getiriyor” dedi.

‘SANAYİCİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Bakan Kacır, “Projeksiyonlar, halihazırda 20 milyar dolar seviyesinde olan e-bisiklet pazarının 2030’a kadar 90 milyar dolara ulaşabileceğine işaret ediyor. Benzer tabloyu elektrikli motosiklet pazarında da görüyoruz. Bizler, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerini zamanında okuyabilen ve değerlendirebilen bir ülke olarak sektördeki kabiliyetlerimizi güçlendirecek bir potansiyele sahibiz. Sektörün ana aktörlerinden beklentimiz, bu dönüşüm sürecini ıskalamamaları ve yatırım stratejilerini bu doğrultuda planlamaları. Ayrıca tedarik zincirindeki diğer paydaşlara da bu süreçte rehberlik ederek yan sanayi oyuncularını yeni döneme hazırlıklı hale getirmelerini temenni ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak biz, bu vizyoner dönüşümün her aşamasında girişimcimizin, sanayicimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘BÜYÜME VİZYONUMUZ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ’

Bakan Kacır, “Bakınız ülkemiz; sunduğu güçlü üretim altyapısıyla; genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla yeni yatırımlar için en güvenli limandır. Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve tesis ettiğimiz serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarlık nüfusa doğrudan erişim imkanı sağlıyoruz. Üç kıtanın kesişim noktasındaki konumumuz, güçlü lojistik bağlantılarımız ve gerçekleştirdiğimiz dev ulaştırma yatırımları sayesinde ülkemiz; küresel bir üretim, ticaret ve tedarik zincirinin stratejik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Genç, dinamik, öğrenmeye açık ve yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip insan kaynağımız en kıymetli varlığımız. Önümüzdeki dönemde yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı büyüme vizyonumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm sektörlerde olduğu gibi motosiklet ve bisiklet üretiminde de yüksek katma değerli, yenilikçi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı inşa etmeye hep birlikte devam edeceğiz” diye konuştu.

‘7 MİLYON 100 BİN CİVARINDA MOTOSİKLET TESCİL EDİLMİŞ DURUMDA’

İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik ise “2020 yılında 3,5 milyon civarında kayıtlı motosiklet varken şuanda 7 milyon 100 bin civarında 2025 yılı son rakamları itibariyle araç trafiğe tescil edilmiş durumda. Bu sayısal artışla birlikte özellikle E-Ticaretin, E-sipariş sitelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte motosikletlerin trafikte görünürlüğü ve kullanım oranları çok arttı. Bu çerçevede 7 milyon kayıtlı aracın trafikteki toplam araç yükü içinde oranı yüzde 21 iken trafikte meydana gelen kazalarda maalesef karışma oranları yüzde 50 üzerine çıkmış durumda. Bunun da ötesinde toplam can kaybı olan rakam içinde de yüzde 21 kayıtlı araçta hayatını kaybeden vatandaşlarımız, oranı da yüzde 30’a tekabül ediyor. Geçen yıl itibariyle maalesef bin 670 vatandaşımızı motosiklet kazalarında kaybettik” dedi.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*ÇOCUKLARIMIZI KİMDEN KORUYORUZ SESSİZ BÜYÜYEN TEHLİKE: AKRAN ZORBALIĞI* Yazar: Rahime
Sıradaki Haber *ÇOCUKLARIMIZI KİMDEN KORUYORUZ SESSİZ BÜYÜYEN TEHLİKE: AKRAN ZORBALIĞI* Yazar: Rahime AKTAŞLIOĞLU Son günlerde yaşananları “münferit” diyerek geçiştirmek artık mümkün değil. Çünkü bu, tek tek çocukların değil; bir toplumun gerçeği. Akran zorbalığı artık sessiz değil. Görülüyor, duyuluyor… ama en acısı, giderek alışılıyor. Okul kapıları eskiden umutla açılırdı. Şimdi bazı çocuklar için korkunun eşiği. Bir çocuğun sabah evden çıkarken hissetmesi gereken şey merak olmalıydı. Ama bugün birçok çocuk için o duygu: “Acaba bugün ne yaşayacağım?” Ve mesele artık sadece alay etmek değil. İtmek, dışlamak, aşağılamak… Hatta şiddeti normal görmek. Peki neden? Çocuk gördüğünü taşır. Evdeki iletişim, sokaktaki dil, ekrandaki görüntüler… Hepsi küçük bir kalpte iz bırakır. Duyulmayan çocuk bağırmayı öğrenir. Anlaşılmayan çocuk saldırmayı… Ve en acısı şu: Bazı çocuklar, güçlü olmanın yolunu başkasını ezmek sanıyor. Oysa gerçek güç, kendini kontrol edebilmektir. Gerçek güç, karşısındakine zarar vermemektir. Aile burada ilk aynadır. Çocuk sevgiyi de orada öğrenir, öfkeyi de. Okul ise sadece bilgi veren bir yer değildir. Bir çocuğun karakterinin şekillendiği yerdir. Ama biz ne yapıyoruz? Bir video izleyip geçiyoruz. Bir olaya üzülüp unutuyoruz. Oysa her zorbalık, sadece o anın değil; bir ihmalin sonucudur. Bugün konuşmazsak, yarın daha ağır sonuçlarla yüzleşiriz. Çocuklara sadece başarılı olmayı değil, iyi olmayı öğretmek zorundayız. Çünkü iyi olmayan birinin başarısı, bir başkasının yarasına dönüşebilir. Ve unutmayalım: Bir çocuğun diğerine nasıl davrandığı,bir toplumun aynasıdır.