Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

15 Temmuz şehidi Onur’un babası: Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz

Canan İLARSLAN- Mehmet ALA/İSTANBUL, – İSTANBUL’da 15 Temmuz 2016’da darbecilerin

Canan İLARSLAN- Mehmet ALA/İSTANBUL, – İSTANBUL’da 15 Temmuz 2016’da darbecilerin kontrolündeki tankı durdurmak isteyen Onur Kılıç (23), keskin nişancı ateşiyle şehit oldu. Şehadet haberini, oğlu Onur Kılıç’ın nişanı için bir gün önce gittikleri Rize’de aldıklarını söyleyen Yüksel Kılıç, “15 Temmuz’dan iki gün önce, kız istemeye memlekete gidecektik. Rahmetli gelmedi, ‘Ben cuma günü geleceğim’ dedi. Onur, o gün ilk defa bana karşı çıktı. Ben de ‘Niye gelmiyorsun, biz senin için gidiyoruz’ diye kızdım. Onur, o gün ilk defa bana karşı çıktı, gelmedi” dedi. 15 Temmuz gecesi oğluyla telefonda konuştuklarını belirten Kılıç, “Onur’a koru kolla kendini, uzak dur diye nasihat verdik. ‘Baba vatan mı, ben mi? Ben vatanım için buraya geldim’ dedi. Oğlum çok cesurdu. Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz” ifadelerini kullandı.

Ümraniye’de ailesiyle yaşayan Onur Kılıç, 15 Temmuz 2016’dan birkaç gün sonra Rize’de nişanlanacaktı. Nişan öncesi hazırlıklar için ailesi memlekete giderken, Kılıç, “Ben nişan günü gelirim” diyerek İstanbul’da kaldı. Darbe girişimi gecesi evde televizyon izlerken Boğaziçi Köprüsü’ndeki tankları gören Kılıç, önce Kısıklı’ya, ardından köprüye gitti. Askerliğini tank şoförü olarak yapan Kılıç, tanktaki askerlere müdahale ettiği sırada köprüde bulunan keskin nişancıların açtığı ateş sonucu şehit oldu. Şehadet haberi ise Rize’de bulunan ailesine sabah saatlerinde ulaştı.

‘KIZ İSTEMEYE MEMLEKETE GİDECEKTİK, RAHMETLİ GELMEDİ’

Şehit Onur Kılıç’ın babası Yüksel Kılıç, “Onur’um çok cesur bir evlattı. Bana çok düşkündü ama annesine daha da düşkündü. Onur’u kaybettik ama bin Onur kazandık. Onur, birçok gence vatanı için örnek oldu. 15 Temmuz’dan önce, çarşamba akşamı kız istemek için memlekete gidecektik. Rahmetli gelmedi. ‘Ben cuma günü geleceğim’ dedi. Onur, o gün ilk defa bana karşı çıktı, gelmedi. Ben de ona, ‘Niye gelmiyorsun? Biz senin için gidiyoruz.’ diye kızdım. Cuma günü de böyle oldu. Sanki ecel çağırmış gibi bir durum oldu ya da öyle hissetti. Biz onun için memleketimiz Rize’ye gittik. 15 Temmuz Cuma günü Onur gelecek diye hazırlıkları yaptık. Biz geri geldik. Onur gelecekti, ona söz yapacaktık. Kız arkadaşının gözü yollardaydı. O da, biz de hep bekliyorduk” dedi.

‘BEN VATANIM İÇİN NE GEREKİRSE YAPACAĞIM’ DEDİ’

15 Temmuz akşamı oğluyla son konuşmasını yapan Yüksel Kılıç, “O arada ‘Olağanüstü hal oluyor’ dediler. Biz, Rize’ye merkeze indik. Gece akşam 11 sıralarında telefonla görüştük. Onur’a koru kolla kendini, uzak dur diye nasihat verdik. ‘Baba vatan mı, ben mi? Ben vatanım için buraya geldim.’ dedi. O da biraz sitem eder gibi bize ders verdi. ‘Ben vatanım için ne gerekirse yapacağım, merak etmene gerek yok’ dedi, yaptı. 15 Temmuz akşamı 22.30- 23.00 sıralarında son konuşmamız oldu. Bir daha da konuşamadık” ifadelerini kullandı.

‘ONUR’UN VURULDUĞUNU ÖĞRENDİĞİMDE SANKİ BANA HANÇER SAPLANDI’

Kılıç, “Şehit haberi bize 04.00-04.30 arasında geldi. Bizde 25-30 kişi köyden Rize merkeze inmiştik. Onur’un vurulduğunu öğrendiğimde sanki bana hançer saplandı. Benim oğlum, 15 Temmuz akşamı köprüdeki ilk şehitlerden biriydi. Acı haber gelince hepimiz perişan olduk ama yapacak bir şey yok. Vatanımız işin içinde olduğu için Allah’a hamd ettik, şükrettik. Yollar, havaalanları hep kapalı olduğu için Rize’den, İstanbul’a bir tane minibüs tuttuk. 11-12 saatte İstanbul’a geldik. Onur’un sözleneceği kız arkadaşı bizden daha çok ağladı. Cenazeye geldi. Cenazeden sonra da bırakmadı. Ama yapacak bir şey yok, görevini yaptı” diye konuştu.

‘ÜMRANİYE’DEN KISIKLI’YA GİTTİLER’

Oğlunun askerde tank şoförü olduğunu söyleyen Kılıç, “Oğlum Diyarbakır’da askerdi, çok cesurdu. Akşam saat 19.45’de veya 20.00’da Onur’u aradım. ‘Oğlum neredesin?’ dedim. ‘Baba şu anda Ümraniye karakolunun önündeyiz’ dedi. ‘Ne yapıyorsun orada?’ dedim. Kalkışma var, herhalde ihtilal olacak. Tanklar köprüde, biz karakolun önünde toplandık’ dedi. Burada karakolda bir tane komiser arkadaşı vardı. Onunla beraberdi, onlar ‘Bizi bırakıp gitmeyin, burayı vurmaya gelecekler’ demişler. Sonra da saat 20.00-21.00’a geliyordu. ‘Köprüdeki tanklar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın evini vurmaya gelecek’ diye karakola haber geliyor. Bunlar hemen, hızlı bir şekilde Kısıklı’ya gittiler. Tank başarı belgesi olduğu için Kısıklı’daki karakolda belgeyi gösterince köprüye gitmesine izin verdiler” ifadelerini kullandı.

‘KESKİN NİŞANCININ AÇTIĞI ATEŞ SONUCU KALBİNDEN VURULUYOR’

Kılıç, “Arkadaşlarının anlattığına göre Onur, tankın içindeki askere askerlikte aldığı tank şoförlüğü belgesini göstererek, ‘Ben de askerde tank şoförüydüm’ diyerek ikna edip dışarı çıkarıyor. Ardından tankın içine girmek istediği sırada keskin nişancının açtığı ateş sonucu kalbinden vuruluyor. Onur vurulduğunda arkadaşları ona kelime-i şehadet getirtiyor. Daha sonra motosikletle Altunizade’deki özel bir hastaneye götürüyorlar. Oğlum köprüde şehit oldu. Ancak arkadaşları yine de hastaneye götürdü” dedi.

’15 TEMMUZ’DA İKİNCİ BİR ÇANAKKALE ZAFERİ KAZANDIK’

Onur Kılıç’ın babası, aradan geçen 10 yıla rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, “Eşim ancak 3 yıl sonra kendine gelebildi. Ben yine sokaklarda köşe bucak ağlarım ama eşim hep içine attı. Onur’u hatırlamadığımız bir saat, bir gün olmuyor. Tesellimiz, Onur’un vatanı için görevini yapmış olması. 15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçti ama acımız dinmedi. Dün gibi, unutamıyorsunuz. 15 Temmuz’da ikinci bir Çanakkale Zaferi kazandık. Vatan her şeyden güzeldir. Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Onur esnaftı. Araba alım satımı yapıyordu, galerisi vardı. Akşam üniversitesine yazılmıştı. Elektrik-elektronik bölümünde eğitimine başlamıştı ama okumak nasip olmadı. Şehit olduğunda 23 yaşındaydı. Yaşasaydı bugün 33 yaşında olacaktı. Aradan 10 yıl geçti. Bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.