Gökhan İÇKİLLİ/ SAMSUN, – SAMSUN Şehir Hastanesi’nde amyotrofik lateral skleroz (ALS) tanısı konulan Oktay Asal’ın (43) ileri derecede bozulan aort ve mitral kalp kapakları eş zamanlı yapılan operasyonda mekanik protezlerle değiştirildi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Ereren, ALS’li bir hastaya aynı anda mekanik aort ve mitral kapak replasmanı uygulayan benzer bir olgunun Türkiye’de ve dünya tıp literatüründe bulunmadığını söyledi.
Samsun’da yaşayan Oktay Asal, 2023 yılında yüksek tansiyon, yürüme ve konuşma bozukluğu ile sol tarafında his kaybı şikayetiyle Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki Nöroloji servisine başvurdu. Yapılan tetkiklerde ALS hastalığı başlangıcı teşhisi konulan Asal’ın şikayetleri zamanla arttı. Nefes darlığı, çabuk yorulma, yolda yürüyememe ve konuşma güçlüğü yaşayan Asal, yeniden hastaneye başvurdu. Yapılan incelemelerde birisi doğuştan diğeri ise sonradan bozulan iki kalp kapağında ileri derecede bozulma ve buna bağlı belirgin kalp büyümesi geliştiği tespit edildi. Ameliyata alınan Asal, yüksek riskli bir operasyonla aynı ameliyatta mekanik protezlerle değiştirildi.
AMELİYAT 5 SAAT SÜRDÜ
Samsun Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nde gerçekleştirilen operasyonun, ALS hastasına aynı seansta mekanik aort ve mitral kapak replasmanı uygulanması açısından dünya tıp literatüründe benzeri bulunmadığı bildirildi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyeleri ile Samsun Şehir Hastanesi hekimlerinin gerçekleştirdiği operasyonda, Asal’ın doğumsal kalp kapağı bozukluğuna bağlı olarak ileri derece hasarlanan aort ve mitral kapakları yaklaşık 5 saat süren ameliyatta değiştirildi.
BAŞARILI AMELİYAT SONRASI HASTA TABURCU OLDU
Ameliyatın başarılı bir şekilde gerçekleştiğini belirten Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Ereren, “Hastamız çift kapak replasmanı ameliyatı oldu. Mitral kapak yetmezliği ve aort kapağında darlık, doğumsal bir bozukluk sebebiyle gelişen kapak hastalığından dolayı her iki kapağında değişmesi gerekiyordu. ALS hastalarında cerrahiden ziyade ameliyat sonrası süreç daha zorlu geçiyor. O konuda endişelerimiz vardı. Anestezin ve yoğun bakım ekibimizin desteğiyle hastamızın da gayretiyle bu süreçleri atlatabildik. Ameliyatımız başarıyla sonuçlandı. Hedeflediğimiz cerrahi yapabildik. Şimdi hastamızı taburcu ediyoruz. Bundan sonraki hayatta tabi belli bir takipleri olacak. Kapak hastalarında kullanılması gereken belli ilaçlar, kan sulandırıcılar onları takip edeceğiz. Ama çok şükür korktuğumuz ölçüde bir problem yaşamadan bu ameliyattan sağ salim ve başarıyla sonuç alabildik” dedi.
Özellikle cerrahi sınıra gelmiş olan kalp kapak hastalıklarında yaşam süresi beklenenden çok daha az olduğunu belirten Ereren, “Kalp kapak hastalıkları daha çok doğumsal şekil bozukluklarından veya geçirmiş bazı enfeksiyonlara bağlı oluyor. Özellikle kalp kapağında ciddi bir darlık oluştuktan sonra 2 ile 5 yıl içerisinde hasta çok ağır semptomlar yaşamaya başlıyor. Özellikle tabii yaşamda en çok sıkıntı oluşturan şey nefes darlığı. Yine eforla ciddi sıkıntı yaşamaya başlıyorlar. Halsizlik, yorgunluk. Bütün bu şikayetler gün be gün artıyor. Cerrahi bu tarz hastalarda son seçenek. Biz de bu alternatifleri düşünürken tabii hem bir yandan bu hastalığın kendisinin risklerini düşündük. Hem de ameliyat olup olmaması konusunda beraber istişare ettik. Kendisine de bu konuda bilgiler verdik. Ama gördüğümüz kadarıyla ameliyattan fayda gördü. Zaman içerisinde daha da görecek. Hayati riski kapak ameliyatı olmayanlarda olan durum artık yok” diye konuştu.
TÜRKİYE’DE DEĞİL, DÜNYADA HENÜZ BU ŞEKİLDE BİR AMELİYAT TANIMLANMAMIŞ
Dünya literatüründe yaptıkları taramada benzer bir vakaya rastlamadıklarını da belirten Ereren, “Ameliyatla ilgili bizi en çok endişeye düşüren durum olan bu ek hastalık yani ALS ile ilgili de bildirilmiş herhangi bir literatür bilgisi yok kalp ameliyatlarıyla ilgili. Şu ana kadar yayınlanmış bir açık kalp cerrahisi geçiren veya kapak cerrahisi geçiren motor nöron hastalığıyla ilgili bir bulgu da yoktu. Bu da tabi bizi en çok endişeye sevk eden durumlardan biriydi. Aslında bir ilk olacak inşallah yayınlandığı zaman. Bu konuyla ilgili de literatür hazırlığımız devam ediyor. Literatür taraması derken bunun bilimsel PubMed veri tabanında ve kabul görmüş bilimsel makaleler tarayarak baktık. Türkiye’de değil, dünyada henüz bu şekilde bir ameliyat tanımlanmamış” dedi.
SOLUNUM CİHAZINDAN BEKLENENDEN ERKEN AYRILDI
Hastanın ALS hastalığı nedeniyle ameliyatın özel bir risk taşıdığını ifade eden Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Aneztezi Uzmanı Doç.Dr. Şener Canikli Adıgüzel, “Oktay Bey ile 3 ay önce ameliyat kararı alındığında ayrıntılı görüştük. Çünkü kendisinin özel bir durumu vardı. ALS dediğimiz solunum kaslarını da tutan ciddi bir hastalığı var. Bunun yanında da ciddi kalp kapak patolojileri vardı. İkisinin birleşmesi sebebiyle de özellikle solunumsal açıdan ciddi sıkıntılar yaşıyordu. Zaten mevcut haliyle solunum kaslarını tutan bir hastalık olduğu için onu oldukça zorlayan bir durumdu. Ameliyat kararı alındı. Biz ayrıntılı görüşmelerimizi yaptık. Kendisini özellikle anestezi ile ilgili ameliyat sonrasında solunumla ilgili ekstra sıkıntılar yaşayabileceğimizi, çünkü ameliyat ne kadar iyi olursa olsun solunum kaslarındaki güçsüzlükten dolayı solunum makinesine ihtiyacı olabileceğini anlattık. Kendisinden bu süreçte solunum kapasitesini artırıcı egzersizler yapmasını istedik. Göğüs hastalıkları nöroloji doktorlarıyla ayrıntılı görüştük. O da zaten çok uyumlu bir hastaydı. Ameliyattan sonra da solunum kaslarını daha fazla baskıya uğramaması adına, solunum baskılayıcı ilaçlardan mümkün olduğunca uzak bir anestezi şekli uyguladık. Ağrı kesici ilaçlarımızı da ona göre belirledik. Hatta mümkün olduğunca solunum baskılayıcı ağrı kesici kullanmadan özel ağrı kesici blok işlemleri uyguladık ve böylece uygun bir şekilde solunum makinesinden kalış süresini uzatmadan ayırabildik. Sonuç itibariyle kendisi de oldukça gayretli bir hasta olduğu için bugün sağlıklı bir şekilde burada. Sanırım bundan sonrasında taburculuk için hazır. Bizim açımızdan tedavisiyle ilgili bir önerimiz kalmadı. Normal hayatına bundan sonra devam edecek” diye konuştu.
‘AMELİYAT OLMASAM ÇOK KISA SÜRE YAŞAYABİLECEĞİMİ SÖYLEDİLER’
2023 yılında yüksek tansiyonla eğitim araştırma hastanesine başvurduğunu belirten Hasta Oktay Asal (43) ise “Orada nörolojiye başvuru yaptım. Nörolojide ALS hastalığının başlangıcı olduğunu söyledi. Bu kısa sürede ilerledi. Yürüme ve konuşma bozukluğum başladı. Sol tarafımda his kaybı vardı. Yolda yürüyemiyordum, konuşamıyordum. Çok hızlı konuşuyordum ve kelimelerimi çok yuvarlayarak konuşmaya başladım. Daha sonra bu beni bayağı bir zorladı ve ALS’nin hızlı ilerlediğini düşündüm. Sonra tekrar hastaneye geldim. Aslında ALS’den değil, kalbimde bir sıkıntı olduğunu söylediler. Kalp kapakçıklarımdan bir problem vardı. Bir tanesi doğuştan bir tanesi daha sonradan özelliğini yitirmişti. Konuşurken ve yürürken beni yoruyordu. Emre Hocamla oturduk, konuştuk. Baya iyi konuştu, bana her şeyi anlattı. Başka bir doktora gitseydim belki ikna edemezdi beni. Hocaya, ‘hocam ben ameliyat olmazsam ne olur?’ dediğimde bana çok kısa bir süre yaşayabileceğimi söyledi. Ama ameliyat olursam her şeyin düzelebileceğini, çok iyi hissedeceğimi ve kendilerine güvenmemi istedi. Hocam ekibiyle birlikte ameliyatıma girdi. Ameliyatım çok iyi geçti. Ben bu kadar çok çabuk düzelebileceğimi beklemiyordum. Şu anda çok iyiyim” dedi.

