Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Tuzla’da minibüsün çarpması sonucu ölen motosiklet sürücüsünün annesi: Kaza değil, cana kast

Berkay GÜNEŞ- Ataberk KURT / İSTANBUL, – TUZLA’da motosikletiyle seyir

Berkay GÜNEŞ- Ataberk KURT / İSTANBUL, – TUZLA’da motosikletiyle seyir halindeyken minibüsün çarpması sonucu hayatını kaybeden Bora Gülalp’in (36) ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasında minibüs şoförü tahliye edildi. Gülalp’in annesi Semiha Gülalp “Süratle gelen minibüs, dikkatsizlik sonucu ve hızla gelerek ölümüne sebep oluyor. Ben bu olaya kaza diyemiyorum, cana kast diyebiliyorum. Sadece anne yüreğiyle değil, kritik yaparak da böyle düşünüyorum. Mahkeme salonunda vicdanım daha çok yaralandı” dedi. Bora Güralp’in ağabeyi Cem Gülalp ise, “Normal bir kaza değil. Şoför asla yavaşlamamış, önüne bakarak araç sürmemiş. Kardeşimin sağa yanaştığını görüyor ancak vites artırıp hızını yükseltiyor, sigarasını yakıp camdan dışarı bakıyor” dedi.

Tuzla Aydınlı Yolu’nda 17 Haziran’da Mahmut A.’nın (37) kullandığı minibüsün aynı yönde motosikletiyle seyir halinde olan Bora Gülalp’e (36) çarptı. Kazada Güralp hayatını kaybetti. Kazaya ilişkin davanın ilk duruşmasında minibüs şoförü tahliye edildi. Gülalp’in ailesi, tahliye kararına tepki gösterdi.

‘MUHTEMELEN ÜZERİNDEKİ KORUMALARDAN DOLAYI TEK PARÇA KALABİLDİ’

Bora Gülalp’in ağabeyi Cem Gülalp, “Olay, 17 Haziran saat 20.00 sıralarında Tuzla Aydınlı Yolu’nda gerçekleşti. Kardeşim normal seyir halinde giderken minibüsçü çok hızlı bir şekilde arkadan çarpıyor. Yaklaşık 15-20 metre havaya uçuyor. Görüntülerden de göreceksiniz. Bana haber geldikten sonra acil bir şekilde hastaneye geçtim. Hastaneye vardıktan yaklaşık 10 dakika sonra ben de orada oldum. Ameliyata kadar kardeşimi kendim teslim ettim. Başlangıçta hastanede hızlı bir şekilde tomografi ve MR çekildi. Omurgasında birkaç kırık, karaciğerinde ağır hasar olduğu tespit edildi. Böbrek ve beyin kısmına da bakıldı. En hayati bölümü olan karaciğerine müdahale etmek için yaklaşık 20-25 dakika sonra ameliyata aldılar. Ameliyat ilk başta başarılı geçti. Ancak karaciğeri çok parçalanmıştı. Tomografi sonrasında 5-6 kırık olduğu söylendi. Yoğun bakımda olduğu için bir kere görebiliyorduk. Bir süre sonra hastaneden tekrar aradılar ve kanamanın yeniden başladığını söylediler. Kanamayı durduramadılar, sabaha karşı da hayatını kaybetti. Kaskı ve korumaları vardı. Bayağı sıkı giyinmişti. Zaten her zaman motor kullanırken tedbirliydi ve en sağlam korumaları kullanırdı” dedi.

‘KARDEŞİMİN SAĞA YANAŞTIĞINI GÖRÜYOR ANCAK VİTES ARTIRIP HIZINI YÜKSELTİYOR’

Cem Gülalp, “Normal bir kaza değil. Şoför asla yavaşlamamış, önüne bakarak araç sürmemiş. Minibüsün kamera görüntülerinde de bunlar görülüyor. Direksiyonu tutmaması, şoför mahallinde sigara içmesi görüntülerde var. Kardeşimi 150-200 metre öteden görmesine rağmen, selektör yapmasına rağmen hızını artırıyor. Kardeşimin sağa yanaştığını görüyor ancak vites artırıp hızını yükseltiyor, sigarasını yakıp camdan dışarı bakıyor. Dalgınlık mı, başka bir şey mi bilmiyorum ama burada çok basit bir şoför hatası var. Direksiyonu en azından sola kırsa, acil fren yapsa veya o kadar hızlı gitmese yine böyle bir şey olmayacaktı. En sağa yanaşmasına rağmen o köşeden nasıl vuruyor, buna söyleyecek söz bulamıyorum. Kamera görüntülerinden de göreceğiniz üzere bayağı yükseliyor. Ağacın tepesine kadar fırlıyor. Normal bir çarpma şekli değil. Ben hızının en az 80-90 kilometre olduğunu tahmin ediyorum. En sağ şeritte bir minibüs, hatlı minibüs. Akşam saatlerinde eve hızlı dönmek için mi, başka bir şey için mi bilmiyorum ama son gaz gidiyordu. Toplu taşıma aracının bu kadar hızlı gitmesine anlam veremiyorum. Mahkemede ilk duruşmada tahliye edilmesi de bizim için ayrıca acı oldu. Bunun karşılığı bu olmamalıydı. Biz adalet istiyoruz. Çünkü bu normal bir trafik kazası değil” ifadelerini kullandı.

‘ÇOCUĞUMUN HAYATI İKİ CEP TELEFONU PARASIYLA EŞLEŞTİRİLEMEZ’

Bora Gülalp’in annesi Semiha Gülalp, “Duyduğum şekilde anlatıyorum çünkü benim yüreğim kamerayı seyretmeyi şu ana kadar kaldırmadı. Bora, Aydınlı Yolu’nda ilerlerken sağ şeride geçmeye çalışıyor, selektörlerini yakıyor ve trafik kurallarına uyuyor. Çok iyi bir motosiklet ve otomobil sürücüsüdür kendisi. Süratle gelen minibüs, dikkatsizlik sonucu ve hızla gelerek ölümüne sebep oluyor. Ben bu olaya kaza diyemiyorum, cana kast diyebiliyorum. Sadece anne yüreğiyle değil, kritik yaparak da böyle düşünüyorum. Vicdanen böyle düşünüyorum ve mahkeme salonunda vicdanım daha çok yaralandı. Sebebi ise karşı tarafın avukatının bizim bilirkişi raporumuzu çöp haline getirmesi. Üç trafik müdürünün imzası vardır. Ömürlerini trafikte geçirmiş emekli müdürlerin imzası vardır bilirkişilerin. Avukat ne söylemişse yargı makamı aynen onu emir telakki etti ve hemen tahliye verdi” dedi.

‘SÜREKLİ DALGA GEÇER GİBİ ‘BAŞIN SAĞ OLSUN’ DENİLDİ’

Semiha Gülalp, “Bizim bilirkişi raporumuz, kamera kayıtlarıyla eşleştirilerek durumu değerlendirmiş üç trafik müdürü, emekli emniyet müdürüdür. Okuduğum kadarıyla, kendilerini tanımıyorum tabii, yüzde 100 suçlu bulmuşlardır. Çünkü Bora sinyal yakarak karşıya geçiyor, durmak üzere. Ancak mesafe şoför tarafından ayarlanamıyor. ’55 kilometreyle gittim’ diyor. Yeminini de duymadım ayrıca mahkemede. Herhangi bir yemin duymadım. ’55’le gidiyordum, suçu kabul etmiyorum’ dedi. Ondan sonra bu şekilde konuştu. Kim kabul eder ki suçu? Çok kalabalık gelmişlerdi. Sakin olmaya çalıştım. Zaten ona şartlandırılmıştım. ‘Ama sakin ol, sakin ol’ denildi. Çünkü çocuğunuzun katiliyle yüzleşiyorsunuz. Bu zor bir şey. Sürekli dalga geçer gibi ‘Başın sağ olsun’ denildi. Avukat dışarı çıkarken ‘Başın sağ olsun, biz hallettik, durum işte böyle olur’ gibi ‘Başın sağ olsun’ dedi. Hoş değildi. Bir adamı öldürüp arkasından ‘Pardon’ demek gibi bir şey bu. Taziyelerini asla kabul etmiyorum. Bora, Şanlıurfa Suruç’ta bir yıl askerlik yaptı, terörün en sıcak zamanında. Burnu kanamadan geldi, aslanlar gibi. Ama bir trafik teröristinin kurbanı oldu. Bu çok acı bir şey. Türk adaletine güvenmek istiyoruz. Hak istiyoruz, adalet istiyoruz. Böyle bir şeyi ben kabul edemem” ifadelerini kullandı.

AİLE KAYIP TELEFONU ARIYOR

Anne Gülalp son olarak, “Kaza anında Bora’nın bilinci açık. ‘Abimi arayın’ diyor. Orada bulunan restoranın kuryesi de abisini arıyor. Ondan sonra telefonunu birine vermiş güya. Biz bu telefonu bulmak zorundayız. Lütfen kim aldıysa, kimdeyse bize ulaştırsın” dedi.