Nisa MİĞAL/ANKARA, – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim, partiler üstü bir anlayışla ele alınmak zorundadır. Milli Eğitim devlet aklı işidir, vicdan işidir. Bakanlığın adındaki milli sözcüğünün amacı da budur. Eğitim bir ülkenin yalnızca müfredatı değildir. Sınav sonucu değildir. Diploma sayısı hiç değildir. Eğitim bir milletin, bir ulusun kendisine ve yarınına duyduğu güvenin adıdır” dedi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, bir ülkenin en kıymetli varlığının o ülkenin evlatları olduğunu belirterek, “Evladınıza baktığınızda o ülkenin yarınını görürsünüz. Evladınızın okuluna baktığınızda da o ülkenin kendisine nasıl baktığını görürsünüz” dedi.
‘OKUL, BİR ULUSUN KENDİSİNİ YETİŞTİRDİĞİ YERDİR’
Kılıçdaroğlu, eğitimin, bir bakanlığın yıllık faaliyet raporuna sığdırılacak bir kalem olmadığını söyleyerek, “Milli Eğitim, partiler üstü bir anlayışla ele alınmak zorundadır. Milli Eğitim devlet aklı işidir, vicdan işidir. Bakanlığın adındaki milli sözcüğünün amacı da budur. Eğitim bir ülkenin yalnızca müfredatı değildir. Sınav sonucu değildir. Diploma sayısı hiç değildir. Eğitim bir milletin, bir ulusun kendisine ve yarınına duyduğu güvenin adıdır. O güven sarsıldığında sınıf da sarsılır, ev de sarsılır, sokak da sarsılır. Cumhuriyetimizin kurucu iradesi eğitimi yalnızca okuma yazma öğrenilsin diye tasarlamamıştı. Aydınlanmış, üreten, kendi ayakları üzerinde duran bir toplum inşa edilsin diye tasarlanmıştı. Okul, çocuğa hece öğreten bir durak değildir. Okul, bir ulusun kendisini yetiştirdiği, yenilediği, geliştirdiği bir yerdir. Bugün geldiğimiz noktada o iradenin çok gerisinde kaldığımızı üzülerek ifade etmek isterim” diye konuştu.
‘OKULLARIMIZDA YETERLİ TEMİZLİK PERSONELİ İSTİHDAM EDİLMİYOR’
Kılıçdaroğlu, çocukların hijyenik olmayan koşullarda okullarına gittiklerini öne sürerek, “Bu bir iddia değil. Ülkenin dört bir yanından gelen eğitim sendikalarının, veli derneklerinin ve öğretmenlerin defalarca dile getirdiği bir gerçektir. Okullarımızda yeterli ve kalıcı temizlik personeli istihdam edilmemektedir. Toplum Yararına Program adı altında geçici olarak çalıştırılan personel eğitim yılı henüz dolmadan görevden ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bu program işsiz yurttaşların belli bir süre kamu işlerinde çalıştırıldığı geçici bir istihdam uygulamasıdır. Oysa okul süreklidir. Çocuk her gün okula gitmektedir. Temizlik geçici bir iş değildir. Geçici personelle kalıcı hijyen sağlanamaz. Sonuç ortadadır. Tuvaletlerde sabun bulunmamaktadır. Tuvalet kağıdı bulunmamaktadır. Hijyen malzemesi bulunmamaktadır. Daha acısı da bu ihtiyaçlar çoğu zaman velilerin cebinden karşılanmaktadır. Dar gelirli aileler ise çocuklarının temiz bir tuvalete gidebilmesi için okulun istediği katkı listesiyle karşılaşmaktadırlar. Böylece zaten daralan ev bütçesine bir kalem daha eklenmektedir. Bu kabul edilemez. Bunu ivedelikle çözmek zorundayız. Devletin en temel görevi çocuklarımızın sağlıklı, güvenli ve onurlu bir ortamda eğitim görmelerini sağlamaktır. Bu bir lütuf da değildir, bir anayasal yükümlülüktür” ifadelerini kullandı.
‘AÇLIĞI GÖRMEZDEN GELMEK UTANILACAK BİR HALDİR’
Kılıçdaroğlu ayrıca, okullarda çocuklara günde bir öğün sıcak yemek verilmesinin zorunluluk olduğunu söyleyerek, “Açlık utanılacak bir hal değildir. Açlığı görmezden gelmek utanılacak bir haldir. Bir öğün yemek yalnız yarışabilmesinin ön koşuludur. Karnı boş çocuk dikkatini toplayamaz. Dikkatini toplayamayan çocuk öğrenemez. Başarısız olan o çocuk değildir. Başarısız olan o çocuğu aç bırakan düzendir. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak yönettiğimiz her belediyede her kurumda bu sorumluluğu taşımak zorundayız. Ve taşıyoruz da. Nerede bir okulun temizlik ihtiyacı varsa Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı bunu derhal ama derhal yemek projesi varsa onu da belediye başkanlarımız sunmakla yükümlüdürler” dedi.

