Semih ERSÖZLER-Aysu DURSUN/ANTALYA, – ANTALYA Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Üyesi Gökhan Kırdar, “Kam davulunun özel ismi Tüür’dür. Tüür davulumuzun da kültürümüzün, köklerimizin davulu olarak uygun ortamlarda yer alması gerekir” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, ilki 1964’te Avni Tolunay’ın girişimiyle gerçekleştirilen Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 63’üncü kez düzenleniyor. 115 film gösteriminin yapılacağı Türkiye’nin en uzun soluklu film festivalinin, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jürisi’nde yer alan müzisyen Gökhan Kırdar, DHA’ya özel açıklamalarda bulundu. 2010 yılında da Altın Portakal Film Festivali’nde jüride yer aldığını söyleyen Gökhan Kırdar, “Bu festivalde hem müzik yıldızı kimliğimle hem de film müzikleri yapan bir artist olarak bulunmak benim için çifte mutluluk. Sesle görselin bir arada mükemmel şekilde senkronize olabilmesi, kurgulanabilmesi, tasarlanabilmesi ve yerleştirilebilmesi, o filmin, o sanat eserinin görsel olarak değerli hale gelmesini ve ödüllendirilecek kadar mükemmel sonuçlar almasıyla sonuçlanabilir” dedi.
‘BEREKETLİ BİR ŞEHİR’
Gökhan Kırdar, “Antalya’da neredeyse biz doğmadan önce başlayan bir gelenek bu artık. Antalya zaten coğrafi olarak da insanların çok rahatladığı, iyi vakit geçirmek istedikleri bir şehir. Bereketli bir şehir, cennetvari bir ortam, coğrafya var. Sanata çok zaman ayırabilme şansını bulan bir şehir Antalya. Her yıl böylesine büyük uluslararası bir festivalle mutlu olabilecekleri bir seyirciye, güzel bir insan topluluğuna, sanatsever Antalya halkına sahip olması, bu festivalin sonsuza kadar devam etmesini sağlayacak diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘HER ENSTRÜMANIN BİR RUHU VAR’
İlk kam davulu projesi ‘Tüür Yağmur Duası’ için çok araştırma yaptığını söyleyen Gökhan Kırdar, “Son günlerde kam davulunun nerede kullanılması, nerede kullanılmamasıyla ilgili gündem var. Her enstrümanın bir ruhu var. O enstrümanı çalan müzisyen hangi ruhla onu ortaya koyuyorsa, o enstrüman o şekilde anlam kazanıyor. Enstrümanları totemleştirmek yerine, onu çalan insanların hangi niyetle ve amaçla onu çalmasının daha değerli olduğunu ve bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
‘KÜLTÜRÜMÜZÜ AYAKTA TUTACAK’
Kam davulunun özel isminin ‘Tüür’ olduğunu aktaran Gökhan Kırdar, “Tüür davulumuzun da kültürümüzün, köklerimizin davulu olarak uygun ortamlarda yer alması gerekir. Kamlara özel olan davulların da o tür ortamlarda, o tür filmlerde ve senaryolu noktalarda ele alınması, kimseyi incitmeden kültürümüzü ayakta tutacaktır. Onu genelde çalan müzisyenlerin zaten kam olmaları ve ‘kam’ dediğimiz şeyin de spiritüel anlamda yaratıcıya minnet, sevgi ve dua için yapılan ortamlarda öne çıkan, o davulla spiritüel dua gerçekleştiren bir misyonu olması anlamında, çaldığı davul ona özeldir” diye konuştu.

