Bir Selamı esirger olduk birbirimizden.

Bir Selamı esirger olduk birbirimizden. Asansörde karşılaşıp yüzünü hemen önüne eğenlerden, bir küçücük tebessüm etmeye çekinenlerden, olduk. Böyle böyle yalnızlaştık, böyle böyle yalnız olmayı sevmeye başladık.

Cuma gününü müminin bayramı kılan bir tek Cuma namazı kaldı elimizde. Yolda karşılaşınca birbirinin cumasını kutlayan insanlar yok artık. Kaldı ki tanımadığımız birisi bir ‘Selamun Aleyküm’ deyip geçiverse yanı başımızdan şaşırır olduk bu günlerde.
Korkar olduk birbirimizden. Göz göze gelmeye, yan yana yürümeye, hal hatır sormaya korkanlardan... Bir Kandil gecesi bir cami bahçesinde şeker dağıtan bir teyzenin sekerlerini bile almıyoruz artık. Baktığımızda sadece güzel bir niyetle yapılmış küçük bir hayır değil mi ? Cevap evet ama bu aklımıza gelen en son ihtimal artık birçoğumuz için.
Ve artık öyle bir haldeyiz ki kimseyi suçlayamıyoruz. Toplum olarak güven sorununu hat safhada yaşadığımız günlerdeyiz. Tam olarak sorun bu. Güvenmiyoruz. Komşumuza, arkadaşımıza, arkamızda ayak seslerini duyduklarımıza, yanımızdan geçerken soluk alıp verişini hissettiklerimize, kandil geceleri şeker dağıtan teyzelere bile güvenmiyoruz artık. Neden diye sormamak lazım. Herkes kendince haklı sebepler bulacaktır zaten. İşin açığı içinde bulunduğumuz zamanı düşününce haksız da sayılmaz sığındığımız tüm sebepler.
Çok oldu unutalı, çok oldu aksine alışalı.
Halbuki bir minik tebessüm ile hatırlayacaktık kendimizi, dünyaya geliş amacımızı, Müslüman oluşumuzu, kardeş oluşumuzu, bir oluşumuzu...
O vakit, hal böyleyken, zaman zannettiğimizden de hızlı akıp giderken bir şeyler yapmalı diyorum. Bir şey, bir şey, bir şey, bir tebessüm, bir selam, bir Günaydın. Korkmadan. Bir şeyler değişsin artık diyorum. Kelebek etkisine inanıp, sen bir selam verirsen, bir başkasının selamına vesile olursun demek istiyorum. Sen bir tebessüm edersen, başkasının tebessümüne ve o tebessümü başkalarına yayma gücüne vesile olursun demek istiyorum.

ZEHRA AKBAL

YORUM EKLE