Güçlü Adamlar ve Adamlar Üzerine

2014 tarihli, ama benim ilk kez karşılaştığım bir haber okudum geçen. Kantarın topuzu kalbe doğru basınca daha yalın dökülüveriyor kelimeler heybemden, geçtim klavyenin başına... 

Haberde onyedinci eşine, altın ve değerli taşlarla bezeli ve bugünün kuruyla yaklaşık 4.5 milyon (4.5 trilyon) lira değeri olan bir gelinlik hazırlatan bir erkek ve o erkeğin eşi kadından bahsediliyor. 

Haber içeriğinde vurgu 4.5 trilyona ve gelinliğin ihtişamına yapılıyor, ama benim gözüm 17’den ötesini görmüyor! 

Çünkü o 4.5 milyon lira; aç gözlü, iradesiz bir adamın onyedinci ‘seçimi’ olmanın bedeli - yaş kaç olursa olsun. 

Pörsümüş derilerine, dökülmüş saçlarına, Allahualem kimyasal uyaranlara mahkum iktidarlarına(!) aldırmaksızın gencecik kadınları bankomatlarına köle ediyorlar. 

Ama suç sadece onlarda mı? Tabii ki değil. 

O tava gelip de insani değerlerinden soyunup, metalaşan kadınlarda hiç mi kabahat yok? Hem de nasıl var! 

Parayla, ancak değeri parayla karşılanabilecek bir şey satın alınabilir oysa. Sevgi satın alınmaz, ilgi satın alınmaz, hele samimiyet servetler döksen yok satar alınmaz, dürüstlük iyice karaborsadır nerde arayacağını bilmezsen kaybolursun ebedi billah bulunmaz, hülasaa İNSAN da İNSANİ DEĞERLER de satılamaz alınamaz!

E nedir o zaman bu 21. yüzyıl köleliğinin özü özeti?

Ya da bir kadını onyedinci tercih olmaya ikna etmenin bedelini belirleyen kişi kimdir?

Uç örneklerle paylaşmaya gerek de yok, artık okullarda, beş kontöre üç öpücük istiyorlar ve onlara aldanan kızlarımızın yaşı erken ergenlik dönemine kadar düştü. İlköğretimde kontörle başlıyor, bir kahve, bir yemek, bir sinema alıyor başını gidiyor. Lisede giysi, üniversitede ev kirası, hatta bazen not karşılığı hoca ile yakınlaşma(!), daha da ilerlersek iş yaşamında terfi bedeli... 

Habire bi adaletsiz alışveriş göze çarpıyor : Meta alıp, mana ödüyor genç kızlar.

Hay lanet olsun o Binbir Gece Masalları’na... 

‘Survival of the fittest’ hayvanlara özgü bir kavram değil miydi Allah aşkına? 

Güçlü olan güçsüz olanı her alanda tahakküm altına alma hakkına mı sahipti yoksa?

Biz kadınların sadece, tenhalarda, kuytularda, köşelerde istismar edildiğini düşünedururken daha, gözümüze sokuyorlar aşikar oysa!

Hassaten iç giyim ve yüzme giyim mankenliği ve her tür reklam malzemesine kadar cinselliği üzerinden satış umulan bütün ürünler, kadın istismarına hizmet ediyor!

Öyle dondurma ve çikolata reklamları çekiyorlar ki iki saniye sonra ne çıkacağını kestiremiyorum, değiştiriveriyorum kanalı. O da sadece TRT’de, diğer TV kanallarında neler neler var Allah bilir. Ama evde kapatsak bile, sokağa çıkınca ; tüm vitrinler, tüm billboardlar, her köşe dibi, her çeşme başı, her pano kadın görselleriyle süslenmiş x,y,z satıyor!

Neden malzeme oluyorsunuz kadınlar?

Neden araç ediyorsunuz kendinizi! 

Para arıyorsanız, muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil östrojenlerinizde değil -kafanızın içindeki beyninizdedir!!!

Çalışın: Gerekirse merdiven silin. Sürünün. 

Ama insanlık onurunuzdan olmayın!

Birilerinin size değer biçmesine izin vermeyin!

Ve aşk...

Aşk arıyorsanız eğer onu cüzdanı güçlü adamlarda(!) aramayın! 

Çünkü onlar her şeyin fiyatını bilirler, değerini değil!

Hayatlarında her şeyi satın almaya alışmış insanlardan karşılıksız sevgi beklerseniz, boşuna beklersiniz... 

Almaya alışan el, vermeye yanaşmaz! 

Sevgiyi adamlarda arayın!

Kalbi sevgiyle dolu olan adamın, önce gözleri - sonra elleri ışıldar unutmayın! 

Esmer de olsa, beyaz da olsa ak paktır elleri adamların!

Para ellerini yavrularına alacakları bir şişe süt, yârlarına alacakları bir demet çiçek kadar kirletebilir ancak onların! 

Ruyalarında en çok sizinle bir Cennete koşarlar!

Kabuslarında kapkaranlık bir dünya vardır - en çok sizsiz kalmaktan korkarlar!

Vefa bilirler, merhamet bilirler, değer bilirler - paha değil!

Güçlerini sizin kaldıramayacağınız su damacanasını omuzlamakta, bir türlü açamadığınız konserve kapağını zıplatmakta kullanırlar, üzerinize ego kasmakta değil! 

Adamdır onlar içi dolu dolu! 

Ana gibidir onlar!

Yemezler yedirirler, ağlarken güldürürler! 

Onlarla geçecek bir saniyenin bedeli yoktur! 

Ezdirmeyin kendinizi kadınlar!

Kullandırmayın!

Kirada oturun. 

İki ayakkabı, bir manto az alın. 

Gidin - çalışın kendiniz yapın, ama mal alacağım derken, birilerinin malı olmayın!

Birilerinin alacağı malın taşeronu da olmayın! 

Emin olun siz kendinize sahip çıktıkça, size sahip olmaya çalışanlar da kendiliğinden yok olacaktır... 

Merve ÇAKIR GÖK

YORUM EKLE