Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Vakit kaybedemeyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse bizim gözümüzde o kişi ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tür şikayetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Vakit kaybedemeyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse bizim gözümüzde o kişi ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tür şikayetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısında konuştu. Türkiye’nin 24 Haziran seçimleri ile birlikte yürütmede ve yasamada 5 yıllık kesintisiz bir hizmet dönemine girdiğini ve Mart 2019’da gerçekleştirilecek mahalli idareler seçimlerinin başarıyla tamamlandığında belediyelerde de yeni bir hizmet döneminin kapılarını aralamış olacaklarını söyleyen Erdoğan, “Ülkemizin yeni yönetim sisteminin en güzel tarafı bu şekilde istikrarlı bir hizmet süresini garanti altına alıyor oluşudur. İş başına gelir gelmez hemen 3 aşamalı bir çalışma başlattık. İlk olarak 100 Günlük Acil İcraat Programımızı hazırladık. Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar ile yine bizim sorumluluğumuzdaki 16 bakanlığımızda 400 projeyi öncelikli olarak belirleyerek bu programa dahil ettik. Programın uygulama aşamalarını Cumhurbaşkanlığında kurduğumuz bir ekip vasıtasıyla takip ediyoruz. Son Bakanlar Kurulu toplantısında ilk 50 günün kapsamlı bir değerlendirmesini yaptık. Ardından önümüzdeki 3 yıllık dönemi kapsayan Orta Vadeli Programı hazırladık. Küresel ve bölgesel zorlukların üstesinden gelerek Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmayı amaçlayan bu çalışmanın adını da yeni ekonomi programı olarak belirledik. Türkiye 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa yakalamıştır. 2013 yılından itibaren hep birlikte şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi olaylarıyla özellikle oradan bizi sıkıştırmaya çalışanlar son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları ufak tefek sendelemeler ile atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik. Yeni ekonomi programımızı dengeleme, disiplin, değişim temaları etrafında oluşturduk. Hem bugüne kadar ki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum. Yeni yönetim sistemimizin ilk bütçesinin hazırlıklarını da tamamladık. 2019 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu teklifini yarın Meclis’e sunuyoruz. Böylece yeni ekonomi politikalarımızı hayata geçirme yolunda önemli adımı da atmış oluyoruz. Bu süreçte çok ciddi fedakarlıklarda bulunduk. Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için yeri geldiğinde yutkunmak pahasına ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik. Her icraatımızı milletimiz ile birlikte gerçekleştirdik. Milletimizle aramızdaki gönül bağı bazen her şeyi söze dökemez isek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete sahiptir. Böyle dönemler sabır dönemleridir. Sabredeceğiz ve Allah’ın izniyle zafere ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

“Ülke yönetimini devraldığımız günden beri bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çektik” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, hangi tedbirleri alırsak alalım bir türlü çözemediğimiz bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ediyorduk, halen de ediyoruz. Ancak, hala bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikayetler işitiyoruz. Aradan 4 aydan fazla zaman geçtiğine göre bu tür sıkıntıları süratle geride bırakmamız gerekiyor. Bakanlarımız, çalışacakları kadroları büyük ölçüde oluşturdular. Bakan Yardımcılarımız ve diğer üst yöneticilerimiz işlerine dört elle sarılacaklar ki altlarındaki kadrolarda aynı şekilde görev yapsınlar. Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere tüm bürokratlar şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması gibi bir usul yoktur. Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse bizim gözümüzde o kişi ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tür şikayetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet halen yapmamışlarsa, yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp etkili ve daha hızlı icraat yapalım diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” açıklamasında bulundu.

(İlker Turak - Derya Yetim /İHA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
timbir - birlik haber ajansi