"Suriye’de şahit olunanlar herkes için uyanışa vesile oldu"

Suriye’de şahit olunanların herkes için bir uyanışa vesile olduğunu düşündüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin efendilerini yalvarıp, Batı başkentlerini ağlama duvarı haline getirmelerine rağmen inlerine girmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

"Suriye’de şahit olunanlar herkes için uyanışa vesile oldu"

Suriye’de şahit olunanların herkes için bir uyanışa vesile olduğunu düşündüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin efendilerini yalvarıp, Batı başkentlerini ağlama duvarı haline getirmelerine rağmen inlerine girmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Mardin İl Başkanlığı’nın 6’ncı Olağan Kongresine katıldı. Erdoğan, Artuklu Spor Salonu’nda yapılan kongrede, partililere hitap etti. Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Gürcü ve Roman’ıyla 81 milyonun tek millet olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bizi bölemeyecekler, parçalayamayacaklar. Çünkü biz 81 milyonu yaratandan ötürü seviyoruz. Böldürmeyeceğiz. PKK imiş, PYD imiş, şu imiş, bu imiş. Bu vatanda beraber yaşıyoruz, yaşayacağız" dedi.

"ARTIK BUNLARA YÜZ VERMEYECEĞİZ"

Türkiye’yi bölmeye çalışanların inlerine gireceklerini söylediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’e Bestler Deresi’nde girdik, Kandil’de vurduk, vurmaya devam edeceğiz. Çünkü vatandaşımızın huzurunu kaçırdılar, ümmeti böldüler. FETÖ’sü ile PKK’sı ile böldüler. Artık bunlara yüz vermeyeceğiz. Aynen devam edeceğiz. Kararlılıkla devam edeceğiz. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı ve Süryani’si ile Mardin bugün bir kez daha ülkesine, devletine ve partisine sahip çıkıyor. Böyle bir milletin evladı olduğum için her zaman Rabbim’e hamdolsun. Bana sizler gibi arkadaş nasip ettiği için hamdolsun" diye konuştu.

"HİÇBİR BEŞERİ GÜCÜN ÖNÜNDE EĞİLMEDİK"

Kongrenin, teşkilat, Mardin, ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Gençler şunu unutmayın, biz yola çıktığımızdan bugüne hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece rükuda ve secdede eğiliriz. Çok kültürlü kimliğiyle, binlerce yıllık tarih ve medeniyetiyle ülkemizin gurur kaynağı olan Mardin için yeni bir dönemin kapısını açmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Mardin il teşkilatımızda kurulduğu günden bu yana hizmet vermiş tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Bundan sonra da çok yol yürüyeceğiz. Çok çalışacaksınız, çok gayret edeceksiniz" ifadelerini kaydetti.

"BAYRAĞI KARTAL YUVASININ YANINA DİKECEĞİZ"

Partisinin, son birkaç seçimdir Mardin’de hedeflediği rakamları yakalayamadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Halk oylamasında Mardin’den en az Türkiye ortalamasında bir oy oranı bekliyorduk. Ancak Mardin yüzde 41’de kaldı. Netice hakkında biz kendi muhasebemizi yapıyoruz. Partimizi çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımanın gayreti içindeyiz. Kalpleri kırmadan, kimseyi incitmeden, hizmetlerimizle, davranışlarımızla gönüller fethetmenin mücadelesini veriyoruz. İnancı, etnik kökeni nedeniyle kimseyi dışlamadan çalışıyoruz. Bugünden itibaren çalışacak, koşturacak Mardinli kardeşlerimize davamızı daha iyi anlatacak ve AK Parti’yi hak ettiği yere inşallah getireceğiz. 2019 seçimlerinde AK Parti’nin kardeşlik ve demokrasi bayrağını Mardin Kalesi’ndeki Kartal Yuvası’nın yanına dikeceğiz."

"KAYMAKAM SAFİTÜRK’Ü RAHMETLE ANIYORUM"

1,5 yıl önce, Mardin’in Derik ilçesinde görev yaparken bölücü terör örgütü mensupları tarafından kalleşçe şehit edilen Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Muhammed Fatih Safitürk’ü bir kez daha rahmetle yad ettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"İlçemize atandığı ilk günden, şehit olduğu ana kadar Muhammed Fatih evladımız, Derikli kardeşlerimizin huzuru ve refahı için gece gündüz demeden çalışmış, fedakar bir vatan evladıydı. Hizmetleriyle, mütevaziliğiyle, özverisiyle Mardinlilerin kalbinde yer edilen kardeşimize rahmet diliyorum. Geride bıraktığı mirasın en iyi güzel şekilde yaşatılacağına inanıyorum. Burada ayrıca Salı günü Türkiye Diyanet Vakfımızca düzenlenen 4’üncü Uluslararası İyilik Ödülleri’nin sahiplerinden Derikli Hasan Kızıl kardeşimizi de tebrik ediyorum. Hasan Kızıl kardeşimiz 200 küsur engelli hayvanın yaralarını sardı. Çevresindekilerin ifadesiyle hayat tamircisi Hasan kardeşimizin bu güzel çalışmalarının ülkemizdeki tüm gençlerimize örnek olmasını temenni ediyoruz. Bir dönem terörle anılan bu toprakların, kamu görevlilerimizin fedakarlığı, gençlerimizin çabalarıyla bambaşka bir çehreye dönüştüğünü görüyorum. Mardin ve çevresini huzur barış ve emniyete kavuşturan polis, asker ve güvenlik korucularına başarılarımı sunuyorum. Şüphemiz bu başarıda en büyük pay, Mardinli kardeşlerimize aittir. Devletimizle el ele vererek, bölücüleri açtıkları çukurlara gömen Mardinli vatandaşlarımıza ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum."

"MARDİNLİLER OYUNU VE PROJELERİ BOZDU"

Mardinlilerin bölücü terör örgütünün baskısına boyun eğmeyip, şehirlerine sahip çıkarak, sahnelenmeye çalışılan oyunu bozduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler o kritik dönemde basiret ve ferasetle davranarak, Türkiye’yi kirli tezgahın bir parçası haline getirme projelerini toprağa gömdünüz. O hendeklerin hangi gaye ile kazıldığını çok iyi anlıyoruz. Bugün Afrin’e, Menbiç’e bölücü örgütün işgali altındaki diğer bölgelere baktığımızda çukur olaylarıyla ne yapılmak istendiğinin çok daha iyi farkında oluyoruz. O oyunu bozmasaydık ülkemizin nasıl bir gelecekle karşı karşıya kalacağını bugün daha iyi anlıyoruz. Tek hedefin vatanımızı parçalamak olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Söylediklerimiz bir bir ortaya çıkıyor. Bölücü örgütün coğrafyamızı kan gölüne çevirmek isteyenlerin maşası olduğu çok net ortaya çıkıyor. Bu örgüt, camileri kurşunlayarak, bomba düzeneği yerleştirecek kadar İslam düşmanı bir örgüttür. Masum sivilleri canlı kalkan olarak kullanacak kadar gözü dönmüş bir yapıdır. Canını kurtarmak için kaçan sivilleri, ana kucağındaki bebekleri bile katledecek kadar vahşi bir örgüttür. Ne Kürt ne Arap kardeşlerimizin ne de bölgede yaşayan diğer halkların bunların gözünde hiçbir değeri yoktur. Gerek ülkemizde yaşanan hadiselerin gerekse Suriye’de şahit olduklarımızın herkes için bir uyanışa vesile olduğunu düşünüyorum. Bölücü örgütün neye hizmet ettiğini kavradıklarına inanıyorum. Biz bu katil sürülerinin niçin ülkemize musallat edildiğini, hangi ülkelerin bunlara kol kanat gerdiğini, kimlerin silah ve mühimmata boğduğunu çok iyi biliyoruz. Efendilerine yalvarsalar da, yakarsalar da Batı başkentlerini ağlama duvarına çevirseler de bunların inlerine girmeyi sürdüreceğiz. Bölücü terör örgütünün tek bir vatandaşımızın dahi canına, malına ve namusuna kast etmesine müsaade etmeyeceğiz. Devletimiz hem sırtını emperyalistlere dayanan kiralık katillere ve sırtını kiralık katillere dayayan sözde siyasetçilere hak ettiği dersi vermiştir, verecektir" dedi.

"SİYASET HALEN EN BÜYÜK FIRSATTIR"

Anayasa, hukuk ve kanunlar çerçevesinde siyaset yapmak isteyenlere kapının sonuna kadar açık olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyaset söyleyecek sözü olanlar için halen en büyük fırsattır. Ancak milletten aldığı yetkiyi istismar edenlere, milletin sunduğu imkanları Kandil’deki çapulculara peşkeş çekenlere müsaade etmeyiz. Kandilin meclisteki uzantısı gibi hareket edenler, terör örgütünün siyasi uzantısı gibi muamele görürler. ‘Yok, biz demokrasi, hak ve özgürlük mücadelesi veriyoruz.’ Siz sadece ülkemde değil, dünyanın değişik yerlerinde de nerede bir bayrak varsa saldırıyorsunuz, kongre yapıyorsunuz İstiklal Marşımıza dahi tahammül edemiyorsunuz, bir bayrak dahi asamıyorsunuz. Siz bu ülkeyi temsil edemezsiniz. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Burası PKK terör örgütünün egemenliği altında olan bir yer değil. O yüzden Mardin’den çok farklı bir çıkış bekliyorum. Suriye’de, Afrin’de bütün o içinden kamyonların geçtiği tüneller var ya, ne oldu, yerle yeksan oldu. Bundan sonra böyle. Bunlara biraz esneyelim yok. Bunlar her yerde neler yaptılar. Şırnak’ta, Diyarbakır’da neler yapmadılar ki. O bitişik nizam evleri tünellerle birbirine bağladılar. Ve biz onları yıktık. Oralarda şimdi yeni evler yaptık. Meşru çizgide siyaset yapan, terörle arasında mesafe koyan, hukuk ve demokrasiden ayrılmayanlar da aynı şekilde meşru siyasi aktör gibi değerlendirilir. Bir koltukta iki karpuzun taşınmayacağı artık herkes tarafından görülmelidir" diye konuştu.

(Beril Solmuşgül - Selman Güneş - Murat Akgül - Diler Erbeyi/İHA)
YORUM EKLE