"Gıda yoluyla vücuda antibiyotik alıyoruz”

Gribal enfeksiyon ve antibiyotik kullanımı hakkında bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet İsbir, antibiyotiğin vücuda yalnızca ilaçlarla ulaşmadığını, üretiminde antibiyotik kullanılan yiyecekler yoluyla da vücuda alındığını belitti.

"Gıda yoluyla vücuda antibiyotik alıyoruz”

Gribal enfeksiyon ve antibiyotik kullanımı hakkında bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet İsbir, antibiyotiğin vücuda yalnızca ilaçlarla ulaşmadığını, üretiminde antibiyotik kullanılan yiyecekler yoluyla da vücuda alındığını belitti.

Gribal enfeksiyonun giderek yaygınlaşmasına paralel olarak bağışıklık sisteminde de ciddi zayıflıklar meydana geliyor. Gribal enfeksiyon gibi bakteriyel kökenli hastalıklarda antibiyotik kullanımının gerekli olduğunu söyleyen Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet İsbir, antibiyotikler hakkında negatif düşünülmemesi gerektiğini ifade ederek, insan vücuduna zarlı olan durumun yanlış antibiyotik kullanımından kaynaklı olduğunu belirtti. Ayrıca Dr. Mehmet İsbir, tükettiğimiz yiyeceklerin üretiminde antibiyotik kullanılmasından dolayı vücudun belli organizmalara karşı tolerans geliştirdiğini de söyleyerek, laboratuvarlarda yapılan deney ve testlerle geliştirilen ve belli organizmalara karşı etki edebilecek uygun antibiyotiklerin kullanılmasını vurguladı.

“ANTİBİYOTİKLER VÜCUDA YALNIZCA İLAÇ YOLUYLA ULAŞMIYOR”

Antibiyotikler hakkında çok negatif düşünülmemesi gerektiğini ifade eden Dr. İsbir, günümüzde bakteriyel kökenli hastalıklarda hala antibiyotik kullanılması gerektiğini kaydederek, “Şimdiye kadar birçok enfeksiyon hastalıklarını antibiyotikler sayesinde ortadan kaldırdık. Antibiyotikler yalnızca ilaçlarla insanlara ulaşmamaktadır. Çeşitli katkı maddelerinde ve yiyeceklerin üretiminde antibiyotikler kullanılmaktadır. Buna bağlı olarak antibiyotiklere bir tolerans gelişmektedir. Belli mikroorganizmalar antibiyotiklere karşı direnç kazanıyor. Bu durumda antibiyotiklerin etkisiz oldukları ortamlar ortaya çıkartıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte artık laboratuvar testleriyle vücuttaki organizmalara karşı uygun antibiyotikler getirilebiliyor. Ancak toplumumuzda bu testler yapılmadan bilinçsizce antibiyotik kullanımı var. Uygun olmayan antibiyotiklerin hiçbir etkisi olmuyor. Dolayısıyla antibiyotik kullanımında en uygun olan vücuttaki organizmalara etki edebilecek test edilmiş antibiyotiklerin kullanılmasıdır” dedi.

“VÜCUT DİNLENMELİ VE BOL SIVI TÜKETİLMELİ”

Antibiyotik kullanımı ile gribal enfeksiyon arasında bir bağlantı kurulması gerektiğini de ifade eden Prof. Dr. İsbir, gribal enfeksiyonun vücuttaki oluşumu ve buna bağlı olarak kullanılan antibiyotikler hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, “Gribal enfeksiyonun nedenleri virüs dediğimiz organizmalardır. Bunlar vücuda girdiği zaman canlanıp üreyebilen organizmalardır. Bu organizmalara karşı en önemli silahımız vücudun kendi bağışıklık sistemidir. Gribal enfeksiyona yakalandığımız zaman vücudun dinlenmesi ve bol sıvı tüketilmesi gerekiyor. Ancak günümüzde gelişen gribal enfeksiyonlar çok yüksek düzeyde etkilidir. Dolayısıyla belli bir süre sonra vücudun bağışıklık sistemi bunlarla mücadele edemiyor. Bu durumda antibiyotikler devreye giriyor. Bakteri kökenli enfeksiyonların neden olduğu hastalıklarda antibiyotik kullanmak zorundayız. Ancak bu şekilde hastalığı yenebiliriz” şeklinde konuştu.

Gribal enfeksiyonun genellikle küçük çocuklarda daha çok görüldüğünü söyleyen İsbir, “Çocukların bağışıklık sistemlerinin tam gelişmemiş olması, sıvı ve gıda tüketimlerinin de zor olması nedeniyle belli bir süre sonra doktorun önerisi ve gözetiminde antibiyotik kullanımına başlanmalıdır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

(İHA)
YORUM EKLE