Seninleyiz Yunanistan!

Çoğumuzun içinde, ilk çırası 1820’lerdeki Yunan isyanlarından, daha somut haliyle de Kurtuluş Mücadelesi yıllarımızdan atılmış ve 1974 Kıbrıs Harekatıyla iyice alevlenmiş bir yangın var bilirim.

Adına düşmanlık deyin, kin deyin, ne derseniz deyin; bu memleketli olup da yüreğine ucundan kıyısından Yunan sevmemezlik bulaşmamış pek az insan vardır sanıyorum. 

Ve sanıyorum bu sebeple iki gündür bazı insanlar 'oh olsun' nidalarıyla çeşitli sevinç paylaşımları yapabiliyor Yunanistan’daki yangın için. Bu durumu, insan olanın vicdanına sığdırabilmesi imkansız.

Ne buyuruyor Rabbimiz?

“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır." (5/8)

Oradaki insanlar bu yangınla kendi kabahatleri yüzünden karşılaşmadılar, acılılar...

Ortada mücadele edecek bir muhatap yok.

Estikçe kavuran ve karşısında durulması imkansız bir yangın var, insanlar çaresiz.

Belki aralarında devletinin hasmane politikalarından nefret eden 80 yaşına gelmiş Karamanlıoğlu bir Türk var, belki 1923’te mübadele ile ayrılmak zorunda kaldığı akrabalarının - komşularının özlemiyle iki büklüm olmuş felçli bir Rum, yahut yürüme engelli gariban bir Hıristiyan, ya da daha konuşmayı bile bilmeyen minicik bir çocuk, onlarca masum insan var aralarında o afetzedelerin. Ne önemi var ki gerçi kim olduklarının? 

Bir belde üzerinde yüzlerce ağaç, o ağaçları mesken tutmuş binlerce kuş, sincap, tavşan, kedi, köpek ve gamları yaş olup gözlerinden akan, kedere boğulmuş binlerce CAN var. 

Geçen yıl benzeri şeyleri Amerika’daki yangın için de yazmak zorunda kalmıştım. 

Geçen yıldan bu yana bazı insanların bir gram yol katedememiş olması ne acı...

Gaddarca insanların dertlerine seviniyorlar, ve ben varlıkları karşısında dehşete düşüyorum. 

Ben, Yunanistan’daki komşularımız, hatta 

devr-i zamanında Hıristiyan diye buralardan sürdüğümüz soydaşlarımız için çok üzgünüm. 

Bugün onlara, yarın bize; Allah’ın bizler için neyi takdir ettiğini bilemeyiz kader haritasında. 

Bizler 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen neslin torunlarıyız.

Acıya gülmek bize yaraşır mı hiç! 

Kederlinin haline sevinen zalimlerden olmak bize yakışır mı?

Sizler ne hissediyorsunuz bilmem; ama ben cansız bir çocuk bedeni gördüğümde ne rengiyle, ne cinsiyetiyle, ne ırkıyla zerrece ilgilenemiyorum, derdinden omuzları çökmüş enkaza bakan bir ihtiyar gördüğümde hangi milletin yaşlısıdır diyemiyorum, yüzü kulağı yanmış ve acı içinde bir köpek gördüğümde o köpek hangi toprakların suyunu içmiş diye düşünemiyorum, sadece yanıyorum ben de onlarla birlikte... 

İçin için yanıyorum...

Seninleyiz Yunanistan!

Είμαστε μαζί σας η Ελλάδα! 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Dilbaz
Mehmet Dilbaz - 3 yıl Önce

Tebrik ediyorum, harika bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık...