Şikayetiniz mi var

Şikâyet ediyoruz. Hergün durmadan herşeyden şikayet ediyoruz. İşlerimiz yolunda gitmiyor, gideceğimiz yere ya geç kalıyoruz ya da bekletiliyoruz, yemeğimiz soğuk geliyor, birşeyler kırılıyor, ayağımız takılıyor. Mesela yağmur yağıyor ve biz piknik için yolda oluyoruz o esnada. Ağzımız öyle alışkın ki "of" kelimesine. Bu alışkanlığı her fırsatta devam ettiriyor. E ne yapalım ama hevesimiz kırılıyor, işimiz aksıyor, iştahımız kaçıyor, moralimiz bozuluyor. İşte tüm bunlar bizim dilimize, düşüncemize yerleşen şikayetlerden dolayı oluyor. Nasıl mı? 

Bir şekilde, bir rastlantı ile şikayet orucunu tutmaya başladım. Kendi kendime, bugün hiç şikayet etmek yok, dedim. Çok neşeli başladım güne. Ama sadece iki saat sonra allak bullak oldum. Ne kadar çok şikayet ediyormuşum! Kendimi tutmaya çalıştım her seferinde ama ilk günden bozdum orucu ve bir günü bile tamamlayamadım. Onu takip eden üç günün üçünde de orucumu bozdum. Orucu tam tamına 21 gün tutmaktan bahsedenlerin enerjisini çok merak etmiştim, resmen polyannacılık diyordum. Sonra anladım ki bu oruç sadece farkındalıkla ilgili. Şikayet etmeye engel olarak tüm hayat geçmez. Ama şikayet ederek de yaşamın güzelliklerini, ince renklerini kaçırırız. O gün bu gündür yapmaya çalıştığım, ilerlediğim yol ise başladığımla daha farklı. Şikayeti hayatımda bir değişikliğe uğratmaya çalışıyorum. Olumsuz kelimeleri dilimde ve düşüncemde, olumluları ile değiştiriyorum. Artık elimde olmayan bir terslik için zamanımı harcamıyorum. Çözmem gereken bir terslikse bunu isteyerek ve keyifli bir şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu durum bana şunu da gösterdi, isteyerek, kendinizi vererek, keyif alarak yaptığınız iş; istemeyerek, söylenerek yaptığınız aynı işten daha kısa sürüyor. Sonucu da sizi mutlu ediyor. 

Bizim için çok önemsiz gibi görünen konuşma dilimiz, kullandığımız kelimeler düşündüğümüzden çok fazla etkiliyor hayatımızı. Çünkü bunlar bizim hayata bakış açımızı oluşturuyorlar. Hayata bakış açımız ise bütün hayatımızı oluşturuyor. Eğer sürekli şikayet dilini kullanıyorsak yaşadığımız her anda şikayet edebileceğimiz şeyleri farkediyoruz. Odağımız hep şikayet edebileceğimiz yönlere çevriliyor. Çünkü en çok yaptığımız şey bu ve dolayısıyla da en iyi yaptığımız şey bu. Eğer sevgi dilini kullanıyorsak bu sefer çiçekleniyor anımız çünkü odağımız iyide, güzelde ve mutlu olacağımız şeylerde oluyor, anın keyfini çıkarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Umarım o anın huzurunu, tazeliğini, keyfini yakalarsınız ve tüm hayatınıza yaymak için elinizden gelenin fazlasını yaparsınız. Çünkü biz biriciğiz, bu dünyada hep birlikte biriz ama kendi dünyamızda herkes kadar, herşey kadar önemli ve değerliyiz.

Pencereden bakan manzarayı, pencereye bakan camın kirini görür. Pencereye takılmayın, sevgiyle kalın.

Tuğba KARACAGİL 

YORUM EKLE