Sağlıkla Var Ol Türkiyem. ( Merve Çakır Gök - Köşe Yazısı )

Sağlık konusunda, hususen de çocukların sağlığı, bakımı ve beslenmesi konusunda biraz pimpirikli biriyim. 

Sağlıkla Var Ol Türkiyem. ( Merve Çakır Gök - Köşe Yazısı )

Sağlık konusunda, hususen de çocukların sağlığı, bakımı ve beslenmesi konusunda biraz pimpirikli biriyim. 
Her iki çocuğumun da doğumlarının ardından tüm sağlık kontrollerini yaptırmıştım ama, geçtiğimiz hafta hemşiremiz “devletimiz, okul öncesi çocuklarımıza göz kontrolü öneriyor, bir göz doktoruna gidip tekrar baktırın” dedi. Dünya iyisi de bir kadındır hemşiremiz, Allah O’ndan razı olsun, kuzularımı kendi evladı gibi sever, gitmezsem arar telefonla, sorar Merve çocuklar nasıl diye. 
Önerilen tavsiyeye uyduk, evimizin yakınında bir devlet hastanesinden mhrs üzerinden zahmetsizce randevu alıp hastahaneye gittik, bir dakika içinde giriş işlemimiz yapılmıştı, bir kuruş ödememiştik ve doktorumuzun odasına doğru yol almıştık bile... 
Doktorumuz bizi kapıda bekliyordu; çocukları seve nazlaya muayene etti, sabırla tebessümle sordu sorularını, bana da çocuklara dair anormal bir şey gözlemleyip gözlemlemediğimi sordu, benim sorularıma da kibarca yanıt verdi, ve sanırım ayrılırken teşekkürler -hoşçakalın - kolay gelsin - iyi günleriniz olsun - iyi çalışmalar - güle güle nevi nezaket sözlerini üçer beşer kullandık. 
Sonra aklıma ben lisedeyken, çok eski de değil, 2001 yılında annemin yaşadığı bir olay geldi. 
Annem, hani annem diye demiyorum, meleğin kanatsız halidir. 55 yaşında ve bugüne kadar bir tek kişiyi kırdığını görmedim - kimseden duymadım, öyle naif, öyle pamuk bir insan. 
Bel fıtığı vardı, bir gün sıra beklerken yorulup elini birazcık doktorun masasına koymuş ayakta durmasına yardımcı olması için, ve doktor ona, “tiksiniyorum SİZİN GİBİLERDEN çek şu elini masamdan, benim masama dokunamazsın” deyip kadını odasından çıkarmıştı. 
Annem eve geldiğinde hala ağlıyordu, bu olayı anlatırken. “Sizin Gibiler”den kastının da BAŞÖRTÜLÜLER olduğunu anlamanız zor olmamıştır sanıyorum...
2001’de yaşanan bir olayla bugün yaşadığım tatlı anımı mukayese ettim ister istemez. 
Dedim ki ne çok değişti her şey...
“Erdoğan bu ülkeye ne yaptı?” diye soranlara hep ve tek bir şey söylüyorum. 
MÜSLÜMANLARA DA DİĞER VATANDAŞLARLA EŞİT YAŞAMA HAKKI VERDİ! 
Artık başörtülü olduğu için kimse kimseyi aşağılayamaz bu ülkede. 
Kimse kimseye üvey evlat - hatta besleme- muamelesi yapamaz.
Kimse kimseye kendi ev sahibi diğerleri sığıntıymış gibi davranamaz. 
Çünkü bu vatan bizim, hepimizin! 
Ama bize de onların düştüğü hataya düşmemek yaraşır.
Bu, Türk ve müslüman ahlakına sahip olmanın ötesinde, insan olmanın bir gereğidir. 
İki yanlıştan bir doğru çıkmaz zira. 
İnsana verdiğini almanın kazandırdığı huzur çok başka. Kibarca gidiyorsun, kibarca karşılanıyorsun, doktor mutlu, hasta mutlu, herkes mutlu...
Ne güzel memleket, payidar kalası ilelebet!

Merve ÇAKIR GÖK

Ankara'nın Sesi Haber Sitesi

YORUM EKLE