Biyolog Birsel’in seyir defteri
13 Mayıs Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun
Türkçe; yalnızca bir iletişim aracı değil, canlı bir organizma gibidir. Kökleri geçmişte, gövdesi kültürde, dalları bilimde, yaprakları ise günlük yaşamımızdadır.
Dilimizin en güzel yanı, doğayla ve canlılıkla kurduğu kadim bağdır. Eski Türkçeden bugüne taşıdığımız nice kelime, Türkçenin yaşamı nasıl incelikle gördüğünü anlatır:
“Ot” yalnızca bir bitki değil; toprağın ilk yeşil sesidir.
“Kök” sadece bitkinin toprağa tutunan kısmı değil; insanın, kültürün ve milletin de dayanağıdır.
“Su”, eski Türkçedeki “sub” biçiminden bugüne gelir; hayatın başladığı, hücrenin nefes aldığı en temel kaynaktır.
“Can”, yaşamın içimizdeki titreşimidir; biyolojinin de edebiyatın da en sıcak kelimesidir.
“Tohum”, geleceğin küçücük bir kabuk içinde saklanmış hâlidir.
“Yaprak”, ışığı besine çeviren sessiz bir mucizedir.
“Yaşam”, dilimizde yalnızca var olmak değil; büyümek, çoğalmak, dönüşmek ve iz bırakmaktır.
Türkçe de tıpkı canlılar dünyası gibi çeşitlidir, uyumludur, dirençlidir. Bazen bir hücre gibi çoğalır, bazen bir tohum gibi saklanır, bazen bir orman gibi kök salarak büyür.
Bir milletin dili kurursa, kültürü de kuraklaşır.
Ama dili yeşerirse; bilimi, sanatı, düşüncesi ve geleceği de çiçek açar.
13 Mayıs Türk Dil Bayramı’nda Türkçemizi; köklerimize bağlı, bilime açık, yaşama saygılı bir bilinçle korumak ve büyütmek dileğiyle…
Biyolog Birsel Gonca

