Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Aile Festivali’ Rami Kütüphanesi’nde başladı

Emre KURT / İSTANBUL, – Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen ‘AİLE FEST’

Emre KURT / İSTANBUL, – Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen ‘AİLE FEST’ bugün kapılarını ziyaretçilerine açtı. Festivalin açılışında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan konuştu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ hedefleri kapsamında düzenlenen Aile Festivali, Eyüpsultan’daki Tarihi Rami Kütüphanesi’nde başladı. 26 Eylül- 4 Ekim tarihleri arasında sürecek olan festivalin açılışına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve diğer davetliler katıldı.

‘ANILAR BİRİKTİRMEYE İHTİYACIMIZ VAR’

Programın açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Devlet olarak ailenin korunması ve güçlendirilmesi adına pek çok çalışmaya öncülük ediyoruz. Ancak dijitalleşmenin bu kadar arttığı bir dönemde, herkesin ekranlar üzerinden birbirleriyle sohbet ettiği bir dönemde, birlikte değil teknoloji üzerinden zaman geçirdiği bir dönemde aile ve çocuklar arasında bu tür etkinliklere ihtiyaç duyduğumuzu, ekransız bir hayata, ekransız zamanlara ihtiyaç duyduğumuzu özellikle vurgulamak istiyorum. Aslında bizim anılar biriktirmeye ihtiyacımız var. Küçükken her birimiz nenelerimizle, annelerimizle, babalarımızla geçirdiğimiz o ufacık anıları hâlâ hatırladığımızı çok net biliyoruz. Şehirler büyüdü, binalar yükseldi ancak birbirimizin arasında sosyalleşme, muhabbet eksildiğini üzülerek söylemek zorundayız” dedi.

‘HANELERİMİZİN YÜZDE 58’İNDE 18 YAŞ ALTI ÇOCUK YOK’

Türkiye genelindeki hanelerin yüzde 58’inde 18 yaş altı çocuk bulunmadığını belirten Göktaş, “Böylesi anlamlı bir festival öncülük eden herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. Zira dijitalleşiyoruz. Bunu da çok net söylemek zorundayız. Hanelerimizin yüzde 58’inde 18 yaş altı çocuk yok. Çocuk seslerinin yükseldiği, çocukların cıvıl cıvıl gülüşünün, seslerinin neşesinin donattığı ortamlara da ihtiyacımız var. İşte burası öyle bir ortam, öyle bir mekân. İnşallah bundan sonraki süreçlerde de hem sivil toplum kuruluşlarımız hem kamu kurumlarımız hem de bütün Türkiye olarak çocukların neşesini duyurmaya, daha da yükseltmeye ve onlara Türkiye Yüzyılını daha güçlü çocuklarla birlikte bırakmaya ihtiyacımız var. Bu hepimizin ortak sorumluluğu” şeklinde konuştu.

‘BİR DEMOGRAFİK ÇÖKÜŞÜ YAŞIYORUZ’

Programda konuşan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, “Bir demografik çöküşü yaşıyoruz. Bütün dünyanın yaşadığı gibi biz de yaşıyoruz. Biz biraz daha hızlı yaşadık, yaşıyoruz maalesef. Mesele tabii sadece demografik çöküşümüz değil. Bu demografik çöküş bir şeyin sonucu. O da ailedeki bağların zayıflamış olması, aile kurumunun zayıflamış olması. Dolayısıyla ailenin güçlendirilmesi için yapılması gereken çok şeyler var. Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var. Bu zihniyet dönüşümü de bireyi değil, aileyi ve toplumu merkeze alan bir düşünce sistematiğini gerektiriyor. Yani banane canım, kime ne, ona ne değil. Ben başka insanların dertleriyle dertlenirim. Ben bir topluluğun parçasıyım. Ben bir ailenin parçasıyım. Ben bir aile olarak güçlüyüm hissini yeniden güçlendirmeye ihtiyacımız var. Gençler üzerinde yaptığımız araştırmalardan şunu görüyoruz: hâlâ gençlerimiz aileye çok önem ve değer veriyorlar. Hâlâ gençlerimiz ailenin onlar için çok önemli bir dayanak olduğunun farkındalar. Onların en son güvencesi limanı olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla bu demektir ki hâlâ elimizde bir şans var. İpin ucunu kaçırmamışız” ifadelerini kullandı.

‘DÜNYA EKONOMİSİ BİR KAPİTALİST EKONOMİ OLARAK ŞEKİLLENDİ’

Bilal Erdoğan, “Bunun neyin sonucu olduğunu da konuşmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Yani sonuçta biz batılılaşmayı 200 yıldır yaşadık yaşıyoruz. Bütün dünya ekonomisi bir kapitalist ekonomi olarak şekillendi ve onun sosyal ilişkiler üzerindeki güçlü tesirlerini yaşıyoruz, hissediyoruz. Onun getirdiği bireycilik, onun getirdiği her bireyin birer müşteri olarak görüldüğü bir dünya ve tabii ki hep İngiliz’in böl- yönet anlayışından bahsetmiştir ya tarihte, kapitalist merkezler de yani ürününü satması gereken sermaye sahipleri de insanları tek tek bölüp birer müşteri olarak kazanmayı hedefliyor. Dolayısıyla bizim aslında aile duygusunu zayıflatan bizim dışımızdan gelen, bizi tesiri altına alan bu cereyanları da unutmamak lazım. Yani tek başına aile dostu, ekonomik desteklerle bu işin çözüleceği düşünmek beyhude” dedi.

‘ÇOCUK SAHİBİ OLMANIN TAKDİR EDİLDİĞİ BİR YERE DÖNMEK ZORUNDAYIZ’

Toplumda aile düzeni ve çocuk doğum oranının arttırılması gerektiğini söyleyen Bilal Erdoğan, “Bugün çok çocuklu bir aileyi gördüğünüz zaman şehir merkezinde herhalde cahil insanlardır algısı var mı? Var. Bu işin başlangıcı olan Amerika’da, Avrupa’da bile böylesine olduğunu söyleyemeyiz. Dolayısıyla bizde bir zihniyet kırılmasına ihtiyacı var. Çocuk sahibi olmanın, çok çocuklu olmanın, aile olarak yakın yaşamanın takdir edildiği, yüceltildiği bir yerden düzleme dönmek zorundayız. Bunu inşa etmek için tabii ki devletimiz bir 10 yıl ilan etti ve bütün kurum kuruluşların ben ne yapabilirim demesini sağlamaya ihtiyacımız var. İşte aile dostu kurumlar, aile dostu işverenler, aile dostu politikalar. Biz İlim Yayma Vakfı’nda ne dedik? Burslarımızı nasıl aile dostu yapabiliriz diye düşündük. Burslarımızı, yüksek lisans ve doktora burslarımızı ilan ettik. Ama dedik ki eğer, mesela doktora bursumuz aylık 35 bin lira. Eğer bursiyerimiz evliyse 42 bin 500 lira vereceğiz. Çocuk sahibiyse her çocuk için 5 bin lira ilave edeceğiz. İşte bu İlim Yayma Vakfı’nın burs sistematiğinde nasıl aile dostu oluruz, aslında çabasının bir yansıması. Ümit ediyoruz ki diğer sivil toplum kuruluşları burs veren kurumlar bunu kendilerine örnek alsınlar” diye konuştu.

‘CUMHURBAŞKANIMIZ 20 YILI AŞKINDIR SÖYLEDİ ÜÇ ÇOCUK DİYE’

Bilal Erdoğan, “Hem demografik çöküşü hem de ailenin çöküşünü işaret ediyor. Doğurganlık oranının 1,42’ye düşmüş olması. Biz bunu buradan çevirebilen ülke olmalıyız. Biz bunu buradan yeniden 1,5’a, 2’ye taşıyabilen ülke olmalıyız. Cumhurbaşkanımız 20 yılı aşkındır söyledi üç çocuk diye. Maalesef Cumhurbaşkanımız bunu söylerken güldük geçtik. Bir kulağımızdan girdi, öbüründen çıktı. Üstümüze düşenleri kurumsal adımları atmakta geciktik ve o zihniyet dönüşümünü yapmayı biz erteledik. Ama biz ertelerken, biz dururken ailenin düşmanları durmadı. Kendi menfaatini düşünen sermaye grupları durmadı. Onlar bizi bencilleştirmeye, bizi menfaatperest yapmaya çalışmaya, bireyleştirmeye devam etti. Onlar bunun için trilyon dolarlarını harcamaya devam etti. Dolayısıyla biz buna yenilmeyeceksek eğer, biz buna sadece millet menfaati için değil, sadece Türkiye 100 yılı hedefleri için değil, dünyanın da daha güzel bir yer olabilmesi için. Yani aklı başında kimle konuşursanız, sermaye sahibi olsun, teknoloji lideri olsun, dünyanın daha iyi bir yere gittiğini iddia etmiyorlar. Yapay zekâyı geliştirenler de iddia etmiyorlar, dünyanın en zenginleri de iddia etmiyorlar. Böyle bir dertleri yok çünkü. Dolayısıyla dünyanın daha güzel bir yer olmasını dert edinen insanların sayısını artırmalıyız ve bu insanların birbiriyle daha dayanışma içerisinde çalışmasına ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.