Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

AK Parti’de ‘Siyasi ve Hukuki Yönleriyle 10’uncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu’

Aybala MELEK-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, – AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler

Aybala MELEK-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, – AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından, ‘Siyasi ve Hukuki Yönleriyle 10’uncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu’ düzenlendi.

Parti genel merkezinde düzenlenen sempozyuma, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, 15 Temmuz 2016’da dönemin TBMM Başkanı olan İsmail Kahraman, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala ve dönemin AK Parti Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sempozyuma yazılı mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mesajında, “‘Hizmet’ diyerek, ‘himmet’ diyerek, ‘eğitim’ diyerek milletimizin halisane duygularını 40 yıl boyunca istismar eden ihanet şebekesinin asıl niyeti, 15 Temmuz gecesi ortaya çıkmıştır. Ancak darbe girişiminin aziz milletimizin direnişiyle başarıyla püskürtülmesi, Türkiye’nin önünde yepyeni bir sayfa açmıştır. Türkiye hem devletin kılcallarına kadar sızan sinsi bir terör örgütünden kurtulmuş hem de demokrasisini güvence altına alacak adımlar atmıştır. Hiç şüphesiz bunların en başında yeni yönetim sistemimiz vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle, milletimizin yaklaşık 2 asırdır süren yönetim modeli arayışı cevabını bulmuştur. Çift başlılığı ortadan kaldıran, karar alma süreçlerini hızlandıran ve devletin etkinliğini artıran yeni sistem sayesinde Türkiye’nin şoklara karşı direnci artmış, siyasi istikrarı kurumsallaşmış, kriz yönetim kapasitesi daha önce hiç olmadığı kadar güçlenmiştir. Yeni sistemin, ülkemize sağladığı avantajlar, Rusya-Ukrayna savaşından koronavirüs salgınına, 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılmasından en son İran merkezli krize kadar her alanda görülmüştür. Devlet ve millet olarak, bu tarihi kazanımları koruyarak Türkiye’yi hak ettiği seviyelere ulaştırmakta kararlıyız. FETÖ’yle mücadele noktasında ise asla geri adım atmayacak, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan bu ihanet şebekesiyle hukuk içinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız. ‘Rabb’im yar ve yardımcımız olsun’ diyorum. Bu düşüncelerle, AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığımızı bu önemli sempozyum için tekrar tebrik ediyorum” dedi.

‘DESTANIN KAHRAMANI MİLLETİMİZDİR’

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye’nin siyasi tarihinde karşılaştığı en ağır, en hain, en kanlı darbe girişimi olduğunu söyledi. 15 Temmuz’un FETÖ’nün doğrudan milleti, Türkiye Cumhuriyetini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, hükümeti, bayrağı, vatanı, hedef alan alçak ve gaddar bir darbe girişiminin adı olduğunu vurgulayan Yazıcı, “Aynı zamanda milletin iradesine vurulmak istenen zincirlerin parçalandığı, demokrasiye yöneltilen namluların milletimizin cesareti karşısında sustuğu, bağımsızlığımıza kasteden karanlık senaryoların bozguna uğratıldığı kutlu bir direnişin adıdır. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Milletimizi meydanlara davet ediyorum’ çağrısıyla milyonlarca vatandaşımız hiçbir tereddüt göstermeden sokaklara çıkmış ve aziz vatanımızı, kutlu bayrağımızı canı pahasına korumuş ve kollamıştır. O gece yazılan destanın kahramanı aziz milletimizdir, aziz şehitlerimizdir, kahraman gazilerimizdir. Milletimiz o gece gerçekten demokrasiyi ne kadar içselleştirmiş olduğunu emsalsiz bir şekilde ortaya koymuştur” diye konuştu.

‘PARTİMİZ MİLLETİMİZLE OMUZ OMUZA KURULMUŞTUR’

AK Parti’nin, kuruluşundan itibaren gücünü milletten alan bir siyasi hareket olduğunu ifade eden Yazıcı, “Partimiz, milletimizle birlikte omuz omuza kurulmuştur. AK Parti’nin pusulası daima milletten yana olmuştur. Milletimiz ne sınav verdiyse teşkilatlarımız da daima milletimizin yanında saf tutmuştur, tutmaya devam edecektir. Milletimiz basiret ve ferasetiyle, sağduyusuyla ne kadar asil bir millet olduğunu, demokrasinin yalnızca sandıkta değil, gerektiğinde canı pahasına savunulacağını tüm dünyaya göstermiştir” dedi.

‘YENİ ANAYASA EN BÜYÜK DAYANAĞIMIZ OLACAK’

Yazıcı, yeni ve sivil anayasanın, 15 Temmuz gecesi canını ortaya koyan millete karşı yerine getirilmesi gereken tarihi bir vefa borcu olduğunu, Türkiye’yi darbe anayasası ayıbından kurtararak tamamen yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü bir toplum sözleşmesine kavuşturmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, “Bugün Türkiye’nin halen darbe dönemlerinin izlerini taşıyan bir anayasa ile yönetiliyor olması kabul edilebilir değildir. 1982 Anayasası’nın temelinde özgürlükleri genişletme iradesi değil, vesayet odaklarına kapı aralayan bir anlayış egemendir. 15 Temmuz gecesi milletimiz çok açık bir mesaj vermiştir. Bu devletin gerçek sahibi millettir. Bu ülkenin geleceğine yalnızca millet karar verir. Tüm siyasi partilere düşen görev de milletimizin meydanlarda yazdığı demokrasi destanını anayasal zemine taşımak olmalıdır. Milli iradeyi merkeze alacak olan yeni anayasa, ‘Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken bizim en büyük dayanağımız olacaktır. Türkiye artık darbelerle yön verilen değil, milletimizin iradesiyle istikamet çizen bir ülkedir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; vesayet izlerini silen, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, meşruiyetini doğrudan milletten alan, sivil ve kuşatıcı bir anayasa ile ‘Türkiye Yüzyılı’nı daha güçlü şekilde inşa etmektir” ifadelerini kullandı.

KAHRAMAN: 15 TEMMUZ TÜRKİYE’Yİ İŞGAL HAREKETİDİR

Dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 15 Temmuz’un bir darbe ve ihtilal olmadığını belirterek, “15 Temmuz Türkiye’yi işgal hareketidir. Türkiye işgal ediliyordu. Ben 15 Temmuz’a ‘İşgal teşebbüsü’ diyorum. Bizi o gün meydanlara getiren, kendi isteğimle ateşler altında Meclis’i açtıysam, işgali önlemek ve şehit olmak için açtım. ‘Direneceğim’ dedim. 15 Temmuz’un önlenmesini sağlayan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunu inançla söylüyorum. Çünkü o dik durdu. O, ‘Ben milletimin başına geçeceğim’ dedi ve milleti davet etti sokağa” dedi.

YILDIRIM: HEDEF MİLLET İRADESİNİ ORTADAN KALDIRMAKTI

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, aradan geçen 10 yıla rağmen acıların taze olduğunu kaydederek, “O gece tanka, tüfeğe, bombaya karşı göğsünü siper etmiş şehitlerimizin varislerini görüyorum. Bu bize sadece o gece değil, bundan sonra da çok büyük bir sorumluluk yüklüyor. O gece de hedef seçilmiş Cumhurbaşkanı değildi sadece, o gece hedef millet iradesini ortadan kaldırmak, Türkiye Cumhuriyeti devletini darbe girişimiyle yok etmekti. O gece asker kılığına girmiş o şeytanlar, o terör elemanları uçakları çaldılar, tankları, bombaları, silahları çaldılar ama onların hesap edemediği ay yıldızlı bayrağı eline alıp meydanları dolduran Türk milleti vardı. Hepinizle gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

ALA: AMAÇ TÜRKİYE’Yİ SURİYE’YE ÇEVİRMEKTİ

Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, “15 Temmuz’da yapılan şey Türkiye’yi Suriye’ye çevirmek. Kim bunların yönetimine razı olurdu? Hiç kimse olmazdı. Bu kuklayı kullananların hedefi Türkiye’yi Suriye’de, Mısır’da, Lübnan’da, Tunus’ta ne yaptılarsa burada da onu yapmaktı. 17 Aralık tarihi bile tesadüfen seçilmiş bir tarih değildir. Arap Baharı diye ülkeleri kasıp kavuran olayların ilk başlangıcı 17 Aralık’tır. Burada da onu gerçekleştirmeye çalıştılar. Türkiye bir uçurumun kenarından çekip çıkarıldı, iç savaştan kurtuldu bu memleket. Bu bir proje. Bu Türkiye gibi gelişen ülkeleri, liderleri, kadroları bertaraf etmek için kullanılan bir proje” dedi.

ATAŞ: O GECENİN KAHRAMANI TEŞKİLATIMIZDI

Dönemin AK Parti Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş ise “O gece teşkilatlarımızın teşkilat binasına geçmesini sağlamak için talimat aldık ve talimatları gerçekleştirdik. Teşkilatlara dedik ki; ‘Yolu kapatın, yola yatın.’ Türkiye’de o gece ilk selaların okunduğu yer Ümraniye teşkilatıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ile halkın sokaklara inmesiyle birlikte gün doğumunda bertaraf edildiğine şahit olduk. O gecenin kahramanı milletimizdi ama o milletimizden önce teşkilatımızdı” ifadelerini kullandı.