Serhat Ozan YILDIRIM/TUNCELİ, – TUNCELİ’de 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın, FBI tarafından 2 gün sorgulandığı ortaya çıktı. Türkiye’ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araçta vurularak öldürüldüğünü gördüğünü, cesedin bagaja taşındığını ve olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini öne sürdü.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sürüyor. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorguladı. Sorgunun ardından hazırlanan 34 sayfalık dosya, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli makamlara ulaştırıldı.
‘GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU’
FBI tutanağına göre Altaş’a, tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıp inanmadığı soruldu. Altaş, ‘Evet’ yanıtını vererek olayı gördüğünü öne sürdü. Altaş’ın anlatımına göre, 5 Ocak 2020’de Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiler. Köprüde gördükleri Gülistan Doku’nun daha sonra araca bindiğini belirten Altaş, Sonel’in sürücü, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku’nun ise arka koltukta olduğunu söyledi. Altaş, araçta yaşanan tartışmanın ardından Sonel’in torpido gözünden çıkardığı tabancayla Doku’yu vurduğunu iddia etti.
‘CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK’
Altaş, ifadesinde olayın ardından Sonel’e neden Gülistan Doku’yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini ileri sürdü. Altaş, başlangıçta kabul etmediğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini birlikte aracın bagajına taşıdıklarını iddia etti. Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını, yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü söyledi. Altaş, Sonel’in kendisine ‘Sus, kimseye bundan bahsetme’ dediğini, kendisinin ‘Bu mesele ortadan kalkmaz’ demesi üzerine ise ‘Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak’ yanıtını verdiğini iddia etti.
CESET İÇİN PERTEK YOLUNU İŞARET ETTİ
Altaş, Türkay Sonel’den edindiğini söylediği bilgiye dayanarak cesedin Pertek yolu çevresinde, o dönemde yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü. Altaş, bu iddiasının kendi gözlemine değil, Sonel’den aldığını ileri sürdüğü bilgiye dayandığını da belirtti. Sorguda Altaş’a, soruşturma kapsamında elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri de soruldu. Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu; Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede olduğu belirtildi. PTS verilerinde Sonel’in kullandığı aracın saat 22.17’de Tunceli’den Elazığ yönüne çıktığı, saat 22.30’da Tunceli yönüne döndüğü ve bu sırada ön yolcu koltuğunda Altaş’ın bulunduğu kaydedildi. Altaş, olayın ardından Sonel ile aynı araçla yeniden köprü bölgesine döndüklerini söyledi. FBI görevlilerinin neden geri döndüklerini sorması üzerine Altaş, Sonel’in çevrede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek istediğini öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia ederken, kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini belirtti. FBI görevlileri sorgunun ilerleyen bölümünde Altaş’a, Gülistan Doku’nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya tanık olup olmadığı sorularına da ‘evet’ yanıtını verdi. İki günlük sorgu boyunca bazı konularda çelişkili beyanlarda bulunan Altaş, yeniden sorulduğunda da olay yerinde bulunduğu yönündeki ifadesini doğruladı.
GENÇLİK MERKEZİNDEKİ 27 ARALIK BULUŞMASI DA SORULDU
Soruşturmada Gülistan Doku’nun kaybolmasından önce yaşandığı iddia edilen olaylar da FBI sorgusunun gündemindeydi. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019 saat 15.31-16.22 arasında Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu Altaş’a soruldu. Altaş; kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan’ın orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın yürüdüğünü, Sonel’in onu takip ettiğini, ikisinin binaya girerek yaklaşık 15 dakika sonra döndüğünü anlattı. FBI görevlileri bu kızın Gülistan olup olamayacağını sorduğunda ‘Mümkün olabilir’ cevabını verdi. Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan’a cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı.
‘BENİ VE AİLEMİ ÖLDÜRMEKLE TEHDİT ETTİ’
Altaş, FBI ifadesinde Mustafa Türkay Sonel’in olayın ardından kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiğini, susması için para teklif ettiğini öne sürdü. Altaş, eski işvereni Rüstem Keskin’e daha önce Sonel’in Gülistan Doku’nun hamile kaldığını ve kürtaj yaptırmasını istediğini anlattığını kabul etti. Gülistan’ın bunu kabul etmemesi üzerine Sonel tarafından başından vurulduğu yönündeki sözlerinin kendisine ait olduğunu doğrulayan Altaş, hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini savundu. Altaş ayrıca Sonel’in kendisine WhatsApp’tan tek sefer görüntülenebilen bir video gönderdiğini ve görüntüde parçalanmış bir ceset gördüğünü ileri sürdü.
BABASINA ‘BENİ SUSTURAN SENDİN’ MESAJI
Soruşturma kapsamında Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda yapılan incelemede de Altaş’ın babasına ‘Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin’ şeklinde mesaj gönderdiğinin tespit edildiği belirtildi. Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul ederken, neden yazdığını hatırlamadığını söyledi. Altaş ayrıca 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırını yasa dışı yollarla geçtiğini anlattı.
SORGU SONUNDA ESKİ VALİYU SUÇLADI
İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri Umut Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiklerinin bundan ibaret olup olmadığını sordu. Altaş “Evet” cevabını verdi. Ardından soruşturmanın adil yürütülmediğini öne sürdü ve dönemin Tunceli Valisini, olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı. 34 sayfalık dosyada önemli bir teknik ayrıntının da altı çizildi. FBI, raporun başında ve ikinci gün bölümünde, Altaş’ın sözlerinin kelimesi kelimesine yapılmış bir ifade çözümü olmadığını, ajanlar tarafından görüşmenin içeriğinin özetlenmesi suretiyle hazırlandığını özellikle belirtti.

