Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Her miyom ameliyat gerektirmeyebilir’

İSTANBUL, – KADINLARDA sık görülen miyomların her zaman ameliyat gerektirmediğine

İSTANBUL, – KADINLARDA sık görülen miyomların her zaman ameliyat gerektirmediğine değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Semra Yüksel, “Miyom tedavisinde karar; miyomun boyutuna, yerleşimine, hastanın şikayetlerine ve gebelik planına göre şekillenmektedir. Günümüzde gereksiz cerrahilerin önüne geçilirken, uygun hastalarda kapalı ve rahim koruyucu yöntemler daha fazla tercih edilmektedir. Artık tedavide temel hedef yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak değil, kadının yaşam kalitesini ve doğurganlığını koruyarak en doğru yaklaşımı belirlemektir” dedi.

Kadınlarda üreme çağında sık görülen sağlık sorunlarından biri olan miyomlarda, tedavi yaklaşımı artık yalnızca kitlenin varlığına göre değil; hastanın yaşı, şikayetleri ve çocuk sahibi olma planlarına göre şekilleniyor. Liv Hospital Topkapı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Semra Yüksel, miyom tedavisinde günümüzde gelinen noktayı ve kadınların en sık merak ettiği sorular hakkında bilgiler paylaştı.

‘MİYOMLAR ÇOĞUNLUKLA İYİ HUYLU’

Miyomların rahmin kas tabakasından gelişen iyi huylu tümörler olduğunu değinen Doç. Dr. Semra Yüksel, “Miyomlar üreme çağındaki kadınlarda oldukça sık görülmektedir. Yapılan çalışmalar, kadınların önemli bir kısmında yaşamlarının herhangi bir döneminde miyom gelişebildiğini göstermektedir. Hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de miyomların kansere dönüşüp dönüşmeyeceğidir. Miyomlar büyük çoğunlukla iyi huyludur ve kansere dönüşmez. Çok sayıda miyomu olan hastalarda kanser riskinin oldukça düşük olduğu bilinmektedir. Ancak menopoz sonrasında hızla büyüyen ya da beklenmeyen bulgular gösteren kitlelerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir” diye konuştu.

‘HER MİYOM TEDAVİ GEREKTİRMİYOR’

Her miyomun mutlaka tedavi edilmesi gerekmediğini vurgulayan Doç. Dr. Yüksel, “Şikayet oluşturmayan, hızlı büyümeyen ve yaşam kalitesini etkilemeyen birçok miyom yalnızca düzenli takip ile izlenebilir. Ancak özellikle büyük boyutlu miyomlar yoğun adet kanamalarına yol açabilir. Rahmin iç duvarında yerleşen miyomlar ara kanamalara neden olabilirken, bazıları da gebeliği zorlaştırabilir. Bu gibi durumlarda tedavi planlaması yapılmalıdır” dedi.

‘GEREKSİZ AMELİYATLARIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR’

Geçmişte miyom tedavisinde cerrahinin daha sık tercih edildiğini belirten Doç. Dr. Yüksel, “Eskiden tedavi kararlarında çoğunlukla miyomun varlığı ön plandaydı. Günümüzde ise hastanın yaşı, çocuk sahibi olma isteği, şikayetleri ve miyomun yerleşimi birlikte değerlendiriliyor. Böylece gereksiz cerrahilerin önüne geçilebiliyor” ifadelerini kullandı.

‘KAPALI YÖNTEMLER ÖN PLANDA’

Günümüzde minimal invaziv cerrahi yöntemlerin öne çıktığını dile getiren Doç. Dr. Yüksel, “Uygun hastalarda laparoskopik cerrahi, v-NOTES ve histeroskopik cerrahi gibi yöntemleri tercih ediyoruz. Bu yöntemlerde daha küçük kesiler kullanılıyor ya da hiç kesi yapılmadan işlem gerçekleştirilebiliyor. Özellikle laparoskopik cerrahi, miyom ameliyatlarında günümüzde en sık başvurduğumuz yöntemlerden biridir. Kapalı ameliyatlar çoğu vakada açık cerrahi kadar güvenli olup iyileşme süresi çok daha hızlıdır” dedi.

‘RAHMİ ALMADAN TEDAVİ MÜMKÜN’

Rahim koruyucu tedavilerin artık daha fazla ön planda olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yüksel, şu bilgileri paylaştı:

“Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen ya da rahmini korumak isteyen kadınlarda çoğu zaman yalnızca miyomların çıkarılması yeterlidir. Her miyom hastasında rahmin alınması gerekli değildir. Eskiden miyom nedeniyle rahim alma ameliyatları daha sık yapılırken, günümüzde rahim koruyucu yaklaşımlar çok daha ön plandadır.”

‘GEBELİK PLANLAYANLAR DİKKAT ETMELİ’

Miyomların gebeliği etkileyebileceğini belirten Doç. Dr. Yüksel, “Bazı miyomlar yerleşim yerine bağlı olarak gebelik şansını azaltabilir ya da düşük riskini artırabilir. Ancak her miyom için aynı durum geçerli değildir. Rahim iç duvarına uzak yerleşimli miyomlarla gebelik mümkün olabilir. Eğer miyom çok büyükse ya da rahim iç duvarına baskı yapıyorsa gebelik öncesinde tedavi önerilebilmektedir” dedi.

‘MENOPOZ SONRASI BÜYÜYEN MİYOMLAR ÖNEM TAŞIYOR’

Menopoz döneminde büyüyen miyomların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Yüksel, “Miyomlar östrojen bağımlı oluşumlardır ve büyük bölümü menopoz sonrasında küçülme eğilimindedir. Bu dönemde büyüme gösteren kitlelerin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir” diye konuştu.

‘TEDAVİDE HEDEF YAŞAM KALİTESİNİ KORUMAK’

Miyom tedavisinde güncel yaklaşımın kişiye özel planlama olduğunu aktaran Doç. Dr. Yüksel, “Miyom tedavisinde artık temel hedef yalnızca hastalığı tedavi etmek değil; kadının yaşam kalitesini, doğurganlığını ve günlük yaşamını koruyarak en uygun tedaviyi sunmaktır. Bu nedenle günümüzde soru ‘Ameliyat gerekir mi?’ değil, ‘Bu hasta için en doğru ve en az girişimsel yöntem hangisidir?’ olmalıdır” ifadelerini kullandı.