Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Klima ve stres kulunç ağrısını tetikleyebiliyor’

İSTANBUL, – MİYOFASYAL ağrı sendromunun vücuttaki kasların bulunduğu farklı bölgelerde

İSTANBUL, – MİYOFASYAL ağrı sendromunun vücuttaki kasların bulunduğu farklı bölgelerde görülebileceğini belirten Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, “Boyun, omuz ve sırt bölgesinde ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlılığına neden olan miyofasyal ağrı sendromu, halk arasında ‘kulunç’ olarak biliniyor. Klima ve hava akımına maruz kalmanın yanı sıra stres, yanlış duruş ve fiziksel zorlanmalar da bu ağrıların ortaya çıkmasını tetikleyebiliyor. Özellikle boyun, üst sırt ve omuz bölgesinde sık görüyoruz ancak kasların bulunduğu hemen her bölgede miyofasyal ağrı ortaya çıkabilir” dedi.

Halk arasında ‘kulunç’ olarak ifade edilen miyofasyal ağrı sendromunun stres ve psikolojik faktörlerle de ilişkili olabildiğini söyleyen Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, “Kaslarda oluşan tetik noktalar ağrıya ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Fizik tedavi, egzersiz, kuru iğneleme ve uygun hastalarda enjeksiyon tedavileriyle bu ağrıları kontrol altına almak mümkün” ifadelerini kullandı.

Miyofasyal ağrı sendromunun kronik bir kas iskelet sistemi ağrı sendromu olduğunu belirten Doç. Dr. Sucuoğlu, hastalığın özellikle boyun, üst sırt ve omuz bölgesinde daha sık görüldüğünü söyledi. Kas ve kas çevresindeki fasya dokusunu etkileyen hastalığın fiziksel zorlanma, travma, stres ve yanlış çalışma koşullarıyla ortaya çıkabildiğini ifade eden Doç. Dr. Sucuoğlu, “Miyofasyal ağrı sendromu, kasların ve kas çevresindeki fasya dediğimiz zarın etkilenmesiyle ortaya çıkan, ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlılığıyla karakterize kronik bir durumdur. Yaz aylarında klima veya hava akımına maruz kalmak, terliyken soğuk havaya çıkmak da kaslarda spazm ve tetik noktaların oluşmasını kolaylaştırabiliyor” diye konuştu.

‘TANI FİZİK MUAYENEYLE KONULUYOR’

Miyofasyal ağrı sendromunda tanının öncelikle fizik muayene ile konulduğunu belirten Doç. Dr. Sucuoğlu, kaslarda oluşan ağrılı tetik noktaların değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi. Boyun ve bel fıtığı gibi benzer şikâyetlere yol açabilecek hastalıkların da ayırt edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Sucuoğlu, “Özellikle kas ve fasya dokusunda tetik nokta olarak adlandırdığımız ağrılı spazm bölgelerini muayene ederek tanıyı koyabiliyoruz. Boyun veya bel fıtığı gibi farklı nedenleri de değerlendirdikten sonra miyofasyal ağrı sendromunu netleştirebiliyoruz” dedi.

‘FİZİK TEDAVİ VE EGZERSİZ ÖNEM TAŞIYOR’

Tedavide hastanın şikayetlerine ve ihtiyaçlarına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Doç. Dr. Sucuoğlu, “Fizik tedavi uygulamaları, sıcak uygulamalar, masaj, tetik nokta enjeksiyonları ve kuru iğneleme etkili tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Bunun yanında hastanın duruş bozukluğunu düzeltmesi, baş önde veya kambur pozisyondan kaçınması ve uygun germe, gevşeme ve postür egzersizlerini yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘CEREYAN VE KLİMA AĞRISINA DİKKAT’

Özellikle günlük yaşamda farkında olmadan maruz kalınan hava akımının miyofasyal ağrıyı tetikleyebileceğini belirten Doç. Dr. Sucuoğlu, “Pencere açık şekilde uyumak, araçta iki pencereden aynı anda hava gelmesine maruz kalmak veya çalışma ortamında doğrudan klima karşısında bulunmak kas spazmlarını artırabilir. İş stresi ve ani fiziksel zorlanmalar da özellikle boyun ve üst sırt bölgesindeki ağrıları tetikleyebilir” diye konuştu.