Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Roma’daki Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’nda konuştu

İTALYA, – TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Roma’da

İTALYA, – TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Roma’da düzenlenen Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Sadece kurumları ve kurallarıyla değil, kullanılan kavramlarıyla da çökmekte olan bir sistemi yeniden inşa etmek için daha fazla bekleyemeyiz” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İtalya Temsilciler Meclisi’nin ev sahipliğinde başkent Roma’da düzenlenen Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’na katıldı. Kurtulmuş, konferans kapsamında gerçekleştirilen ‘Kurallara Dayalı Uluslararası Düzenin Yenilenmesi: Çağdaş Krizlere Yanıt Vermede Parlamentoların Rolü’ başlıklı oturumda katılımcılara hitap etti. Kurtulmuş, Avrupa Konseyi’nin insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki faaliyetlerinin yanı sıra standart belirleme ve izleme yetkisinin hem Avrupa’da hem de ötesinde yakından takip edildiğini ve takdir edildiğini belirterek, “Kurucu üye devletlerinden biri olarak Türkiye, Avrupa Konseyi’nin Avrupa’nın kurumsal mimarisi içerisindeki önemli ve kendine özgü rolünün korunmasına büyük önem atfetmektedir” diye konuştu.

Hem Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisini (AKPM) hem de Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı olan bu platformu, parlamentolar ve parlamenterler arasında diyaloğun, karşılıklı anlayışın ve ortak bakış açılarının geliştirilmesi açısından eşsiz ve değerli platformlar olarak gördüklerini dile getiren Kurtulmuş, bu konferansın tartışma, diyalog ve yapıcı görüş alışverişi için mükemmel bir ortam olduğunu ifade etti.

‘ULUSLARARASI DÜZEN YETERSİZ KALDI’

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan uluslararası düzenin, geçmişte yaşanan trajedilerin tekrarlanmasını önlemek için iş birliği, diyalog ve üzerinde uzlaşılmış uluslararası kuralların temel olduğu anlayışı üzerine inşa edildiğini belirten Kurtulmuş, “Ancak bugün artan jeopolitik parçalanmaya, güç siyasetinin geri dönüşüne, tek taraflılığın yaygınlaşmasına ve giderek artan sayıda çatışmaya tanıklık etmekten üzüntü duyuyorum. Mevcut uluslararası düzen, Avrupa’nın hemen yanı başında bile çatışmaları ve savaşları önleme konusunda yetersiz kaldığını kanıtlamıştır” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 5 yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın iki ülke arasındaki bir çatışma olmaktan çıkarak tüm Avrupa’yı etkileyen bir yıpratma savaşına dönüştüğünü ifade eden Kurtulmuş, uluslararası düzenin, İsrail hükümetinin üç yılı aşkın süredir Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımı önlemeyi başaramadığını vurguladı.

‘ÇÖKMEKTE OLAN SİSTEMİ YENİDEN İNŞA ETMEK İÇİN BEKLEYEMEYİZ’

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) çarpıtılmış yapısında somutlaşan güç asimetrisi, gayrimeşru ve hukuka aykırı uygulamalar karşısında yaptırımların uygulanmaması, çifte standartlar ve seçici yaklaşımların mevcut sistemin zayıflıklarının hem kaynağı hem de sonucu olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Hatta kavramların kendisi bile siyasi hesaplar doğrultusunda çarpıtılmaktadır. İşgal bir güvenlik önlemi olarak tanımlandığında ve ateşkese rağmen ölümler devam ettiğinde, ortak siyasi dilimiz anlamını yitirmektedir. Sadece kurumları ve kurallarıyla değil, kullanılan kavramlarıyla da çökmekte olan bir sistemi yeniden inşa etmek için daha fazla bekleyemeyiz. Asya’dan Afrika’ya, Balkanlar’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki masum halklar, ağır çatışmaların ve vahşetin yaşandığı koşullarda kurallara dayalı uluslararası düzenden yararlanamamaktadır. Bu çerçevede, kurallara dayalı uluslararası düzenin meşruiyet ve işlevsellik açısından ciddi bir erozyona uğradığı açıktır. Uluslararası araçlar ve kurumlar artık işlevini yerine getirememektedir.”

‘PARLAMENTOLAR AKTİF ROL ÜSTLENMELİ’

Parlamentoların bu gelişmeleri sadece izlemenin ötesinde önemli bir sorumluluğa sahip olduğuna inandığını belirten Kurtulmuş, daha adil, daha güvenilir ve kurallara dayalı bir uluslararası düzen inşa etmek için parlamentoların yeni kuralların ve düzenlemelerin oluşturulmasında, tartışılmasında ve desteklenmesinde aktif rol oynaması gerektiğinin altını çizdi.

Halkın temsilcileri olarak parlamenterlerin, gerilimin ilk işaretlerini tespit etmek, diyaloğu sürdürmek ve çatışmaların önlenmesine katkıda bulunmak için en uygun konumda olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “İşte tam bu noktada parlamenter diplomasi büyük önem kazanmaktadır. Parlamenter diplomasi, geleneksel diplomasiyi tamamlayabilir, iletişim kanallarını açık tutabilir ve gerektiğinde yenilerini oluşturabilir. Krizlerin çözümüne dair tüm yükü BM’ye yüklemek ve sadece BM reformuna bel bağlamak sonuç vermeyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

‘İSRAİL’İN GÖZLEMCİ STATÜSÜ ASKIYA ALINMALI’

Kurallara dayalı uluslararası düzenin çözülüşünün en vahim biçimiyle Gazze’deki insani felaket ve soykırımda kendini gösterdiğini kaydeden Kurtulmuş, Gazze’de ve bölgenin genelinde yaşanan insani felakete, İsrail hükümetinin Filistin halkına karşı işlediği açık insan hakları ihlallerine ve insanlığa karşı suçlara artık göz yumulamayacağını ifade etti. İsrail’in saldırganlığının Gazze ile sınırlı kalmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, Batı Şeria’da yıkım, yerinden edilme ve yerleşimcilerin şiddet eylemlerinin devam ettiğini, İsrail’in Suriye ve Lübnan dahil olmak üzere bölge ülkelerinin bütünlüğünü ve egemenliğini tehdit etmeyi sürdürdüğünü vurguladı.

Uluslararası toplumun cezasızlığın sürmesine izin veremeyeceğini aktaran Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Uluslararası toplumu, uluslararası hukuku korumak adına somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Artık parlamentoların devreye girerek, Gazze halkının çektiği acılara ve uluslararası insancıl hukukun ihlaline derhal son verilmesi için aktif bir rol üstlenmeleri bir zorunluluktur. Bu, sadece siyasi bir girişim değil, aynı zamanda yaşanan büyük insani acılar karşısında ahlaki bir yükümlülüktür. Parlamentoların eş güdümlü eylemlerinin, uluslararası hukuku korumaya yönelik uluslararası çabaları güçlendirebileceğine ve bölgede adil ve kalıcı bir barışın tesisine katkıda bulunabileceğine inanıyoruz. Bu bağlamda, kıtada insan haklarının temel dayanakları olan AKPM ve Avrupa Konseyi’nin, sahip oldukları parlamenter ve diplomatik araçlardan tam anlamıyla yararlanmaları gerektiğini vurgulamak istiyorum. Avrupa Konseyi’nin elindeki araçlar; İsrail’in örgüt bünyesindeki gözlemci statüsünün askıya alınması da dahil olmak üzere mutlaka kullanılmalıdır.”

‘YERİNDEN EDİLEN İNSANLAR PARLAMENTOLAR GÜNDEMİNİN EN ÖN SIRALARINDA YER ALMALI’

Adil ve kurallara dayalı bir uluslararası hukuk düzeninin inşasına katkıda bulunmak amacıyla, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı gibi parlamenter diyalog ve iş birliği mekanizmalarından daha etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu ve NATO Parlamenter Zirvesi’nin bu tür platformların değerini bir kez daha ortaya koyduğunu kaydetti. Kurtulmuş, savaşların, çatışmaların ve saldırganlığın kurbanları ile ülkelerini terk etmek zorunda kalarak yerinden edilen insanların parlamentoların gündeminin en ön sıralarında yer alması gerektiğini bildirdi.

Konferans katılımcılarına Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) için davette bulunan Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu vesileyle, COP31 Zirvesi kapsamında, 16 Kasım 2026 tarihinde Antalya’da COP31 Parlamenter Toplantısı’na ev sahipliği yapacağımızı sizlerle paylaşmak isterim. Parlamentolar Arası Birlik ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ortaklaşa düzenlenecek bu toplantı için sizleri Antalya’da ağırlamaktan memnuniyet duyarız.”