KAYBOLAN DEĞERLER SERİSİ < 3 >
ADALET
Bir toplum adaleti ne zaman kaybeder? Mahkemeler çalışmayı bıraktığında mı, yoksa insanlar haklarını aramaktan vazgeçtiğinde mi? Belki de asıl kayıp, adaletin yalnızca kitaplarda kalan bir kavrama dönüşmesidir.
Adalet, bir binanın temeli gibidir. Temel sağlam değilse, duvarlar ne kadar süslü olursa olsun o yapı bir gün mutlaka çöker. Toplumlar da öyledir. Adalet zayıfladığında güven sarsılır, merhamet körelir, insanlar birbirine karşı katılaşır. Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında dağıtılan bir karar değil; günlük hayatın her anında hissedilmesi gereken bir dengedir.
Bir çocuğun haksız yere suçlanması, bir işçinin emeğinin karşılığını alamaması, bir öğrencinin torpil yüzünden geri plana itilmesi… Bunların her biri, adaleti biraz daha incitir. Adalet her incindiğinde, toplumun içindeki huzur da yavaş yavaş tükenir.
Adaletin olmadığı yerde güçlü olan haklı sayılır. Sesini yükselten kazanır, sessiz kalan kaybeder. Oysa adalet, güçlünün değil, haklının yanında durabilme cesaretidir. Bu cesaret kaybolduğunda insanlar hak aramaktan çok, güçlü olmanın yollarını aramaya başlar. Böyle bir yerde hukuk değil, korku egemen olur.
Adalet, yalnızca devletten beklenen bir şey de değildir. Trafikte, iş yerinde, evde, okulda, hayatın her alanında adaletli olma sorumluluğu taşırız. Sıraya saygı göstermek, başkasının hakkını gasp etmemek, emeğe değer vermek… Bunların her biri adaletin küçük ama hayati parçalarıdır.
Bir toplum adaleti kaybettiğinde, en çok da umut kaybolur. Çünkü insanlar, ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, ne kadar doğru davranırlarsa davransınlar, karşılığını alamayacaklarını düşünmeye başlar. Umudun olmadığı yerde ise ne ilerleme olur ne de huzur.
Adalet, yalnızca kanun maddeleriyle değil, vicdanla yaşar. Eğer vicdanlarımızda adalet duygusunu diri tutamazsak, hiçbir sistem bizi ayakta tutamaz. Çünkü adalet, toplumun kalbinde atmadıkça, kağıt üzerindeki hiçbir kural gerçek anlamda adil olamaz.
Belki de asıl soru şudur: Adaleti kaybettik mi, yoksa onu aramaktan mı vazgeçtik? Çünkü adalet, arayanların çoğaldığı yerde yeniden yeşerir. Ve her adil davranış, kaybolan bir değerin yeniden hatırlanmasıdır.
H.Ü

























YORUMLAR
Bir adet yorum var