İnsan en çok kendine gurbettedir.
Kalabalıkların içinde yaşar da,
kendine bir türlü uğrayamaz.
Hep bir şeyler vardır.
Birinin derdi, birinin beklentisi, birinin yükü…
Yetişir, taşır, susar, katlanır.
Kendine gelince hep erteler.
Sonra bir gün, her şeyin aslında ne kadar boş olduğunu anladığında…
Gürültü bittiğinde…
Herkes dağıldığında…
Elinde sadece yıllar kaldığında…
İşte o zaman sorar kendine:
“Ben ne yaptım?”
“Ben kendim için ne yaptım?”
Ve cevap çoğu zaman çok can yakar.
Koca bir “hiç”.
İnsanın gerçek feryadı burada başlar.
Kimseye değil…
En çok kendinedir.
İnsan her şeye öfkelenir sanır ama
en büyük öfkesini kendine biriktirir.
Geç kaldığı için…
Sustuğu için…
Vazgeçtiği için…
Cesaret edemediği için…
Ve çoğu zaman bunun adını bile koyamaz.
Başkasına kızıyor sanır,
hayata kızıyor sanır…
Oysa içten içe kızdığı tek kişi kendisidir.
Belki de en ağır yük,
geçmiş değil…
kendine geç kalmış olmaktır.




















YORUMLAR