Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Rahime AKTAŞLIOĞLU
Rahime AKTAŞLIOĞLU

DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu Bölüm 23 Mezuniyet Günü

✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu
Bölüm 23 Mezuniyet Günü

Mezuniyet günü geldiğinde kadın kimi görmek istediğini çok iyi biliyordu.

Anne
Baba
Kardeşleri
Kızı
Ve eşi

O gün, hayatında yük olan ne varsa salonun kapısından içeri onunla birlikte girdi. Anne ve babası ön sıradaydı. Yıllar önce babasına verdiği o söz, o gün sessizce yerine oturmuştu.

“Bu okulu bitireceğim” demişti. Bitirmişti.

Babası çok konuşmadı.
Bu hikayede
en güçlü cümleler
hiç söylenmeyenlerdi.
Annesi kızına baktı.
Yerinde duramıyordu.
Yıllar geçse de
o heyecan hiç azalmamıştı.
Çünkü bu an,
sadece bugüne ait değildi.
Küçükken oynanan oyunlarda kızı hep öğretmen olurdu.
Tahtası hayaliydi belki
ama sesi kararlıydı.
Oyuncaklar susar, o anlatırdı.

Lisede yapılan anketlerde
“İleride ne olmak istiyorsun?” sorusunun cevabı hiç değişmedi.
Yıllar geçse de o kağıtta hep aynı kelime yazardı:

ÖĞRETMEN

Annesi bunu biliyordu.
Hep bilmişti.
Bu yüzden o gün,
Atatürk’ün genç öğretmenleri diye seslenen o sözü kulaklarında çınlarken
heyecanı yerinde duramıyordu.

Çünkü sahnede gördüğü şey sadece bir mezuniyet değildi. Bir çocuğun oyunlarda kurduğu hayaldi. Bir genç kızın anketlere yazdığı kelimeydi. Bir annenin yıllarca içinde taşıdığı umuttu.

Kardeşleri yanındaydı. Her biri, bu yolculuğun başka bir durağında ona tutunan bir el olmuştu.

Kimi zaman çocuğuna bakarak,
kimi zaman yükü hafifleterek,
kimi zaman sadece “buradayım” diyerek…

Ve tam o sırada hayat sürprizlerini ardı ardına getirdi. Askerde olan erkek kardeşi, izin almıştı. Kimseye haber vermeden gelmişti. Onu gördüğünde kadının içindeki bütün yorgunluk bir anlığına yer değiştirdi.

Kuzenleri de oradaydı.
Haber vermeden,
plan yapmadan…
Sadece o gün, o anda yanında olmak için gelmişlerdi.
Ananesi de oradaydı.
Hayatta
Sessiz
Ama bakışıyla
yılların duasını taşıyanlardan…

Kadın cübbesini giyerken hayatından bir film şeridi geçmedi gözünün önünden. Onun yerine iki cümle yan yana durdu içinde:

“Babamın sözü yerde kalmadı.”
“Kızım için vazgeçmedim.”

Kızı onu izliyordu. Belki her şeyi tam anlamıyordu. Ama annesinin duruşunu görüyordu. İşte bu, kadının en büyük kazanımıydı. Eşi yanındaydı. O gün birlikte duruyorlardı.

Kadın, bu yolun her anında eşit yürünmediğini biliyordu. Ama o anı hesapla değil, olduğu gibi kabul etti.

O gün, eksik kalan hiçbir şey yoktu. Ne alkışa ihtiyacı vardı ne de başkasının onayına. Çünkü bu mezuniyet sadece bir diploma değildi.

Bu mezuniyet,
bir babaya verilen sözün tutulmasıydı.
Kardeşlerin omuz vermesiydi.
Kuzenlerin sessiz desteğiydi.
Bir annenin, kızının hayalini hiç bırakmamasının karşılığıydı.

Ve kadın sahnedeyken
içinden sadece şunu geçirdi:

“Ben, olmak istediğim yere geldim.”

Ve annesi, yıllar sonra bile aynı cümleyi içinden fısıldadı: “Benim kızım, onca zorluğa dayandı, mücadele etti ve öğretmen oldu.”

Final…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER