Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Rahime AKTAŞLIOĞLU
Rahime AKTAŞLIOĞLU

Bir Vakitler

Bir vakitler,
kapılar yavaşça çalınırdı. İçeriden gelen ses beklenirdi. Kimse acele etmez, kimse telaşını başkasına yüklemezdi.

Selam vermek bir alışkanlık değil, bir incelikti. Göz göze gelindiğinde baş eğilir, kısa bir tebessümle hatır sorulurdu.

Sözler ölçülüydü, sesler yumuşak…

Bakkalın tezgahında bir defter dururdu. Adlar yazılı olurdu sayfalarında. Kimse kimseyi mahcup etmez, kimse kimseye mahcubiyet yaşatmazdı. İhtiyaç, vakti gelince ödenirdi. Güven, paranın önünde yürürdü.

Otobüste yaşça büyük birini gören, yerinden usulca kalkardı. Bir teşekkür beklenmez, bir karşılık umulmazdı. Zira yapılan şey, doğru olanın kendisiydi.

Komşuluk kapıdan içeri uzanan bir haldi.
Bir tabak yemek, bir tas çorba, sessizce el değiştirirdi. Alan mahcup olmaz, veren kendini üstün saymazdı.

Çocuklar sokakta oynar, bir büyüğün bakışıyla toparlanırdı. Sözün bir ağırlığı, suskunluğun bir manası vardı.Kimse kırıcı olmaya özenmez, kimse kalp incitmeyi marifet saymazdı.

Şimdi zaman başka türlü akıyor.
Kapılar kapalı,
kalpler de öyle…
İnsanlar yan yana,
fakat birbirine uzak.
Sözler daha keskin,
bakışlar daha yorgun.

Nezaket eskisi gibi kendiliğinden değil artık.
Hatırlanması gereken bir erdem. Özen gösterilmesi gereken bir incelik.

Ama hala mümkün.
Bir kapıyı tutarken,
birine yol verirken,
bir selamı içtenlikle verirken
o eski vakitlerden küçük bir parça
bugünün içine sızabiliyor.

Belki de özlenen geçmiş değil; geçmişteki nezaketin insana verdiği o ferahlık hissi…

Rahime AKTAŞLIOĞLU

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER