Text Size
Reklam

ANNE SÖZÜ DİNLER GİBİ MOUSE’M

Mesajınız var…

Hayatı bir ekranın camı kadar küçük olmayanlara…

Hepimizin bir de sevgi tuşu var, bastığında tazelendiğin…

Yeni mesaj geldi…

Seçenek sizin ister reddedin, ister okuyun…

Tek kişilik hayatlar yaşar olduk...

Elimizde telefon, dizimizde bilgisayar, karşımızda televizyon…

   

Türkiye'nin Ulusal Bilim Politikası Var mı?

 Türkiye Bilimsel Yayın Göstergeleri Dünyanın Göstergelerine Göre Ne Durumdadır?


20 Şubat 2010 tarihinde ULAKBİM de yapılan toplantıda Türkiye'nin Bilimsel Yayın politikası konusu bir günlük bir çalıştay ile masaya yatırıldı. Çalıştaya ULAKBİM bünyesindeki dört veritabanı grubunun üyeleri katıldılar. Yaşam Bilimleri Veritabanı gurubu üyesi olarak ben de toplantıya katıldım. TÜBİTAK başkanının danışmanı sıfatı ile Prof. Dr. İsmail Hakkı Demirel Türkiye'nin bilim politikası var mı? başlıklı sunusu ile Dünyada son yıllarda hangi bilimsel alanlarda daha çok bilimsel araştırma ve yayın yapıldığını karşılaştırmalı olarak sundular. Türkiye'nin dünyadaki yerini de ortaya koydular. Çizilen Türkiye resmi toplantıdaki akademisyenlerin kafasında bıraktığı sonuç, dünyada yıllık makale üretme potansiyeli yönünden 19 sıradaki ülkemizin ürettiği makalelerin değer görmesi bakımında dünyada aynı ağırlıkta olmadığı görülüyor. Nüfus büyüklüğü üzerinden bin kişi başına bilim insanı, bilimsel araştırma kapasitesi, yapılan yayınların atıf alması yönünden pek de istenilen düzeyde olmadığımız görülüyor.

   

Ankara'nın Sesi Sitesi Okurları'na

‘’Köy çeşmesinin başına henüz varmıştı. Elinde güyüm, sıraya girdi. Gelecek miydi acep?  Gelirdi elbet. Ne vakit söz verse her zaman yerine getirmemiş miydi?

Yazmasını başından sıyırdı. Hava oldukça sıcaktı. Yazmayı, suyun altına tuttu. Suyla birlikte düşünceleri de oluktan akıp gidiyordu. Kaç sene olmuştu? Kavlimiz diyordu içinden, kavlimiz… Bir bilirim, ancak ya gelmezse?..

 

   

ÇANAKKALE İÇİNDE

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

   

“ALEMLER SULTANINA”

GÜL…

Seni sevmek, ateşle oynamakmış Gül.
Sevdim,
Ateşi tutma pahasına sevdim seni.
Sımsıkı sardım o kor ateşi,
Ve hatta içime çektim…
Ateşle oynamayı seçtim ben, Gül,
Yanmayı seçtim.
Seni sevmek yanmakmış Gül,
Yanıp kavrulmak.
Yandım alev alev…
Sana yandım…

   

EVİNE HOŞ GELDİN YAVRU (2)

Sizlerin de hatırlayacağı gibi bir önceki yazımızda alınan yavru köpeğin ihtiyaçlarını anlatmaya başlamıştım. Bu yazımızda kaldığımız yerden devam edelim

Mama kapları fırça-tarak gibi ihtiyaçların dışında güvenli oyuncaklar yavru köpeğiniz için önemlidir. Oyuncakları olmazsa, önlerine çıkan her şeyi çiğneyerek potansiyel bir oyuncak haline getirebilirler.Oyuncaklar ev eşyalarına zararı azaltmakla birlikte yavrunuzun çiğneme ihtiyacını gidermesi için güvenli bir yoldur.Oyuncak seçerken, özellikle yavru köpekler için uygun olmasına, parçalanmayacak, yırtılmayacak ve yutulmayacak cinsten olmalarına dikkat edilmelidir.

   

Facebook'da arkadaş olurken dikkat edin...

JavaScript is disabled!
To display this content, you need a JavaScript capable browser.

   

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Anket-1

Bu Gün Seçim Olsa Hangi Parti Kazanır
 

Anket-2

Ankara'nın En Bakımlı Parkı Hangisi?
 
Reklam

Atalay Demirci - Ankara Şiiri

Reklam

Kimler Sitede

Şu anda 1 konuk çevrimiçi

Gazete Küpürleri

Reklam
Reklam
Reklam

Ankara Namaz Vakitleri

Hava Durumu

41°
°F | °C
Mostly Cloudy
Humidity: 87%
Wed

43 | 60
6 | 15
Thu

44 | 69
6 | 20
Fri

40 | 58
4 | 14
Sat

40 | 53
4 | 11

Haber Dosyası-1

Atatürk İlköğretim Okulu

Atatürk, eğitim ile ilgili bir toplantı sırasında Ulus ve Anafartalar caddesinin olduğu bölgenin okul ihtiyacını karşılamak üzere; şu anda mevcut olan Atatürk İlköğretim Okulunun bulunduğu yere okul yapılması talimatını verir.

O zamanki yetkililer “ Şu anda bütçemizde ödeneğimiz yok. Okulu yapma işini bir dahaki seneye erteleyelim paşam “derler

Atatürk “ Hayır bu sene başlayacaksınız ve yapımı da en kısa sürede bitecek. Okulun masrafının yarısını da ben karşılayacağım “ der. Devamını oku...Bağlantısı  

Haber Dosyası-2

Domuz Gribi Nedir?

Domuz gribi nedir?
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır?
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?

Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Devamını oku...Bağlantısı  
Reklam

Bu Rehber Firma ve İlan Sitesi

Reklam

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı

Reklam

Ankara'nın sesi Facebook Hayran Sayfası

Ankara'nın Sesi on Facebook
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval