Üzülmeyin…
İnsan bazen hayatına giren kişilerin neden geldiğini yıllar sonra anlıyor. O an sadece kırılıyor, ağlıyor, öfkeleniyor ya da eksiliyor sanıyor kendini. Oysa hayat dediğimiz şey biraz da insanların birbirine bıraktığı izlerden oluşuyor.
Kimse sebepsiz girmiyor hayatımıza.
Kimi bir yara bırakıyor, kimi bir çiçek.
Kimi omzuna başını koyup güvenmeyi öğretiyor, kimi ise bu dünyada sadece Allah’a güvenileceğini…
Ve aslında her insan, hayat okulunun başka bir öğretmeni oluyor.
Bazen biri gelir; sevgiyi öğretir. Bir insanın sesiyle bile huzur bulabileceğini anlarsın. Sarılmanın sadece fiziksel bir temas değil, ruhun dinlenme biçimi olduğunu gösterir sana.
Bazen biri gelir; sadakatin ne kadar kıymetli olduğunu öğretir. İnsan, güven duyduğu yerde çocuklaşır çünkü. En kırılgan tarafını bile korkmadan gösterir.
Bazen biri gelir; seni kandırır. İşte o zaman aptal olmamayı öğrenirsin. Her gülümseyenin dost, her seviyorum diyenin samimi olmadığını anlarsın. Ve bu da bir derstir.
Çünkü hayat sadece güzel şeylerle büyütmez insanı. Hayal kırıklıkları da büyütür.
Bazı insanlar bir mevsimliktir. Gelir, seni değiştirir ve gider. Ardından uzun süre nedenini sorgularsın. Sonra bir gün anlarsın; o kişinin görevi senin hayatında kalmak değil, sana bir şey öğretmektir.
Ve bazen biri gelir…
Hiç gitmez.
Onunla hayatın sıradanlığı bile güzelleşir. Hastalığı paylaşır, yorgunluğu paylaşır, aynı sofrada susmayı bile seversin. Çünkü gerçek bağ, sadece mutlu günlerde kurulmaz. İki insanın birbirinin yükünü de taşıyabilmesidir sevgi.
İnsan büyüdükçe şunu öğreniyor: Kimse tamamen masum değil. Kimse tamamen kötü de değil. Hepimiz biraz ailemizden, biraz yaşadıklarımızdan, biraz kırıldığımız yerlerden oluşuyoruz.
Belki de doğduğumuz tarih gerçekten bir barkod gibidir. Kimimiz daha hassas gelir dünyaya, kimimiz daha sert. Sonra hayat eklemeler yapar üzerimize. Annemizden, babamızdan, sokaktan, okuldan, aşktan, ihanetten, dostluktan parçalar alırız.
Ve günün sonunda ya iyi biri olmayı seçeriz…
Ya da canımız yandı diye can yakmayı.
Oysa iyi olmak hâlâ bir tercihtir.
Zor ama çok değerli bir tercih.
Evet, bazen hayal kırıklıklarımız olur. Ama zamanla şunu da öğreniriz: İnsan, hayal kırmamayı öğrendiğinde gerçek olgunluğa yaklaşır.
Bu yüzden üzülmeyin.
Ümitsiz olmayın.
Sizin gibi iyi niyetli, dürüst, sadık kalmaya çalışan insanlar hâlâ var bu dünyada. Belki sessizler, belki yorgunlar, belki sizin kadar kırılmışlar… Ama varlar.
Ve bir gün yollar mutlaka kesişir.
Hayatı sadece acılara tutunarak yaşamayın. Çünkü acı, insanın evinden çok misafiri olmalı. Kalıcı olduğunda ruhu karartır.
Öğrenin.
Her ilişkiden, her vedadan, her konuşmadan bir şey öğrenin.
Ve öğrendiğiniz halinizin en iyi versiyonuyla yaşamaya devam edin.
Çünkü dünyaya bir kere geldik.
Bir kere seveceğiz, bir kere kırılacağız, bir kere yaşayacağız.
Ve belki de bütün mesele, bu kısa ömrü huzurlu bir kalple tamamlayabilmektir.
Düş Çobanı
Müyesser DOĞAN.




























YORUMLAR