✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu
Bölüm 7: Fırtına Çatlarsa
Yazan: Rahime Aktaşlıoğlu
İnsanın hayatında bazı dönemler vardır: Her şey sanki yerli yerindedir ama havada görünmeyen bir gerilim dolaşır. Bir fırtına yaklaşır; henüz gelmemiştir ama gelmek üzere olduğunu bilirsin. Onun için o dönem tam da böyleydi.
Günler düzenli geçiyordu. Okuluna gidiyor, derslerine çalışıyor, evde bebeğinin kokusuna sığınıyordu. Ailesi hala onun etrafında bir çember gibiydi.
Ama o çemberin dışında, gözle görülmeyen bir karanlık akıyordu.
Bir akşam kapı çalındı. Kardeşlerden biri açtı. Sesler yükselmedi ama havadaki değişim hemen hissedildi. Bir yabancının sesi değildi gelen; belki de en tanıdık seslerden biriydi. Ama tonunda farklı bir şey vardı acele, belirsiz ve gerilimli.
Kadın kapıya yöneldiğinde kalbi nedenini bilmediği bir hızla çarpıyordu. Kimin geldiğini gördüğünde kaderin ona yeni bir sınav daha hazırladığını anladı.
Konuşmalar kısa, keskin ve düzensizdi. Kimse bağırmıyordu; ama sessizliğin altına gizlenen bir öfke akıyordu.
“Geri dön.”
“Bu hayat böyle yürümez.”
“Terk ettin.”
“Ben çocuğumu isterim.”
Sözlerin içindeki asıl mesele cümlelerde değil, cümlelerin arasındaki sessizlikteydi. Kadın ilk kez bu sessizliğin ona zarar vermediğini fark etti. Eskiden korkardı, şimdi sadece dinliyordu.
O an içinde bir şey netleşti: Artık kaybetmekten korktuğu tek şey kendi yoluydu.
Evdeki herkes ortamın ağırlığını hissetmişti. Baba kapının yanında durdu; annesi nefesini tuttu. Kimse müdahale etmedi; çünkü bazen bir kadının kendi sesini bulması için
kimsenin konuşmaması gerekir.
Kadın derin bir nefes aldı.Karşısındaki gözlerin içine baktı.Korkmuyordu. Sesini yükseltmedi, bağırmadı, tartışmadı. Sadece ilk kez kendi hayatına ait bir cümlenin ağırlığını
sakinlikle taşıdı:
“Benim yolum burada.”
Cümle bu kadar sade ama bu kadar ağırdı. Kapının önündeki adam ne yapacağını bilemedi. Çünkü karşısında yıllardır tanıdığı aynı kadın yoktu; daha sessiz, daha güçlü bir hali vardı onun.
Konuşma bitmedi, sadece tükenip yere indi. Adam kapıdan çıktı, ardında hem bir gerginlik hem bir boşluk bırakarak.
Kapı kapandığında eve bir sessizlik yayıldı. Herkes kadına baktı; o ise hiçbir şey olmamış gibi bebeğinin yanına gitti.
Bebeğinin minik yüzüne dokunduğunda içinden bir cümle geçti:
“Ben artık eskisi değilim.”
Fırtına çatlamıştı… Ama onu yıkmak yerine içindeki gücü açığa çıkarmıştı.
Ve asıl yolculuk şimdi başlıyordu.
Devamı yarın…


























YORUMLAR