Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Gülhanım Sarı
Gülhanım Sarı

İçimizde Saklı Bir Hakikat:Mutluluk

                                                      

İçimizde Saklı Bir Hakikat:Mutluluk  

Mutluluk…
Daha kelimeyi söylerken bile insanın içinde hafif bir sıcaklık bırakan, kulağa yumuşak, kalbe dokunan bir his. Sanki yalnızca anlamıyla değil, sesiyle bile insanı sarıp sarmalayan bir kelime.
Peki, nedir mutluluk? Dış koşulların bize sunduğu geçici bir armağan mı, yoksa bakış açımızın içinde saklı kalıcı bir hâl midir? 

Kimileri için mutluluk; sahip olunan bir ev, bir araba ya da maddi bir güvenceyken, kimi için bir dostun samimi gülüşü, bir sevgilinin varlığıdır.
Bazıları içinse mutluluk çok daha sade ve derindir: Konuşabilmek, görebilmek, duyabilmek… Yani sağlıklı bir şekilde var olabilmenin kendisi.
Aslında mutluluk, çoğu zaman sandığımızdan daha yakınımızda, belki de tam da içinde bulunduğumuz anda, fark edilmeyi bekleyen bir gerçekliktir. 

Kim bilir mutluluğun özü, hayatı olduğu gibi kabul edebilmekte gizlidir. Eksikleriyle, fazlalıklarıyla, inişleri ve çıkışlarıyla… Çünkü bazen mutluluk, sahip olduklarımızdan çok, onları nasıl gördüğümüzle ilgilidir. 

Bana göre mutluluk, ne yalnızca dış koşullara bağlıdır ne de tamamen soyut bir kavramdır;
Mutluluk, hem içimizde hem de sahip olduklarımızın farkına varabildiğimiz yerde saklıdır.
Marcus Aurelius’un da dediği gibi:
“Sabahları uyandığında hayatta olmanın, sevmenin, mutlu olmanın ve düşünmenin nasıl bir ayrıcalık olduğunu düşün.”
Bu söz, mutluluğun çoğu zaman gözümüzün önünde duran ama alışkanlıklarımızın gölgesinde fark edemediğimiz bir gerçek olduğunu hatırlatır. 

İnsan olabilmek; Yalnızca var olmak değil, düşünebilmek, hayal kurabilmek ve tefekkür edebilmektir.
Ve belki de tam burada, mutluluğun en saf hâli gizlidir. Çünkü insan, sahip olduğu nimetlerin farkına vardıkça derinleşir, şikâyet ettiklerinden çok şükrettiklerine odaklandıkça da hafifler.
Zihnimiz çoğu zaman bizi eksik olana yönlendirirken, kalbimiz aslında sahip olduklarımızla yetinebilmeyi fısıldar bize. 

Bu yüzden mutluluk, çoğu zaman büyük ve ulaşılması zor bir hedef değil;
Küçük anların içinde saklı, fark edilmeyi bekleyen bir hakikattir.
Bazen bir nefeste, bazen bir tebessümde, bazen de sadece “varım” diyebilmenin huzurunda kendini gösterir.
Önemli olan, onu nerede aradığımız değil;
Onu görebilecek bir bakış açısına sahip olup olmadığımızdır. 

 Mutluluk; Uzaklarda aranan bir hedef değil, çoğu zaman içinde bulunduğumuz anın ta kendisidir. 
Onu belirleyen, sahip olduklarımızdan çok onlara nasıl baktığımızdır.
İnsan fark ettikçe zenginleşir, şükrettikçe çoğalır. 

Belki de gerçek mutluluk;
Hayatın kusursuz olmasını beklemek değil, kusurların içinde bile huzuru bulabilmektir.
Çünkü mutluluk dışarıda değil, fark edildiğinde içimizde büyüyen koskoca bir hakikattir. 

Yeter ki bir an durup, içimizde saklı olan Mutluluğu görmek isteyelim. 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER