DÜŞÜNCENİN KONFORLU HAPİSHANESİNDEN EYLEMİN BELİRSİZ SAHNESİNE.
Çağımızın en zarif hastalığı, her şeyi bilip hiçbir şeyi değiştirmemektir. Descartes yüzyıllar önce felsefenin temelini atmıştı: “Düşünüyorum, o halde varım.” Doğru bir tespitti fakat eksikti. Bugün bu cümlenin üzerine yeni bir tuğla koymak zorundayız: Eyleme dönüşüyorum, o halde bu varlığı yaşıyorum.Çünkü düşünmek yalnızca başlangıçtır. Bir fikrin, bir kararın ya da anlık bir farkındalığın hayatımızda gerçek bir karşılığı olabilmesi için zihnin korunaklı duvarlarından çıkıp davranışa dönüşmesi gerekir. Oysa biz ne yapıyoruz? İnsanın, sadece düşünerek değişebileceğini sanıyoruz. O büyük yanılgının içinde günleri, ayları, yılları eritiyoruz.
düşünmeyi uzatıyorum? Cevap canımızı yakabilir ama bizi kendimizle karşı karşıya getiren sorular en değerli olanlarıdır.Düşünelim, sorgulayalım, tereddüt edelim. Ama bir yerde o zihinsel konfordan çıkıp yaşamaya başlamamız gerekir. Hayat, zihnimizden geçen kusursuz ihtimalleri değil, cesaret edip gerçeğe dönüştürdüğümüz seçimleri kaydeder. Eyleme dönüşmeyen her düşünce, insanı yoran bir bilmeceden ibarettir.Yaşamak güzel şey. Eyleme geçerek, risk alarak ve gerçeğe dokunarak…
Yaşamak güzel şey vesselam .
Devam ….
Müyesser Doğan
































YORUMLAR