FARKLILIKLARLA YAŞAYABİLMEK
Kaybolan Değerler Serisi
HOŞGÖRÜ
Herkes haklı.
Herkes kendi doğrusunun peşinde. Kimse karşıdakini anlamaya, onun farklılığına tahammül etmeye yanaşmıyor. Oysa hayat, aynı düşünenlerin değil; farklı düşünenlerin bir arada yaşama sanatıdır değil mi?
Bugün hoşgörü, zafer olarak görülmüyor. Hoşgörülü olmak “kaybetmek” sayılıyor. Fikirler tartışılmıyor, insanlar etiketleniyor.
Bir düşünceye katılmıyorsak, o insanı düşman ilan ediyoruz.
Oysa hoşgörü, haksızı haklı çıkarmak değil, hoşgörü, karşıdakinin de var olma hakkını tanımaktır.
Ne yazık ki bugün sosyal medyada, iş yerinde, hatta aile içinde bile hoşgörü tükeniyor. Herkes kendi haklılığını dayatıyor. Farklı bir görüş, bir tehdit gibi algılanıyor.
Peki hiç düşündünüz mü?
Acaba bizim doğrumuz kadar, karşımızdakinin de bir doğrusu olabilir mi?
Belki de bugün en büyük ihtiyacımız, “Ben doğruyum” demeden önce “Acaba onun da bir doğrusu var mı?” diye sorgulayabilmektir.
Ve biz bu hoşgörüyü yok saydığımız yerde iletişim kopar, kutuplaşma artar, toplum parçalanır ve insanlar yalnızlaşır.
Oysa ki hoşgörü, farklılıkları yok saymak değil; onlarla yaşayabilmektir.
Belki de artık şu soruyu sormalıyız:
“Ben, benden farklı düşünene tahammül edebiliyor muyum?”
Değerlerle büyüyen bir gelecek için.
H. Ü.
































YORUMLAR