Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Rahime AKTAŞLIOĞLU
Rahime AKTAŞLIOĞLU

DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu

✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu

Bölüm 1

Çöküşün Sessizliği
Yazan: Rahime Aktaşlıoğlu

Hayat bazen insanın üzerine ağır bir sessizlik bırakır. Öyle bir sessizliktir ki, ne dışarıdan duyulur ne de kolayca anlatılır. Sadece taşıyan bilir. Onun sessizliği de böyle başladı.

Büyük şehre gelmişti ama içinde kendini küçülten bir duygu vardı:
“Kaldırabilir miyim?”
Bu soru, sabah uyandığında da gece gözünü kapadığında da aynı ağırlıkla yanındaydı.

Yeni ev küçük ama umut doluydu.
Aile bir çember gibi etrafını sarmıştı:
Annesi, babası, kardeşleri, hepsi…
Biri bebekle ilgileniyor, biri evin düzenini kuruyor,
biri onun sessizliğini anlamaya çalışıyordu.
Ama tüm bu kalabalığın içinde o,
derin bir yalnızlık duygusuyla baş başaydı.

Çünkü herkes yanında durmuştu ama
hayatı yine de onun omuzlarında duruyordu.

Okulun ilk günleri ona aynı anda hem güç verdi, hem korkuttu.
Sınıfa adım attığında sıraların arasından geçen yılları hissetti.
“Burada olmalı mıydım? Yoksa çok mu geç kaldım?”
Bu sorular içten içe ondan bir cevap bekliyordu.

Kendisi gibi genç kızların arasında, bir yaşında bir çocuk büyütmenin sessiz deneyimini cebine saklamış bir anne olarak durdu.
Hiç kimse bilmedi;
o sınıfa gelirken kaç kez uykusuz kaldığını, kaç kez karar değiştirdiğini, kaç kez vazgeçip yine kendine döndüğünü.

Her teneffüste nefes alıp derin bir iç çekiyordu. Ama kimse duymuyordu.

Bir akşam, herkesin uyuduğu bir saatte odasında oturdu.
Bebeğinin nefesi derin, evin sessizliği sakindi.
Ama onun içi öyle değildi.
Kırılgan bir yerden geçen bir güç vardı içinde.
Sadece kendisi duyuyordu:

“Devam et.”

O gece kendini ilk kez dışarıdan gördü:
Genç yaşında hem anne olmuş, hem hayallerini yarıda bırakmış,
hem de hepsini yeniden kurmaya çalışan bir kadın.
Bu yükü taşırken kimseye belli etmediği bir gerçek vardı:

O aslında çok yorulmuştu.

Ama yorgunluk onun için durmak değil,
yürümeye devam etmek anlamına geliyordu.

Çünkü hayat ona sessiz bir öğretmenlik yapıyordu: Bazen en büyük dönüşümler, en sessiz dönemlerde başlardı.

Birlikte yaşadığı sevgi dolu ailesi,
evin içindeki sıcaklık,
bebeğinin sesi…
Bütün bunlar onun dış kabuğuydu;
içinin ne kadar kırgın olduğunu kimse bilmiyordu.

Ama kırılganlık bazen bir kadının en büyük gücüdür.
O da bunu henüz bilmiyordu.

Henüz…

Bu bölümün sonunda tek bir şey kesinleşmişti:
Bu sessizlik uzun sürmeyecekti.
Belli ki çok daha büyük bir şey yaklaşmaktaydı.

Devamı yarın…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER