Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Rahime AKTAŞLIOĞLU
Rahime AKTAŞLIOĞLU

DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu (3)

✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu

Bölüm 3

Telefonun Söylediği Gerçek

Yazan: Rahime Aktaşlıoğlu

Bazı haberler insanın hayatına kapıdan değil, ince bir telefon sesiyle girer.
Bir cümlenin tonunda saklanan niyet,
koca bir geleceği altüst edebilir.

O gün de sıradan başlamıştı.Sabah okula gitmiş, derslere girmiş, akşamüstü evin kalabalığına karışmıştı.
Kimse bir şeyin yaklaşmakta olduğunu hissetmiyordu.

Akşam, herkes bir köşeye çekilmişken
telefon çaldı. Ekrana düşen isme bakınca kalbinde hafif bir ses belirdi:
“Bu kez ne söyleyecek?”

Cevap verdi.
Karşıdan gelen ses sakin değildi; kararlılık ile tehdit arasında sıkışmış bir tondaydı.

“Okulu bırakıp eve döneceksin. Dönmezsen çocuğu alırım.”

Cümlenin yarısı geçmişi yıkıyor, diğer yarısı geleceği karartıyordu.

Birkaç saniye konuşamadı. O sessizlikte kendi nefesini, bedeninin ağırlığını, kalbinin hızla çarpışını duydu.

Bir annenin en yumuşak yerini hedef alan bir cümleydi bu. Korkuyu derinleştiren, belirsizliği büyüten bir cümle.

Ama tuhaf olan şuydu: Korku kadar öfke de vardı içinde. O öfke yıllardır biriken; yeri geldiğinde susmanın, yeri geldiğinde kırılmanın, yeri geldiğinde ertelemenin ağırlığıyla doluydu.

Telefondaki ses beklemeden kapandı. Ardından odanın içinde keskin bir sessizlik kaldı.Evin kalabalığı bile o sessizliği dağıtamıyordu.

O gece hiç kimse onun içinde olup biteni anlamadı. Gülümsedi, çocuğunu kucağına aldı, sofraya oturdu…
Ama içinden geçen tek cümle şuydu:

“Ben neyin bedelini ödüyorum?”

Gece herkes uyuduktan sonra yatağının ucunda uzun süre oturdu. Bebeğinin nefesi yan odadan duyuluyordu.
İçinde yükselen düşünce giderek netleşti:

“Ben bu hayali yarım bırakırsam,
yarım kalacak olan sadece ben değilim.”

Bu düşünce onu ürkütmedi; aksine ilk kez bir kararlık duygusu getirdi. Sanki içinde biri fısıldadı:

“Vazgeçme.”

Ama ertesi sabah hayat ona daha net bir cevap verecekti.

Evin kapısı açıldı. Babası, her zamanki gibi okula götürmek için hazırdı.
Yol boyunca konuşmadılar. Şehir sessizdi;
arabada soğuk bir sabah havası vardı.

Bir kavşakta babası arabayı yavaşlattı,
gözlerini yoldan ayırmadan konuştu:

“Kızım…
Bu okulu bitirmezsen,
ben sana hakkımı helal etmem.”

Bu cümle, önceki gecenin korkusunu bir anda eritip yerine tek bir şey bıraktı:

Yol.

Sanki karanlığın içinden bir çizgi çekilmiş, o çizgi ona yönünü göstermişti.

Ne olursa olsun, kim ne söylerse söylesin, hangi tehdit gelirse gelsin…

Artık duracak bir yer yoktu.

Kendi içinden yükselen o sessiz söz, ilk kez dışarıdaki bir gerçekle birleşmişti:

“Ben devam edeceğim.”

Ve o gün, hikayenin gidişatı geri dönülmez biçimde değişti.

Devamı yarın…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER