✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu
Bölüm 18: Kendine Ait Bir Ses
Yazan: Rahime Aktaşlıoğlu
Bir kadının hayatında en geç gelen şeylerden biridir kendi sesi. Çünkü yıllarca başkalarının cümleleriyle konuşur:
“Olmaz”,
“Bekle”,
“Şimdi sırası değil”,
“Sonra bakarız”…
Onun sesi de uzun süre böyle bastırılmıştı. Ama artık bastırılmıyordu. Okulda bir gün, bir konu üzerine görüş sorulduğunda ilk kez düşünmeden konuştu. Cümleler hazırdı. Ne süslüydü ne iddialı. Ama kendisine aitti.
Konuşması bittikten sonra içinde bir rahatlama hissetti. Bu, onaylanmanın verdiği bir rahatlık değildi. Kendi cümlesini kurabilmiş olmanın huzuruydu.
O an anladı: İnsan kendi sesini bulduğunda kimsenin sesini kısmaya ihtiyacı kalmaz. Artık konuşurken ne savunma yapıyordu ne açıklama. Ne gerekirse onu söylüyor, ne gerekmezse susuyordu.
Bu suskunluk geri çekilme değildi. Seçimdi. Evde de sesi değişmişti. Daha az tartışıyor, daha net konuşuyordu. “Belki” demek yerine “böyle olacak” diyordu. Kimseyi incitmeden, ama kendini silmeden…
Bir akşam çocuğunu uyuturken kendi sesini dinledi. Masal anlatırken kelimeler dökülüyordu ağzından. Yumuşak ama kararlı… O masalı sadece çocuğuna değil, biraz da kendine anlatıyordu sanki. O gece şunu düşündü: Bir kadın kendi sesini bulduğunda hayat onunla daha net konuşur. Artık ona gelen cümleler daha doğrudandı.
Ne istediğini bilen biriyle hayat da net olurdu. Ve belki de en önemlisi: Kendi sesini bulan bir kadın, bir daha kolay kolay susmaz. Ama bu susmamak, yüksek sesle bağırmak değildir. Bu susmamak, kendi varlığını inkâr etmemektir. Kadın artık buydu. Ve bu ses, onu daha çok yere götürecekti.
Devamı yarın…


























YORUMLAR