KAYBOLAN DEĞERLER SERİSİ
NEZAKET
Bir toplumun seviyesi, sadece inşa ettiği binalarla değil; kurduğu cümlelerle de ölçülür. Bugün sokakta, trafikte, iş yerinde, okulda ve hatta evlerimizin içinde bile eksikliğini en çok hissettiğimiz değerlerden biri nezakettir.
Çünkü artık insanlar, nazik olmayı zayıflık; kırıcı olmayı ise cesaret sanıyor.
Bir teşekkür etmek zor geliyor.
Bir özür dilemek gurura dokunuyor.
Bir “lütfen” demek gereksiz görülüyor.
Oysa nezaket, büyük fedakârlıklar istemez. Bir tebessüm… İçten söylenmiş bir “kolay gelsin”… Samimi bir “geçmiş olsun”… kalplerimize dokunur. Bu fedakârlıklar bazen bir insanın bütün gününü değiştirmeye yeteceğini, sözlerin kalplerimize dokunacağını hepimiz biliyoruz.
Oysa ki Nezaket; sadece görgü kuralı değildir. Karşımızdaki insana, “Sen değerlisin.” diyebilmenin en sade hâlidir.
Ne yazık ki bugün insanlar, haklı olmayı nazik olmaktan daha önemli görmeye, sosyal medyada düşüncelerini söylemek yerine hakaret etmeye, Tartışma oluşturarak insanları hedef almaya, sesini yükseltirse güçlü, sessiz ve nazik olursa dürüst ve zayıf sayılmaya başladı. İşte bu yüzden nezaket çok önemli. Nezaket düşüncelerimizi yumuşatmaz; onları daha değerli hâle getirir.
Veee en üzücü durum ise şu: Mahremiyetin ihlal edildiği, merhametin zayıfladığı, adaletin tartışıldığı, vicdanın sustuğu, güvenin sarsıldığı, saygının azaldığı, sorumluluğun unutulduğu, empatinin kaybolduğu ve vefanın eksildiği bir toplumda…
Nezaketin sessizce aramızdan ayrılması hiç şaşırtıcı değildir.
Belki de bugün en büyük eksiğimiz, birbirimize nazik olmayı unutmuş olmamızdır. Çünkü nezaketin olmadığı yerde iletişim sertleşir. Sertleşen iletişim, kalpleri uzaklaştırır. Uzaklaşan insanlar, aynı toplumda yaşasalar da birbirlerine yabancılaşır.
Peki artık kendimize şu soruyu sormalı mıyız?
“Ben, kırmadan da doğruyu söyleyebiliyor muyum?”
Çünkü nezaket, sözleri süslemek değil; insanı incitmeden konuşabilme erdemidir. Ve bazen bir toplumun değişimi, büyük nutuklarla değil; küçük bir “lütfen”, içten bir “teşekkür ederim” ve samimi bir “özür dilerim” ile başlar unutmayalım.
Değerlerle büyüyen bir gelecek için.
H. Ü.






























YORUMLAR