KAYBOLAN DEĞERLER SERİSİ
EMPATİ
Herkes duyulmak istiyor. Ama kimse gerçekten dinlemiyor. Herkes anlaşılmayı bekliyor. Ama anlamaya çalışanların sayısı her geçen gün azalıyor.
Bugün empati denince çoğu insan, “Kendini onun yerine koymak” diyor. Peki gerçekten bunu yapabiliyor muyuz?
Trafikte öfkeyle korna çaldığımız kişinin belki de bir hastasını yetiştirmeye çalıştığını bilsek… Aynı tepkiyi verir miydik?
Kasiyerin yavaşlığına sinirlendiğimiz anda, onun saatlerdir ayakta çalıştığını düşünsek…. Yine aynı sertlikle bakar mıydık? Muhtemelen hayır.
Ama artık kimse durup düşünmüyor. Çünkü insanlar anlamaktan çok yargılamaya alıştı.
Oysa empati, sadece “Seni anlıyorum” demek değildir. Empati; karşındakinin yükünü hissetmeye çalışmaktır. Onun sustuğu yerde ne yaşadığını fark edebilmektir.
Bugün ise insanlar, başkasının yaşadığını anlamaya çalışmadan hüküm veriyor. Bir düşünceyi dinlemeden reddediyor, bir insanı tanımadan etiketliyor.
“Zaten bunlar hep böyledir” cümlesi, empatinin sustuğu yerde başlar.
Mahremiyetin ihlal edildiği, merhametin zayıfladığı, adaletin tartışıldığı, vicdanın sustuğu, güvenin sarsıldığı, saygının azaldığı ve sorumluluktan kaçıldığı bir toplumda… Empatinin kaybolması kaçınılmazdır.
Bugün belki de en büyük sorun şu:
İnsanlar artık birbirini anlamaya değil, birbirini yenmeye çalışıyor. Oysa empati; haksızı haklı çıkarmak değildir. Yanlışı savunmak hiç değildir.
Empati, önce anlamaya çalışmaktır.
Çünkü anlamadan verilen her hüküm, eksiktir.
Empatinin olmadığı bir yerde:
* İletişim kopar
* Güven kurulamaz
* Bağışlayıcılık kaybolur
* Ve insanlar giderek yalnızlaşır
Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Ben, karşımdakini anlamak için gerçekten çaba gösteriyor muyum?”
Çünkü empati olmadan ne sevgi tamamlanır, ne adalet güçlenir, ne de toplum huzur bulur.
Değerlerle büyüyen bir gelecek için,
H. Ü.




























YORUMLAR