Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Birsel GONCA
Birsel GONCA

Arılar İçin Bal Ormanı, Bizler İçin Ne Anlama Gelir?

Biyolog Birsel’in Seyir Defteri

Arılar İçin Bal Ormanı, Bizler İçin Ne Anlama Gelir?

Bu günlerde Haklı bir telaş taşıyoruz. Çünkü üzerinde yaşadığımız Dünya bir tane; çapı belli, kaynakları sınırlı…

Buna karşılık dünya üzerindeki tüketici canlı nüfusu, özellikle de insan nüfusu artarken doğal kaynaklar aynı hızla çoğalmıyor. Toprak yoruluyor, su azalıyor, doğal yaşam alanları parçalanıyor. Bazı kaynakların tamamen yok olma ihtimali artık uzak bir gelecek senaryosu değil; kapımızı çalan güncel bir tehlike hâline geliyor.

Bu tabloyu birçok açıdan değerlendirmek, kısa, orta ve uzun vadeli çözümler üretmek mümkün. Ancak orta ve uzun vadeli bütün çözüm arayışlarının ortak bir şartı bulunuyor: Ekosistemi ayakta tutan temel canlı gruplarını korumak ve çoğaltmak.

Bu canlıların başında hiç kuşkusuz arılar geliyor.

Arılar yalnızca bal üreten canlılar değildir. Onlar, çiçekli bitkiler ile yaşamın devamı arasında çalışan görünmez birer ekolojik köprüdür. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Arıcılık Araştırma Enstitüsünün verilerine göre Türkiye’de arıcılık açısından önem taşıyan yaklaşık 500 bitki bulunmakta, bunların 50–60 kadarı ekonomik ölçekte güçlü nektar ve polen kaynağı oluşturmaktadır.

İşte bu nedenle arı ormanları, daha doğru ve resmî adıyla bal ormanları, yalnızca bir arıcılık faaliyeti olarak görülmemelidir. Bal ormanları; bitkisel çeşitliliğin, tozlaşmanın, kırsal kalkınmanın, gıda güvenliğinin ve iklim direncinin birlikte ele alındığı yaşam döngüsünün en önemli parçalarından biridir.

Ancak bal ormanı kurmak, hazır bir bitki listesini alıp her bölgeye aynı biçimde uygulamak değildir. Örneğin Kıyı Ege ile İç Ege’nin iklimi aynı olmadığı gibi Muğla’nın denize yakın kızılçam kuşağıyla Afyonkarahisar’ın yüksek ve karasal alanları da aynı bitkileri taşıyamaz.

Bu nedenle ilk kural şudur:

Yerel türleri korumak, mevcut doğal florayı güçlendirmek ve yalnızca yetişme ortamına uygun bitkileri kullanmak.

Burada teknik ayrıntılara girerek satırları uzatmak istemiyorum. Bu yazıdaki asıl amacım yeni bir farkındalık oluşturmak; “orman” denildiğinde aklımıza yalnızca birkaç çam türünün gelmemesi gerektiğini vurgulamak ve bitki örtümüzün çeşitliliğini, zenginliğini yeniden gündeme taşımaktır.

Çünkü gerçek bir bal ormanı, tek türden oluşan bir ağaçlandırma alanı değildir. Çok katlı, çok türlü ve çok mevsimli bir ekosistemdir.

Üst katta ağaçlar, orta katta çalılar, alt katta ise otsu ve yer örtücü bitkiler bulunur. Böylece farklı dönemlerde çiçeklenen bitkiler, arılara ve diğer tozlaştırıcılara yılın daha uzun bir bölümünde besin kaynağı sağlar.

Bal ormanlarının sağladığı yararlardan yalnızca bazıları şunlardır:

Yabani arıları ve diğer tozlaştırıcı canlıları korur. Tarımsal ürünlerin tozlaşmasına katkı sağlar. Tıbbi ve aromatik bitkilerin yetişmesine ortam hazırlar. Erozyonla mücadeleye ve toprağın korunmasına yardımcı olur. Kırsal nüfusa bal, polen, propolis, arı sütü ve balmumu gibi farklı gelir kaynakları sunar.

Ancak bütün bunlardan daha önemlisi, yaşamın görünmeyen bağlarını güçlendirir.

Arıya yer açmak, yaşama yer açmaktır.

Yerel yönetimlerin, üniversitelerin, meslek kuruluşlarının, arıcıların ve bölge halkının birlikte çalışarak uygun alanlarda oluşturacağı bal ormanları, yalnızca arılar için bir beslenme alanı olmayacaktır. Bu alanlar, çevresindeki tarım arazilerinden doğal bitki örtüsüne kadar bütün ekosistemi destekleyen canlı yaşam merkezlerine dönüşecektir.

Belki de bugün yerel yönetimlerin belirleyeceği uygun bir alanda atılacak küçük bir adım, gelecekte ekosistemin en önemli dengelerinden birinin temel taşı olacaktır.

Çünkü arılar için oluşturulan her yaşam alanı; daha çok çiçek, daha çok tohum, daha çok ürün ve daha güçlü bir gelecek anlamına gelir.

Arılar için bal ormanı, bizler için ise yaşamın devamıdır.

Biyolog Birsel’in Seyir Defteri

Biyolog Birsel Gonca

Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER