✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu
Giriş Bölümü
“Kaderin Kırıldığı Yer”
Yazan: Rahime Aktaşlıoğlu
Her hikaye bir kırılma anıyla başlar.
Bazen gürültülü değildir; kimse fark etmez ama bir hayata yön verir.
Onun kırılma anı da böyle sessizdi.
Genç bir kız…
Üzerine titrenerek büyütülmüş,çalışkan, hayalleri büyük…Liseyi birincilikle bitirdiğinde herkes geleceğini konuşuyordu.
Ama o, kimsenin beklemediği bir karar aldı: Genç yaşta evlenmek.
Bu kararın ardından bazı bakışlar değişti,
bazı cümleler yarım kaldı,
bazı duygular içe gömüldü.
Kırgınlık vardı ama ifade edilmeyen cinsinden.
Tam o dönemde hayat, tuhaf bir zamanlamayla ona bir zarf uzattı.
Mühürlü bir sonuç…
İçinde, yıllardır kurduğu hayalin kabul belgesi.
Hem de dereceyle kazandığı bir bölüm.
Fakat bu, hikayenin beklenen rotası değildi.
O zarf açıldığında bir sevinç değil,
kararlı bir suskunluk yayıldı odaya.
Evlilik başladı.
Verilmiş sözler vardı;
gerçekleşmeyen, ertelenen, zamanla anlamını yitiren sözler…
Hayaller yavaşça geri çekildi.
Derken hayat ona başka bir sorumluluk daha verdi:
annelik.
Bu yeni kimlik kalbine sıcak, omuzlarına ağır geldi.
Genç kadın, bir yandan büyüyen bir bebeği,
bir yandan küçülen bir geleceği aynı anda taşıdı.
Ve sonra…
Yıllardır konuşmayan biri, ilk kez konuştu.
Babası.
Bir gün damadın karşısına çıkıp
sadece bir cümle söyledi.
Kısa, net, tartışmasız:
“Kızımın yolu açık kalacak.”
Bu cümle neyin başlangıcıydı,
neyin bitişi?
O an kimse bilmiyordu.
Genç kadın da bilmiyordu.
Sadece bir şey değişti:
Kaderin yönü.
Birkaç gün sonra kendini büyük bir şehrin kalabalığında buldu.
Yeni bir hayat kurulana kadar,
bir akrabanın evinde birkaç hafta geçirdiler.
O ev sıcak, geçici bir duraktı;
bir yolculuğun başladığını haber veren sessiz bir hazırlık gibi.
Ardından başka bir eve taşındılar.
Bu kez yalnız değildi;
ailesi etrafında halkalanmıştı.
Anne, baba, kardeşler…
Yükü bölüştüler, düzeni birlikte kurdular.
Her şey yerli yerine otururken
bir sabah telefon çaldı.
Söylenen birkaç kelime
bir annenin içini altüst etmeye yetti:
“Okulu bırak.
Bırakmazsan çocuğu alırım.”
O an hikayenin kırılma çizgisi görünür oldu.
Genç kadın birkaç gün sessiz kaldı.
Korktu mu?
Evet.
Vazgeçti mi?
Hayır.
Bir sabah babası onu okula götürürken
henüz kimse bilmezken
hikayenin asıl ateşleyici cümlesi duyuldu:
“Devam edeceksin.”
Tek cümle…
Ama bütün hikayeyi değiştiren bir cümle.
Genç kadın o an ilk kez
kendi iç sesini net duydu:
“Bu benim yolum.”
Ve yolculuk gerçek anlamda
tam burada başladı.
































YORUMLAR