Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Haydar ŞEYHOĞLU
Haydar ŞEYHOĞLU

Onur Satılık mı?

Onur Satılık mı?

Bir makama gelmek başarı mıdır yoksa asıl başarı o makamla halkına bir şey kazandırmak mıdır? Bir siyasetçinin başarısı aldığı unvanlarla mı ölçülür yoksa temsil ettiği halkın hayatında yarattığı değişimle mi?

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Saman’ın Kerkük Valiliği görevinden Devlet Bakanlığı görevine geçmesi bu soruları yeniden gündeme getiriyor. Elbette yeni göreve başlayan bir siyasetçiyi henüz yapmadığı işler üzerinden yargılamak doğru değildir. Ona görevini yapması ve kendisini göstermesi için zaman tanımak gerekir. Ancak Türkmenlerin beklentilerini dile getirmek için de yıllarca beklemek gerekmez. Asıl mesele bu makamın Türkmenlerin haklarını savunmak, sorunları çözmek ve Irak’taki siyasi konumlarını güçlendirmek için nasıl kullanılacağıdır.

 

Türkmenler yıllardır haklarını korumak, devlet yönetiminde daha güçlü bir yer edinmek ve seslerini duyurmak için mücadele ediyor. Bu nedenle önemli bir göreve gelen her Türkmen siyasetçisinden beklenti büyüktür. Çünkü bir makam sadece kişiye verilen bir unvan değildir, aynı zamanda temsil ettiği halka karşı bir sorumluluktur.

 

Burada başka bir soru da ortaya çıkıyor. Türkmenlerin arasında bu önemli görevleri üstlenebilecek başka isimler yok mu? Neden önemli makamlar hep aynı kişiler etrafında şekilleniyor? Yeni isimlere, gençlere ve farklı tecrübelere sahip insanlara fırsat vermek Türkmen siyasetini daha güçlü hale getirmez mi? Bir topluluğun siyasi gücü yalnızca kaç makam elde ettiğine değil, bu görevleri üstlenebilecek kaç yetişmiş insana sahip olduğuna da bağlıdır.

 

Elbette mesele sadece kişilerin değişmesi değildir. İsimler değişse bile siyaset aynı şekilde devam ediyorsa beklenen sonuçlar yine ortaya çıkmayabilir. Asıl ihtiyaç Türkmenlerin haklarını ve geleceğini merkeze alan açık bir siyasi hedef belirlemek ve bu hedef doğrultusunda tutarlı bir yol izlemektir. Siyasi anlaşmalar, ortaklıklar ve görev değişiklikleri ancak Türkmenlerin haklarına gerçek katkı sağladığında anlam kazanır.

 

Bu nedenle Muhammed Saman’ın yeni görevi şimdiden başarısızlık ya da başarı üzerinden değerlendirilmemelidir. Ancak bu görev Türkmenlerin beklentilerini karşılamak için önemli bir fırsat olarak görülmelidir. Türkmenler kendisinden yalnızca devlet içinde bir makamda bulunmasını değil, bu makamın imkânlarını kullanarak sorunlarının çözümü için çalışmasını beklemektedir. Çünkü makamın önemi sahibine ne kazandırdığıyla değil, temsil ettiği halka ne kazandırdığıyla ölçülür.

 

Siyaset yalnızca bir koltuğa oturmak değil, o koltuğun sorumluluğunu taşımaktır. Bu yüzden her Türkmen siyasetçisinin kendisine sorması gereken soru şudur: Bu makama nasıl geldim? Değil, bu makamla Türkmenler için ne yapacağım? Çünkü bir makamın gerçek değeri adıyla değil, Türkmenlere ne kazandırdığıyla ölçülür.

 

İşte makamın gerçek değeri burada ortaya çıkar. Türkmen davasının onuru da burada ölçülür.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER