Bağlantının Bedeli: Dikkatimizi Kime Veriyoruz?
Ankara’da geçtiğimiz günlerde yapılan siber devriyelerde 774 internet sitesi incelendi. Bu sitelerin 432’sinde yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve müstehcen içerik tespit edildi ve erişim engeli getirildi. Haber, dijital ortamda karşılaştığımız riskleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Fakat bu haberin düşündürdüğü mesele yalnızca dolandırıcılık ya da zararlı içeriklerden ibaret değil. İnternette geçirdiğimiz zamanın nasıl şekillendiği üzerine de düşünmek gerekiyor.
Çünkü artık günün önemli bir bölümünü yalnızca yaşadığımız fiziksel çevrede geçirmiyoruz. Telefonlarımızla birlikte başka bir dünyanın da içindeyiz. Haberler, videolar, reklamlar, yorumlar ve bildirimler gün boyunca önümüze geliyor. Üstelik çoğu zaman bunları özellikle aramıyoruz. Bir şey diğerini getiriyor ve fark etmeden uzun bir süre ekranın içinde kalabiliyoruz.
Burada ilginç olan şu: İnternette ne kadar zaman geçirdiğimizden çok, dikkatimizi neyin belirlediği meselesi.
Bir videoya bakarken karşımıza bir başkası çıkıyor. Bir haberi okurken altında başka bir başlık görüyoruz. Bir ürüne bakarken birkaç dakika sonra aynı ürünün reklamını başka bir yerde görmeye başlıyoruz. Dijital ortam, dikkatimizi bir yerden başka bir yere taşımak konusunda oldukça başarılı.
Bu durum yalnızca çocuklar için önemli değil. Yetişkinler de gün içinde defalarca telefon ekranına bakıyor. Bazen ortada gerçekten yapılması gereken bir iş olmadığı hâlde telefonu kontrol ediyoruz. Bekleyen bir mesaj var mı, yeni bir haber olmuş mu, kim ne paylaşmış… Küçük bir merakla başlayan şey, günün içine yayılan bir alışkanlığa dönüşebiliyor.
Bu yüzden dijital güvenlik konusunda yalnızca şifrelerimizi korumaktan ya da tanımadığımız kişilerden gelen mesajlara dikkat etmekten söz etmek yeterli değil. Kendi dikkatimizin nasıl dağıldığını da fark etmemiz gerekiyor.
Çocuklara internet kullanımı anlatılırken de mesele sadece “tanımadığın kişilerle konuşma” noktasında kalmamalı. Karşısına çıkan bir içeriğin neden gösterildiğini merak etmesi, gördüğü her bilginin doğru olmayabileceğini bilmesi ve bir içeriğin onu nasıl etkilediğini fark edebilmesi de önemli.
Aslında yetişkinlerin de öğreneceği şeyler bunlardan çok farklı değil.
Her gördüğümüz haberi okumak, her tartışmaya dâhil olmak, gelen her bildirime bakmak zorunda değiliz. İnterneti kullanmak başka, internetin bizi sürekli bir şeylere yönlendirmesine izin vermek başka.
Belki de bugün dijital hayatla ilgili kendimize sormamız gereken soru şu:
Telefonu elimizden bıraktığımızda gerçekten kendi gündemimize mi dönüyoruz, yoksa biraz sonra yeniden başka bir ekranın karşısına mı geçiyoruz?
Çünkü mesele yalnızca ekranda ne kadar kaldığımız değil. Gün içinde dikkatimizi nereye verdiğimiz ve bunun ne kadarını kendi tercihimizle yaptığımız da üzerinde düşünmeye değer.
































YORUMLAR