✍️ DİPTEN ZİRVEYE – Bir Kadının Yolculuğu
Bölüm 19: Yolun Başkalarına Dokunduğu Yer
Yazan: Rahime Aktaşlıoğlu
Bazı yollar sadece yürüyeni değiştirmez. Ardında iz bırakır. O izi takip edenler olur; farkında olmadan, sormadan, talep etmeden…
Onun yolu da bir süre sonra böyle bir yol oldu. Okulda, koridorda, sınıfta bazı bakışlar daha uzun sürmeye başladı. Birileri yanına yaklaşıp basit gibi görünen sorular sordu: “Sen nasıl yetişiyorsun?” “Bu kadar yükle nasıl devam ediyorsun?” “Vazgeçmeyi hiç düşündün mü?” Kadın bu sorulara hazır cevaplar vermedi. Ne motivasyon konuşmaları yaptı, ne de öğüt verdi.
Sadece gerçeği söyledi. “Zorlanıyorum.” “Korktuğum günler oldu.” “Bazen hala oluyor.” Bu cümleler, en çok ihtiyaç duyulan şeydi. Çünkü insanlar başarıdan çok dürüstlüğe tutunurdu.
Bir gün genç bir kadın sessizce yanına oturdu. Uzun süre konuşmadılar. Sonra fısıltı gibi bir sesle şunu söyledi: “Ben de bırakmayı düşünüyordum.” Kadın o an anladı: Hikayeler, paylaşıldığında yük olmaktan çıkar, köprüye dönüşür. Kendi yaşadıklarını anlatmadı uzun uzun. Sadece şunu söyledi: “Devam etmek bazen çok güçlü olmak değildir. Sadece durmamaktır.”
Bu cümle, o günden sonra birkaç kişinin hayatında yer etti. Kimse bunu yüksek sesle söylemedi. Ama etkisi kaldı. Evde de benzer bir şey oluyordu. Kız kardeşi, annesinin bakışı, babasının suskunluğu… Onlar da bu yolculuğun bir parçasıydı artık.
Kadının değişimi, evin havasını da değiştirmişti. Bir akşam, kız kardeşi ona bakıp hiç beklemediği bir şey söyledi: “Sen bana cesaret verdin.” Kadın bu cümleyi duyduğunda içinde büyük bir sorumluluk hissetmedi. Tam tersine, derin bir tevazu çöktü içine. Çünkü yol göstermek, bilerek yapılan bir şey değildir. Kendi yolunda dürüstçe yürüyorsan, birileri zaten sana bakar. Kadın artık şunu biliyordu: Hayat ona sadece bir çıkış yolu vermemişti. Aynı zamanda başkalarının karanlıkta kalmaması için küçük bir ışık da yakmıştı.
Ve bu ışık, onun en beklemediği yerden en anlamlı yerine dokunmuştu.
Devamı yarın…
































YORUMLAR