Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Birsel GONCA
Birsel GONCA

Mutfaktaki Kimya: Yağlar Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Mutfaktaki Kimya: Yağlar Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Mutfaklarımızın vazgeçilmezi olan yağlar, çoğu zaman “düşman” ilan edilse de aslında hücrelerimizin yapı taşı ve en konsantre enerji kaynağımızdır. Ancak her yağın mutfaktaki serüveni aynı değil. Genellikle doymuş yağların (tereyağı, iç yağı gibi) tamamen zararlı, doymamış yağların (zeytinyağı, tohum yağları) ise her koşulda sağlıklı olduğu düşünülür. Oysa asıl mesele bu yağların kimyasal bağ yapısıdır. Doymuş yağlar, karbon atomlarının hidrojenle tamamen doyurulmuş olması sayesinde yüksek ısıya karşı daha dirençliyken; doymamış yağlar, içerdikleri çift bağlar nedeniyle ısı karşısında daha çabuk okside olup yapısal bozulmaya uğrayabilirler.

Kullanım şekli, sağlıklı bir yağı bir anda toksik bir maddeye dönüştürebilir. En büyük hatalardan biri, sızma zeytinyağı gibi hassas doymamış yağları çok yüksek ısıda kızartmalar için kullanmaktır. Bu işlem, yağın içindeki faydalı antioksidanları yok etmekle kalmaz, serbest radikallerin oluşmasına neden olur. Kızartmalar için yüksek dumanlanma noktasına sahip yağları tercih etmek, zeytinyağını ise daha çok soğuklarda veya düşük ısılı yemeklerde kullanmak “Biyolog gözüyle” en dengeli yaklaşımdır. Unutmayın, bir yağ duman çıkarmaya başladığı an, kimyasal yapısı artık sağlığınızın değil, hastalıkların tarafına geçmiştir.

Peki, bu yağlar vücudumuza girdiğinde nasıl bir yolculuğa çıkar? Sindirim ağızda değil, asıl olarak ince bağırsakta safra asitlerinin yağ damlacıklarını parçalamasıyla başlar. Burada yapı taşlarına ayrılan yağlar, lenf sistemi aracılığıyla kana karışır. Doymuş yağlar daha çok enerji depolama ve yapısal destek için kullanılırken, doymamış yağlar (özellikle Omega-3 ve Omega-9) damar esnekliği ve beyin fonksiyonları için kritik rol oynar. Eğer doğru yağı doğru miktarda tüketirsek, bu yolculuk hücre zarımızı güçlendiren bir tamirat seferine dönüşür; ancak kalitesiz ve yanmış yağlar, damar yollarında biriken davetsiz misafirlere benzer.

Akdeniz Ege mutfağının vazgeçilmez zeytinyağı ilk tercihimiz olmalı

 

Biyolog Birsel’in Seyir Defteri

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER