Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Birsel GONCA
Birsel GONCA

Sindirim deyince ne anlıyoruz?

Biyolog Birsel’in Seyir Defteri
“Sindirim deyince ne anlıyoruz?”

Sindirim… Çoğumuz için sadece “yemek yemek ve doymak” gibi basit bir sürecin adı. Oysa sindirim, yaşamın devamlılığını sağlayan, görünmeyen ama kusursuz işleyen bir mucizedir. Gelin, bu mucizeyi anlamak için mütevazı bir yolculuğa çıkalım. Kahramanımız ise Anadolu’nun kadim armağanlarından biri: bir zeytin tanesi olsun.
Zeytinler toplandı ve zorlu bir sürecin ardından sofralarımıza kadar geldi. Ve biz bir zeytin tanesiniz ağzımıza alarak ilk dindirime ağız enzimleri yardımı ile başlamış olduk.
ağızda sindirim Dişlerimiz zeytini parçalayarak mekanik sindirimi başlatır. içerdikleri enzimler, sindirimin ilk kimyasal adımını atar.
Zeytin, dilin yönlendirmesiyle yutulur ve yemek borusundan aşağı doğru ilerler. Bu yolculuk öyle rastgele değildir; kasların ritmik hareketleriyle, adeta bir nehir akışı gibi mideye doğru taşınır.
Yani yutak ve soluk borumuzu çok iyi korumalı zararlı alışkanlıklardan uzak durmaya devam etmeliyiz.
İkinci durak: mide. Burası güçlü asitlerin ve enzimlerin bulunduğu bir laboratuvar gibidir. Zeytin burada parçalanır, çözülür, kimyasal olarak daha küçük bileşenlere ayrılır. Yağ bakımından zengin olan zeytin, sindirimin biraz daha özen isteyen misafirlerinden biridir. Mide, onu sabırla işler ve ince bağırsağa uğurlar.
Asıl büyük sahne ise ince bağırsakta kurulur. Karaciğerden gelen safra, pankreastan salgılanan enzimler… Hepsi bir araya gelir ve zeytinin içindeki değerli yağ asitlerini, vitaminleri ve diğer besin öğelerini ayrıştırır. İşte burada, zeytin artık sadece bir besin değil; hücrelerimizin kullanacağı enerjiye ve yapı taşlarına dönüşen bir kaynaktır.
İnce bağırsak duvarındaki villuslar mikroskobik emilim kahramanları bu besinleri tek tek yakalar ve kana kazandırır. Zeytin artık bizim bir parçamızdır. Belki bir hücre zarının yapısına katılacak, veya enerjiye dönüşecektir.
Geriye kalan posa ise kalın bağırsağa geçer. Burada su emilir, bağırsak florası devreye girer ve sindirimin son işlevide tamamlanır.
böylece, küçücük bir zeytinin yolculuğu
“vücudun mükemmel yaradılışına” en büyük kanıt niteliğinde.
Ve en önemlisi ;
Sindirim sadece yemeklerin parçalanması değildir; doğadan aldığımızı, kendimize dönüştürme sanatıdır. Her lokma, doğa ile kurduğumuz görünmez bir bağdır.
O nedenle besinlerimizi seçerken vücudumuzda bırakacağı izleri düşünerek öğün çeşitliliğimizi sağlıklı gıdalar ile belirlemeliyiz.
Biyolog Birsel’in Seyir Defteri

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER