Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Birsel GONCA
Birsel GONCA

Biyolog Birsel’in Seyir Defteri

Biyolog Birsel’in Seyir Defteri

Deniz tatilinde ayağımıza dolanan, kıyıya vurduğunda yüzümüzü buruşturan o yosunları düşünün…

Şimdi aynı yosunun, şık bir restoranda özenle hazırlanmış bir tabakta karşınıza geldiğini hayal edin.

Sizi nasıl etkiler?

İşte tam da bu algı değişimi, ekolojik farkındalığın başlangıç noktasıdır.

Denizde gördüğümüz yosunların büyük kısmı bilimsel olarak alg olarak adlandırılır. Tek hücreli mikroskobik formlardan metrelerce uzayabilen dev türlere kadar uzanan geniş bir çeşitliliğe sahiptirler. Yeşil, kahverengi ve kırmızı algler en yaygın gruplardır.

Bir biyolog gözüyle baktığımızda algler;

Fotosentez yapar, yani oksijen üretir.

Deniz ekosisteminin temel besin zincirini oluşturur.

Karbon döngüsünde aktif rol alırlar.

Yani denizde nefes alırken aslında o “kaçtığımız” canlıların katkısıyla soluruz.

Bugün dünyanın birçok mutfağında algler sofranın baş tacıdır. Özellikle Uzak Doğu mutfağında nori, wakame ve kombu gibi türler yüzyıllardır tüketilmektedir.

Besin değeri açısından bakıldığında ise:

Yüksek mineral içerir (iyot, magnezyum, demir) Güçlü bir lif kaynağıdır. Antioksidan bileşenler içerir. Düşük kalorilidir.

Ancak burada önemli bir biyolojik not düşmek isterim:

Algler yaşadıkları suyun kimyasal özelliklerini bünyelerine alabilirler. Yani temiz sularda yetişen yosun ile kirli sularda gelişen yosun aynı değildir. Ekolojik farkındalık tam da bu noktada başlar. Tabağımıza gelen ürünün kaynağını sorgulamak, aslında doğaya duyduğumuz saygının bir göstergesidir.

Denizde yosun artışı bazen kirliliğin, bazen sıcaklık değişimlerinin, bazen de azot-fosfor yükünün göstergesidir. Aşırı çoğalmaları “alg patlaması” olarak adlandırılır ve bu durum ekosistem dengesinin bozulduğuna işaret edebilir.

Algler;

Karbon tutar,

Deniz canlılarına barınak sağlar,

Gıda ve ilaç sektöründe kullanılır,

Biyoyakıt araştırmalarında önemli bir yer tutar.

Doğa estetik kaygıyla çalışmaz, dengeyle çalışır.

Belki de mesele, denizde gördüğümüz yosun kümelerine sadece “rahatsız edici bir görüntü” olarak bakmamakta… Onları bir ekosistem göstergesi olarak okuyabilmekte.

Bu yazıyı okuyan tüm kıymetli okurlarımın bir gün denizde karşılaştığı yosunlara farklı bir gözle bakabilmesi,

“Bu suyun hikâyesi nedir?”

diye sorabilmesi umuduyla…

Birsel Gonca

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER