Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Hülya Üstüner
Hülya Üstüner

BAZI SOHBETLER İZ BIRAKIR, BAZILARI YORAR

BAZI SOHBETLER İZ BIRAKIR, BAZILARI YORAR

Bazı sohbetler vardır, üzerinden günler geçse de aklınızda bir cümlesi asılı kalır. Kim bilir belki bir soru, belki bir kahkaha, belki de sadece karşınızdakinin o anki bakışı… Bazı sohbetler ise biter bitmez unutulur gider; ne bir iz bırakır ne bir tat. Sohbetimiz bittiğinde bazı konuşmalar aklımızda kalırken bazı konuşmalarımızın silinip gittiğini fark ederiz. Cevap galiba o sohbetten bize ne kaldığında saklı.

Yaptığımız sohbetler bazen hiç beklemediğimiz anda bir farkındalık oluşturur. Yıllardır kafanızı kurcalayan bir soruya, hiç tanımadığınız birinin ağzından gelen basit bir cümleyle cevap bulursunuz. Ya da kendi düşüncenizi ilk kez yüksek sesle söylerken, aslında ne kadar yanlış düşündüğünüzü fark edersiniz. Ve bir bakarız ki bu sohbetten geriye kalanın, sanki içinizde bir pencere daha açılmış gibi bir his kalır.

Bazen de bir sohbet size kendinizi gösterir. Karşınızdaki anlatırken sizde bir şeyler kıpırdar, “Aynı ben” dersiniz içten içe. Ya da tam tersi, sizi hiç tanımayan birinin söylediği bir söz, sizin yıllardır görmezden geldiğiniz bir yanınızı yüzünüze vurur. İnsan, başkalarıyla konuşurken kendisiyle de tanışır. Bu sohbetten bize kalan çoğu zaman kendimize dair yeni bir farkındalıktır.

Peki her sohbet bizde ve karşı tarafta aynı izi bırakır mı? Doğrusu tabii ki hayır. Bazı konuşmalar insanı yorar. Saatlerce aynı şeyi anlatan, sizi dinlemeyen biriyle geçen bir sohbet, sizdeki o güzel enerjiyi sessizce çekip alır. Kalktığınızda yorgun hissedersiniz, hatta bazen hafifçe tükenmiş. Oysa bunu yalnızca karşınızdakine yüklemek de doğru değil; empatiyle bakınca insanın bazen kendisinin de aynı şeyi yapabildiğini görürüz. Hepimizin derdini anlatmaya ihtiyaç duyduğu, karşısındakini dinlemeyi unuttuğu anlar olur. Yine de bu sohbetlerimiz boşa gitmiş sayılmaz; bizlere sınırlarımızı fark ettirir, “Bir dahaki sefere nasıl ve neler konuşmalıyım” dedirtir. Geriye baktığımızda sizi yoran bir sohbetin bile size bir şey kattığını, farkındalık oluşturduğunu, kendimizi ve karşımızdakini daha iyi tanımamıza yardım ettiğini fark etmiş oluruz.

Bir de şu var: Bazı sohbetlerden size hiçbir şey kalmaz gibi görünür ama aslında bir şey kalmıştır. Belki bir ses tonu, belki bir espri, belki de sadece “iyi ki konuşmuşum” duygusu. Bunları o an belki fark etmeyiz ama içimizde birikir. Bir gün bir bakmışsınız, o küçük sohbetlerden geriye koca bir dostluk kalmış. Ya da bir cümle, hayatınızın bir döneminde size yol göstermiş.

Sohbetten size kalanı belirleyen şey, çoğu zaman karşınızdaki değildir yalnızca; sizin o gün neye ihtiyacınız olduğudur. Aynı söz, bir gün sizi güldürürken başka bir gün ağlatabilir. Çünkü sohbet, iki kişinin o anki duyguları ve hissettikleri ile buluşmasıdır. O yüzden bir konuşmadan ne alacağınız, biraz da sizin ona ne kadar açık olduğunuza bağlıdır.

Ve en saf, en güzeli şu ki: Bir sohbetten size kalan, bazen sadece o anın kendisidir. Ne bir bilgi, ne bir ders, ne bir farkındalık. Sadece “oradaydım, konuştum, iyiydi” duygusu. Bunu da unutmamak gerek. Çünkü bazen bir insanın size bıraktığı en değerli şey, birlikte geçirdiğiniz o sıradan anın hatırasıdır.

Bundan sonraki bir sohbetten kalktığınızda kendinize sorun: Bana ne kaldı? Bir şey öğrendim mi, yoksa sadece iyi vakit mi geçirdim? Yorgunluk mu hissettim yoksa hafifledim mi? En son yaptığınız sohbeti düşünün. Cevaplar değişebilir; ama soru hep aynı kalır. Sohbetten size kalan; o sohbetin size ne kadar dokunduğu, ne hissettirdiği, aslında en dürüst göstergesidir.

H. Ü.

Değerlerle büyüyen bir gelecek için

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER