Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Hülya Üstüner
Hülya Üstüner

ÖĞRETMENLER GÜNÜNE ÖZEL

AİLEDEN HAYATA UZANAN EĞİTİM ZİNCİRİ : İnsan Olmanın ÖğretisiEğitim denince aklımıza ilk olarak okullar, sıralar, ders kitapları, öğretmenler gelir. Oysa eğitimin ilk ve en derin izleri, çok daha erken bir zamanda, çok daha sıcak bir yuvada atılır: Aile ocağında.Evet, eğitim, bir çocuğun gözlerini hayata ilk açtığı anda, o ilk bakışlarla, o ilk dokunuşlarla başlar. Eğitimin ilk öğretmenleri, diploması olmayan ama yeri doldurulamaz kahramanlardır: Anne ve babalar. Bir annenin bebeğine söylediği ninni, dil eğitiminin ilk adımıdır. Bir babanın çocuğunu güvenle kucaklayışı, duygusal güvenlik dersinin ilk konusudur. Paylaşmayı, “lütfen” demeyi, “teşekkür ederim”i, sabrı, sevgiyi ilk onlardan öğreniriz. Bu yuva, hayatın provasının yapıldığı, karakter tuğlalarının teker teker yerine konduğu en kıymetli okuldur.Peki, eğitim sadece aile ile mi sınırlıdır? Elbette hayır. Eğitim, çocuğun mahallesinde oynadığı sokakta, parkta arkadaşıyla paylaştığı oyuncakta devam eder. Komşu teyzenin ikram ettiği bir kurabiye, misafirperverliğin; ağaca zarar vermemenin tembihi, doğa sevgisinin; yaşlı bir insana yardım etmek, saygının pratiğe dökülmüş halidir. Toplumun her bir ferdi, farkında olmazken birer eğitim neferidir aslında. Davranışlarımız, sözlerimiz, tepkilerimizle çevremizdeki genç zihinlere örnek oluruz.Sonra okul gelir. Okul, ailede atılan temelin üzerine sistematik bilgiyi inşa eden, sosyalleşmeyi kurallı bir çerçeveye oturtan yerdir. Öğretmen, burada devreye girer. O, sadece müfredatı anlatan bir bilgi aktarıcısı değil, aynı zamanda bir rol model, bir rehber, bazen bir dosttur. İyi bir öğretmen, çocuğun içindeki cevheri gören ve onu işleyendir. Kalplere dokunarak, merakı tetikleyerek, özgüven aşılayarak eğitimin gerçek amacına hizmet eder.Ancak unutmamalıyız ki eğitim, okul kapısından çıktığımızda bitmez. Hayatın kendisi, sınırsız bir kampüs, her karşılaştığımız insan bir öğretmendir aslında. Bir esnaftan alınan terazi, dürüstlüğü; bir iş yerindeki mesai arkadaşı, takım çalışmasını; yaşanılan bir haksızlık, mücadele etmeyi öğretir. Hayat, başarıları ve başarısızlıklarıyla, acıları ve sevinçleriyle sürekli öğreten en acımasız ve en değerli okuldur.Özetle, eğitim; ailede sevgiyle başlayan, toplumda davranışlarla şekillenen, okulda sistemle buluşan ve hayat boyu devam eden bir yolculuktur. Bu yolculukta hepimiz hem öğrenci hem de öğretmeniz. Bir çocuğa gülümseyen her yüz, ona iyiliği öğretir. Yere çöp atan her el, sorumsuzluğu ders verir.O halde şu soruyu sormalıyız kendimize: Biz, çocuklarımızın ve toplumumuzun eğitimi için nasıl bir “ders materyaliyiz”? Unutmayalım, eğitim önce evimizin içinde, sözlerimizde ve davranışlarımızda başlar. Gerisi, zaten hayatın doğal akışı içinde, bu temelin üzerine inşa edilir. Kalbinizdeki sevgi okulu hiç kapanmasın.

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER